colin kazım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
colin kazım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2011

Yeni transfer politikamız doğrultusunda futbolcu önerileri (!)


Bugün önerilerden başladık, önerilerden devam edelim diye düşündüm.

Adnan Polat ve ekürisi A.Sezgin transfer konusunda hummalı bir çalışma yürütüyorlarmış.

Şahsiyet fakiri futbolcuları takıma doldurmaya niyetli Galatasaray yönetimine transfer önerilerim şunlardır.

ÖMER ÇATKIÇ

Galatasaray'ın kaleci konusundaki sıkıntısını (Sergen beni andı) bilmeyen yok. Yeni transfer prensipleri doğrultusunda kaleye Ömer Çatkıç'ın geçirilmesini talep ediyorum.

YALÇIN AYHAN
Neill Asya Kupası nedeniyle takımdan bir süre uzak kalacak. Ali Turan zaten hiç tutmadı ve Antalyaspor'a gönderildi. Demek ki, stoper konusunda Galatasaray'ın açığı var.
Adnan kardeşlerin yeni transfer politikasına uygun bir isimdir kendisi. Zaten daha önce de Galatasaray forması giymiştir. Yani renklere aşina, o yüzden de kendisi defansa ilaç olur.

BILICA

Stoper mevkisini Yalçın'la taçlandıran yönetimden Fenerbahçe'nin de yabancı oyuncu sorununu çözebilecek bir hamle olarak, meşhur sondajcı Bilica'yı alarak, çift stoper oynatmasını can-ı gönülden istiyorum.

HÜRRİYET GÜÇER

Ankaragücü ile yollarını ayıran Hürriyet, tam da Galatasaray'ın aradığı oyuncu. Orta alanda Mustafa Sarp'ı aratmayacak yetenekte bir isimdir kendisi. Üstelik tatlı sert (!) oyunu ile gönüllerde taht bile kurabilir.

EMRE BELÖZOĞLU

Eski minik Aslan'a bir an önce sarı-kırmızı parçalı forma giydirilmeli. Florya'nın suyundan içmiş, ekmeğini yemiş bir oyuncu olarak ve yeni transfer politikası doğrultusunda olmazsa olmaz bir isimdir. Tek sorun bonservisidir. Onu da Arda-Cana+3 milyon Euro karşılığında halleder zekâ küpü Adnanlar.

MERT NOBRE

Golcü aradığımız aşikâr. Üstelik Nobre Türk vatandaşı, yani bizden biri. O yüzden ne duruyoruz, derhal Nobre ile anlaşma şartları aramalıyız. Üstelik kaptanlık yapmış, lider ruhlu biri. Tam aradığımız futbolcu.

TÜMER METİN

Avrupa'daki futbol temsilcilerimizden Tümer Metin, orta alana ilaç olur kanaatindeyim. Orta alanda Misimovic gibi disiplinsiz adamların derhal yollanarak yerine Tümer gibi bir yetenek getirilmesi gerek.

COLİN KAZIM

Colin Kazım da, gerek Türk olması nedeniyle gerekse de forvetteki yetersizlik nedeniyle mutlaka alınmalı. Zaten görüşmelerin sürdüğü gelen bilgiler arasında. Eli kulağında yani.

OTTO BARIC

Böyle bir kadroyu Otto Baric kalibresinde bir teknik direktör yönetmeli. Özellikle İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş maçında, kendisine atılacak olası pet şişelere karşılık üstüne zırh giydirilmeli ve o zırha rağmen üç takla, beş parendeyle orta alanın içine kadar yuvarlanmalı.

Evet, böylesi bir kadro ile Türkiye'de coşar, Avrupa'da koşarız. Taraftar zaten üç aşağı-beş yukarı bu kadroya yakışır kalitede orada bir eksiğimiz yok.

21 Temmuz 2010

Colin Kazım her yerde protesto edilmeli


Bahçesindeki pitbull'ların önüne, süt kuzularını atarak, onların kuzuları parçalamasını izliyormuş, bira içerek.

Çocukluğunda ciddi bir travma geçirmiş olmalı, bu sapık. Türkiye'de barındırılmaması gerektiğini düşünüyorum, böylesi bir manyağın.

