24 Eylül 2009
23 Eylül 2009
İmzanın mürekkebi kurumadan ayrılanlar

Sezon başında ismi Ankaragücü ile de anılan Sol Campbell, Notts County ile çıktığı ilk 90 dakikanın ardından kulüpten ayrılma kararı aldı.
Futbol dünyasında çokça gördüğümüz örneklerden birini oluşturdu Sol Campbell. Bizim ülkemizde de, böylesi transferler yaşandı. Hatırlamak isterim diyene hazırlanmıştır.
KISA SÜREN KARİYERLER
John Obi Mikel: 2005 yılında Norveç ekibi Lyn'den Manchester United'a transfer olan Nijeryalı Mikel, yaklaşık bir ay sonra Chelsea'ye katılmak istediğini açıkladı. Mikel'in haklarını elinde bulunduran Lyn Başkanı Morgan Andersen'in MANU ile ketempere sonucu imza attığının ortaya çıkması sonucunda, Mikel Chelsea'ye katıldı.
Christian Vieri: Futbol dünyasının en büyük gezginlerinden Vieri (yanılmıyorsam 14 kulüpte oynadı) ile Sampdoria beraberliği tam 35 gün sürdü. Vieri ve Sampdoria 35 günün sonunda ayrılma kararı aldı.
Robert Jarni: 1998 yılında Real Betis'den Coventry City'ye 2.6 milyon sterline transfer olan Hırvat Jarni, tek bir maç bile oynamadan, bir ay sonra 3.4 milyon sterline Real Madrid'e transfer oldu. Coventry bir ay içinde 800 bin sterlin kazanmış oldu böylece.
Hameur Bouazza: Ağustos ayında Türkiye'de gerçekleşen bir transferin bu listeye kesin girmesi gerekiyordu. Bouazza, sadece bir maç sonrasında Sivas'tan ayrılma kararı aldı ve Blackpool ile sözleşme imzaladı.
Robert Enke: 2002 yılında Barcelona'dan Fenerbahçe'ye transfer olan Alman kaleci Enke, daha ligin başında İstanbulspor'dan yediği 3 gol sonrası Türkiye'deki kariyeri sona erdi. Önce Tenerife'ye kiralandı daha sonra da yıllardır formasını giydiği Hannover'e.
Mike Marsh-Barry Venison: Graeme Souness'ın göreve geldiği 1995 senesinde Coventry City'den Galatasaray'a gelen Marsh, 3 resmi müsabakada oynadıktan sonra ülkesinin yolunu tutarken, Venison ise 8 resmi maçtın ardından sarı-kırmızılı takımdan ayrıldı.
Robert McDonald: Walsh ve Wilson'la birlikte Gordon Milne tarafından İngiltere'den transfer edilen McDonald, iki resmi maçta forma giydikten sonra gönderildi.
Not: Hatırladıklarınızı eklerseniz, sevinirim.
Etiketler:
Barry Venison,
Hameur Bouazza,
John Obi Mikel,
robert enke,
Robert Jarni
Şşşt o nasıl gol sevinci # 4

Bu serinin biteceğini, hatta çok da fazla malzeme bulamayacağımı düşünmüştüm ama maaşallah Almanya, konu hakkında maden özelliği taşıyor.
DFB Pokal (Almanya Kupası) maçında bu kez, deklanşöre Halil Altıntop yakalanmış. Schalke'nin, Bochum'u deppasmanda 3-0 yendiği maçta Halil, Farfan'a adeta 'yumulmuş', fotoğraf da ispatıdır.
Yok, kötü niyetli değilim cidden...
Etiketler:
bochum,
farfan,
halil altıntop,
schalke 04
En iyi 25 futbol sitesi

Bilenler zaten biliyordur, bilmeyenler için kısa kesip, linkleriyle birlikte veriyorum. Telegraph böyle bir liste yapmış, bana da sizinle paylaşmak kaldı. Bazılarını doğru bulmayabilme ihtimaliniz yüksektir, şimdiden uyarayım.
