o bombalar götünüzde patlasın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
o bombalar götünüzde patlasın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2011

Yetmez, yetmez, yetmez, biraz daha gaz bombası


Polisin son yıllardaki oyuncağı (!) gaz bombaları Şırnak'ta bir can aldı. 54 yaşındaki Hatice İdin, 12 Haziran akşamından bu yana hastanede ölüm kalım mücadelesi veriyordu ve ne yazık ki, bu mücadeleyi kaybetti.

"İsminin ne olduğu bilinmeyen ve üzerinde durulmayan" bir kişi olarak hiç hatırlanmayacak Hatice İdin. Yakınları, akrabaları ismini bilecek, her yıl 30 Haziran'da gözyaşları, dudaklara kadar süzülecek ve hayat devam edecek.

Bir anne, bir eş, iğrenç bir saldırıyla hayatını kaybediyor, hayat Ali Taran ve Ayşe Özyılmazel, ilk ne zaman vuruşmuş, nerede görülmüşler, ne söylemişler diye devam ediyor. Kimsenin umrunda bile olmayacak Hatice İdin'in ölümü.

Polis artık toplumsal olayların tamamında bu iğrenç ve ölümcül silahı kullanıyor. 1 Mayıs 2008'de Taksim'deki kullanım çok uygun bulunmuş olacak ki, o dönemden bu yana, sürekli olarak ve miktarı artırılacak insanlaar böcek muamelesi yapılır gibi üstlerine fırlatılıyor.

2011 yılı için Başbakanlık örtülü ödeneğinden 2.3 milyon TL aktarılarak, bir yıllık kullanım için 170 bin gaz bombası, gaz solüsyonu, yangın söndürme aparatı ve savunma tüfek mühammatı alındı. Mayıs ayına girildiğinde eldeki stoklar tükendi. Ne kadar çok kullanıldığını varın siz düşünün.

Ülkede gaz bombalı saldırılardan hayatlarını yitirenlerin sayısı artmaya başladı.

Nazi Almanyası'nda kitlesel katliamlar için gaz odaları kurulmuştu, günümüz Türkiyesi'nde her sokak, her cadde, her alan 'havadar gaz odalarına' çevrildi. Toplumsal olayları kontrol etmeyi beceremeyen polis, elindeki 1 yıllık stoğu 5 ay içinde bitirebilecek kadar yetenekli ve dirayetli (!)

İnsanlar sokak ortasında öldürülüyor. Polise; sokaklar yetmiyor, hastanelere kadar ilerliyor.

Gaz bombalarının etkileri; göz yaşarması, hapşırık, öksürük, zorlu soluma, gözlerde ağrı, geçici körlük, göz kapaklarında, boğazda ve midede tahriş, bulantı, kusma, ishal ve deride tahriş, tansiyon yüksekliği gibi çok değişik semptomlar. Bununla birlikte astım ataklarına neden oluyor, Yüksek miktarlarda, solunum fonksiyonunda bozukluk, kalp yetmezliği, karaciğer hasarı ve ölüme neden oluyor.

Kendi halkına karşı, savaşlarda bile kullanılması sakıncalı olan, sokakları, meydanları açık hava gaz odalarına çevirenler, elbet hesap verecektir.

Bu ölümlerin hepsi, Akp iktidarının göğsüne iliştirilmiş insanlık ayıbı olarak duracaktır.

Polis mi? Bisiklet parçalayan, yerlerde insanları tekmeleyen, insan görünümlü canlılar için yapabilecek bir tanım henüz bulamıyorum. Fakat bu terörün ve işkencenin bir an önce bitmesi gerekir...

GAZ BOMBASINDAN YAŞANAN ÖLÜMLER

2007, 1 Mayıs gösterileri sırasında 75 yaşındaki İbrahim Sevindik, polisin attığı gaz bombasından etkilenerek fenalık geçirmiş ve hastaneye kaldırıldı. Nefes darlığı problemi yaşayan Sevindik, hastanede tüm müdahalelere karşın kurtarılamamıştı. Daha sonra Sevindik'in ölüm nedeni kalp krizi olarak açıklandı.

Ekim 2009'da İstanbul Taksim'deki IMF protestoları sırasında İshak Kalvo, gazdan etkilenerek hayatını kaybetti.

27 Nisan 2010'da Bismil'de lise öğrencisi Halil İbrahim Oruç'un katillerinin bulunması talebiyle yapılan yürüyüşe polis gaz bombasıyla müdahale etti. Atılan gaz bombalarından etkilenen 60 yaşındaki Kazım Şeker isimli yurttaş kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

Artvin'de emekli öğretmen Metin Lokumcu, gazdan etkilenip kalp krizi geçirerek hayatın kaybetti.

Ve son olarak da Hatice İdin.