
Bok sineklerini bilir misiniz?
Bütün yaşamlarını bok üstünde geçirirler.
Diğer sineklerden ayrılan yönleri, ne kadar kovarsanız kovun gitmezler. Yeniden gelip o bokun üstüne yapışıverirler.
Hayatları bokla beslenmek zorunda olduğundan, hemen herkes nefret eder onlardan.
Tabii kendi gibi bok sinekleri hariç. Kendilerine katlananlar ancak ve ancak kendi gibi bok sinekleridir.
Bok sinekleri yeşil renklerinden ötürü hemen fark edilirler.
Parazitle beslenen bu bok sineklerinin ömrü ne yazık ki kısadır.
Kısa ömürleri boyunca tek yaptıkları ise bok yiyerek beslenmektir.
Birinize sorsam, "Dünyaya yeniden gelsen ve bir hayvan olsan hangisini seçerdin?" diye kimse "Ben bok sineği olmak istiyorum" diye yanıt vermez.
Bok sineklerinin çoğaldığı durumlarda, hemen anlarız ki, ortalıkta bok vardır.
Bok yerken semiriyorlar, ürüyorlar, tüm yaşamlarını böyle geçiriyorlar.
Her bok sineği yiyebildiği kadar bok yemeye devam etsin.
Ama bilin ki, bokun içinde geçen bir hayat, hiçbir insana yakışmazdı. Bu yüzden bok sineği olmayın sakın.
Yani size, "Dünyaya yeniden gelsen ve bir hayvan olsan hangisini seçerdin?" diye sorduğumda, "Ben bok sineği olmak istiyorum" demeyin.
Çünkü bok sineklerinden nefret etmeyen insan yoktur.
Onurunuz, gururunuz, şerefiniz, haysiyetiniz, namusunuz varsa, üç kuruş paraya satılmamışsanız, hayata karşı dik durmuşsanız, çocuklarınıza şerefsiz bir soyadı bırakmadıysanız, insan olmak en güzel şeydir.
Bazıları seçemez ailesini, orospu çocuğu ya da pezevenk evladı olabilirler. Ama onurlu bir yaşam sürdürürler.
Ama bazıları orospu ya da pezevenk çocuğu olmak için büyük uğraş verir. Şerefsizlik, haysiyetsizlik, onursuzluk, gurursuzluk, yakalarındaki rozet, alınlarındaki damgadır.
Para için analarını bile satarlar, zaten o yüzden pezevenk evladı ya da orospu çocuğu olarak anılırlar.
Bu aşağıdaki fotoğraflar mı ne? Konuyla ilgisi olduğunu mu düşündünüz yoksa?
Ne ilgisi var canım, ben sadece belgesel tadında bir şeyler karaladım, hepsi o kadar...