1. Dirty Tackle
2. The Offside
3. Midfield Dynamo
4. The Spoiler
5. 3nil
6. ExtraFootie
7. Vital Football
8. Statto
9. Soccerbase
10. The Rec.Sport.Soccer Statistics Foundation
11. Soccerlens
12. Inside Left
13. Off The Post
14. 101 Great Goals
15. footytube
16. 1000 Goals
17. Football 365
18. Soccernet
19. BBC Football
20. Goal
21. Football Italia
22. The Global Game
23. Soccer Spain
24. Footiemap
25. Football Ground Guide
Etiketler:
footytube,
internet,
soccerbase,
soccernet,
statto
22 Eylül 2009
Bloğa erişemiyor musun? Vah yazık sana!
Şu Blogger'a girememe hadisesiyle Last Fm ve MySpace'in de kapatılması biraraya gelince, blog camiasından sesler yükselmeye başladı. "Vay efendim özgürlüklerimiz nasıl elimizden alınır?" şeklinde feveran ediliyor.Hep diyorum, yine söyleyeceğim komik ülkeyiz vesselam. Özgürlük sınırımız, bizim ya da bizim gibi olanlar için var sadece. Bireysel özgürlükler kısıtlanınca ses yükseltiriz, yanı başımızda olanlar içinse kılımızı bile kıpırdatmayız. Şimdi bütün Blogger'ların derdi erişim sorunu, bir diğerinin YouTube, ötekinin MySpace, berikinin Last Fm.
Apolotize olmuş gençliğin dertleri bunlardan ibaret. İnternete erişememek ya da her gün sık sık uğradığı yere girememek. Senin yaşadığın coğrafyanın dört yanında özgürlükler kısıtlanmış, hiçe sayılmış senin derdin "Blogger'a yasak mı kondu? Konduysa kınıyorum."
Taş atan 10 yaşındaki çocuğa sıkılan kurşunun cezasız kalmasına seyirci kal, ülkenin topraklarının satılmasına ses çıkarma, yağmur misali gelen zamlara tepki verme, faili meçhul cinayetlerde sessiz ve tepkisiz kal ama Blogger kapatılsın "Özgürlüklerimiz kısıtlanıyor" diye zırla.
Koyunluğumuzu "Her koyun kendi bacağından asılır" atasözü ile belgelemiş bir halk olarak, hepsini hak ettiğimiz gerektiğini düşünüyorum, hatta az bile yapıyorlar. Nasılsa hesap soran yok, sorgulayan yok. Sorgulayanlarsa sadece kişisel özgürlüklerine dokunulduğunda sesini yükseltiyor.
Daha bunlar iyi günlerimiz hiç endişe etmeyin. Daha baskı dolu günler bizleri bekliyor. Şekerin içindeki aspirin söyleminden hiç kimse vazgeçmedi. Daha ustaca ve daha dahiyane şekillerde gerçekleştiriliyor.
"Tepki, tepkidir" diyecek olanlara şimdiden başarılar diliyorum. Hesap sorulması, ses yükseltilmesi gereken tonla sorun varken, sizin bütün sorununuz birtakım internet sitelerine girememekse, zaten kendi bacağınızı çoktan çengele astırmış, kıçınızda karanfille kasap camekânına asılmışsınız demektir.
Teknik bir dille yazıp işi iyice bulandırmak istemiyorum ancak birtakım gerçeklerden de söz etmek gerekir. 1960'ların özgürlükçü ortamını kırarak, Neoliberalizm denen saçmalıkla birlikte, toplumsal özgürlükleri bireysel özgürlüklere indirgeyen bakış açısı, bugün neredeyse bütün dünyada kabul görmüştür.
Liberal ideolojiler; bireysel özgürlüğü artırmanın tek yolunun serbest piyasanın bütün kurallarıyla işletilmesi ve devletin küçültülmesiyle mümkün olacağı ileri sürüp, özgürlük kavramını bireylerin iktisadi ve güçlerini geliştirerek kullanabileceğini savundular.
