türk telekom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk telekom etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2010

TIR dorsesi altında kalması gereken yaratıklar


Telekom, Beşiktaş maçında linç olayı yaşandı. Spor sayfalarına bakınmayı sevmem o yüzden nasıl görüldü bu haber hiçbir fikrim yok. Baktığım iki gazetede geçiştirilmiş biçimde verilmişti.

Şimdi, suratları daire içine alınmış bu yaratıklar konusunda Ankara Emniyeti'nin bir şey yapmaya niyeti var mıdır merak içindeyim. Kim oldukları belli, ne yaptıkları belli... O zaman niye bir işlem yapılmıyor?

Devletin gücü-kuvveti (!) taş atan, baklava çalan çocuğa mı yetiyor? Sokaktaki vatandaşın, kendi adaletini kendisinin işletmesi işte tam da bu yüzden kaynaklanıyor. Çünkü biliyor ki, yapanın yanında kâr kalacak. Yapan yaptığıyla sağda solda havasını basacak. Olansa linç olan adama olacak.

Tiplere bak zaten ne bok oldukları belli oluyor. Yarının Polat'ları, Memati'leri işte bunlar. Allah belanızı versin sizin. Bir TIR dorsesi altında hayvan leşi gibi gebermeniz dileğiyle.



14 Ocak 2010

5 para etmez futbola verilen paraya bak


Üstünde bolca yazılıp çizilecek. Konuyla ilgili herkesin eteğinde bolca taş vardır ortaya dökeceği.

Yekten söyleyeyim. Türkiye'deki 5 para etmez bu futbol için şu an için verilen 320 milyon dolar, büyük haksızlıktır. Bu futbolun, kavganın ederi 320 (İhaleyi 321 milyon dolarla Digitürk kazandı) milyon dolar etmez.

İhale bitince daha ayrıntılı yazacaklarım var. Demiştim ve yazıyorum.

1- Türkiye'de oynanan futbolun karşılığı bu değildir. Kavga-gürültü içinde geçen, futbol kalitesi açısından berbat örnekler taşıyan, sadece sinir ve gerilim harbi yaratılarak yürütülmeye çalışılan bu futbol ortamına değil 321, 21 milyon dolar bile fazladır.

2- Digitürk verdiği parayla bugüne zamanki yatırımını kurtardı. Ne yazık ki, Digitürk ne yaptığı programlarla ne de yayınlarla bu ihaleyi kazanmak için yeterli değildir. Erman ve Şansal gibi iki spor insanının (!) kahvedeki adam geyiği çevirmesi, zaten başlı başına yayıncılık rezaletidir. 4 yıl boyunca daha ileri boyutta izleyeceğiz bunu.

3- 1994'te 7.2 milyon dolar, bir sonraki ihalede (tarihini hatırlamadım) ise 160 milyon doları gören yayın hakları ihalesinin bugün 321 milyon dolara ulaşması Federasyon ve kulüplerin ittirmesi ile oluşmuştur. Ve tabii ki Türk Telekom'un rekabetinden ötürü.

4- Bu işten sadece ve sadece kulüpler kârlı çıkacaktır. İhaleyi alan Digitürk sadece ve sadece yatırımlarını korumuştur. Kâr elde etme olanağı neredeyse yok gibi. Digitürk sahiplerini zor günler bekliyor.

5- 4 yıl boyunca Türk futbolunda, gerilim ve sinir harbinin katsayısı artacaktır. 321 milyon doları boşu boşuna vermedi kimse.

6- Bu paradan nemalanacak kulüp yöneticileri, paylarına düşeni yine saçma sapan transferlere yatıracaklardır. O yüzden kimsenin ekstra beklentisi olmasın.

Sözün bitmesi gereken yerde tekrar belirteyim. Türk futbolunun ederi 321 milyon dolar değil. 70 milyonluk ülkede biz futbolcu yetiştiremeyip, Almanya'da, Hollanda'da Belçika'da, İngiltere'de yetişen Türk asıllı futbolculara bakıp hayıflanıyorsak, değil 321 İngiltere'deki gibi 1 milyar 380 milyon Sterlin alsak bizden adam olmaz.

Şu meşhur lafla bağlayayım. "Üç koyunu güdemeyecek adamlar Türk futbolunu yönettikleri müddetçe biz olduğumuz yerde kalmaya devam ederiz."

29 Aralık 2009

Nedir Murat Özyer'in Galatasaray'dan çektiği?

Pazar günü Galatasaray'a 87-71 yenilen, ligde ve Avrupa'da son 10 yılın en başarısız sezonunu geçiren Türk Telekom Yönetim Kurulu'nun bugün gerçekleştirdiği toplantıda, Murat Özyer ile yollar ayrıldı. Görevi yardımcı antrenör Merih Çakıroğlu getirildi.

Murat Özyer, daha önce de Galatasaray'dan gönderilmişti. Valla ben çok severim kendisini, ısrarlı bir biçimde işine son verilmesinin müsebbibi Galatasaray oluyor. Tabii ki, kötü anlamda değil. Fakat yine de, insan üzülmeden edemiyor.

Gerçi, Galatasaraylıların büyük bir kısmı kendisini sevmez, neden bilmiyorum. Umuyorum, yolu açık olur...