Bizim gibi geçmişi olan ülkeler zaten bu görüşleri benemsemeyenleri darbelerle suspus olmuş yığınlar haline getirdiler. Daha açık yazılacak olursa, devletin resmi ideolojilerini kabul etmeyenler; işkencelerden geçirildi, asıldı, yıllarca cezaevlerinde çürütüldü ya da ülkeyi terk etmeleri sağlandı.
Şimdi birileri diyor ki; "Bloğuma erişemiyorum."
Eh o zaman ben de sizin gibi davranayım madem. O zaman anlatmak istediğimi daha iyi anlarsınız. "Bana ne, ben gayet rahat ulaşabiliyorum."
TSL 6. hafta panaroması

6. HAFTANIN SONUÇLARI
Ankaraspor - Denizlispor: Ertelendi
Trabzonspor 3 - 1 Antalyaspor
Ankaragücü 1 - 2 Gençlerbirliği
Beşiktaş 0 - 1 Kayserispor
Sivasspor 1 - 3 Bursaspor
Eskişehirspor 3 - 2 Gaziantepspor
Diyarbakırspor 0 - 0 Manisaspor
Fenerbahçe 1 - 0 İstanbul B.B.
Kasımpaşa 1 - 3 Galatasaray
GOL KRALLIĞI
Nonda-Galatasaray: 5
Baros-Galatasaray: 4
Kahe-Gençlerbirliği: 4
Güiza-Fenerbahçe: 3
Egemen-Trabzonspor: 3
Kewell-Galatasaray: 3
Isaac-Manisaspor: 3
HAFTANIN GOLÜ
Volkan Şen-Bursaspor
HAFTANIN OLAYI
Kasımpaşa-Galatasaray maçı hakemi İlker Meral'in yönetimi.
Galatasaray ve Fenerbahçe'nin yoluna kayıpsız devam etmesi.
HAFTANIN FUTBOLCUSU
Shabani Nonda-Galatasaray
| O | G | B | M | A | Y | P | Av | ||
| 1 | 6 | 6 | 0 | 0 | 19 | 5 | 18 | 14 | |
| 2 | 6 | 6 | 0 | 0 | 12 | 2 | 18 | 10 | |
| 3 | 6 | 3 | 3 | 0 | 10 | 7 | 12 | 3 | |
| 4 | 6 | 3 | 1 | 2 | 13 | 7 | 10 | 6 | |
| 5 | 6 | 2 | 4 | 0 | 9 | 4 | 10 | 5 | |
| 6 | 6 | 3 | 1 | 2 | 9 | 7 | 10 | 2 | |
| 7 | 6 | 2 | 3 | 1 | 6 | 4 | 9 | 2 | |
| 8 | 6 | 2 | 3 | 1 | 7 | 6 | 9 | 1 | |
| 9 | 5 | 2 | 2 | 1 | 6 | 5 | 8 | 1 | |
| 10 | 6 | 1 | 3 | 2 | 7 | 8 | 6 | -1 | |
| 11 | 6 | 1 | 3 | 2 | 3 | 5 | 6 | -2 | |
| 12 | 6 | 2 | 0 | 4 | 5 | 8 | 6 | -3 | |
| 13 | 6 | 1 | 3 | 2 | 7 | 11 | 6 | -4 | |
| 14 | 4 | 1 | 2 | 1 | 3 | 4 | 5 | -1 | |
| 15 | 6 | 0 | 3 | 3 | 6 | 9 | 3 | -3 | |
| 16 | 5 | 0 | 2 | 3 | 2 | 10 | 2 | -8 | |
| 17 | 6 | 0 | 1 | 5 | 4 | 14 | 1 | -10 | |
| 18 | 6 | 0 | 0 | 6 | 3 | 15 | 0 | -12 | |
Etiketler:
ilker meral,
shabani nonda,
turkcell süper lig
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