Ağzıma geleni söylüyorum ama bir dönem küfür etmemeyi planlıyorum, üstümdeki sakinliği korumam için.

Acilen İngiltere'ye yani ülkesine gönderilmeli. Böyle bir manyağın toplumdan acilen uzaklaştırılması gerekiyor. Herkesin bu pisliğe karşı bir tepki geliştirmesi lazım.

Cidden küfür etmeyeceğim... Bak o kadar büyük söylüyorum, Meriç yazı yazsa bile etmeyeceğim. Dur bakalım nereye kadar kasacağım..

15 Aralık 2009

Hep bilinmeyenli denklem


"Kazım, hiçbir biçimde Kasımpaşa maçından sonra bir gece kulübü ya da bara eğlenmeye gitmemiştir"

"Futbolcumuz Kazım Kazım’la ilgili 29.11.2009 tarihinde resmi internet sitemizden yapmış olduğumuz açıklama oyuncumuzun kendi beyanı üzerine kaleme alınmıştır. Ancak daha sonrasında yapılan araştırmalarda futbolcumuzun cumartesi akşamı bulunduğu mekan ve orada bulunma saatiyle ilgili gerçekleri tam olarak beyan etmediği ortaya çıkmıştır. Bu futbolcumuz ile ilgili gerekli disiplin cezasının uygulanacağını kamuoyuna bildiririz."

Ali Koç: Kazım, Kasımpaşa maçından sonra 'ailesi ile birlikte yediği yemek' dışında hiçbir biçimde disiplinsiz davranmamıştır.

Daum'in Bild'e açıklaması: Bir profesyonelin böyle davranacağını rüyamda görsem inanmazdım. Evet, bazı futbolcuların seks alemleri yaptığına dair bulgulara ulaştık.


Aynı gün Daum'un Türk basınına açıklaması: Ben Bild gazetesine hiçbir biçimde bu anlama gelecek bir açıklama yapmadım.

Kendi kendini gün içinde, gün aşırı yalanlayan, yaptığı açıklamalar sürekli değişiklikler arzeden başka bir kulüp var mı acaba?

Hayır, cidden merak ediyorum, Fenerbahçe taraftarı hakikaten bu açıklamalara inanıyor mu? Açıkladıklarını yalanlayan, yalanladıklarını daha sonra tersten yalanlayan bir kulüple karşı karşıyayız. Yahu cidden, Türkiye'de doğru düzgün spor kulübü yok mudur?

Ben acilen bu yöneticilerin içtiği ya da kullandığı şeyden istiyorum. Hepsinin kafası kıyak çünkü, öyle Leyla gibi dolanıyorlar. Muhtemelen bunlar kendi söyledikleri yalanlara da inanıyorlardır.

Hatta ve hatta kendi söylediklerini yalanlayıp, daha sonra o yalanladıkları yalanın da doğru olduğunu savunuyorlar. Komiksiniz vesselam.......

14 Aralık 2009

Mızrak çuvala sığdırılmaya çalışılıyor

Avrupa'daki bahis ve şike skandalının en yoğun olarak görüldüğü ülkenin Türkiye olduğu söylendi. Büyük bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma gereği Turkcell Süper Lig'den 29 maçın temiz olmadığı belirtildi.

Daha sonra Fenerbahçe'nin bu 29 maçtan 6'sında imzası olduğu söylendi. Önce yalanlandı, sonra su akışına bırakıldı.

Ansızın Kazım'ın başını çektiği seks skandalları gündeme geldi. Aslında uzun zamandır bilinen ama dillendirilmeyen meşhur konu. Bazı futbolcuların, otel odalarında fantazi dünyalarını genişlettikleri yazıldı çizildi. Bu haber yalanlanmadı tabii.

Şimdi geldiğimiz noktada, seks skandalında başı çektiği, organizatör olduğu söylenen Kazım'ın, bahis ve şike skandallarının baş aktörü olduğu yazılmaya başlandı.

Ben şimdiden söyleyeyim, o mızrak çuvala sığmaz. Kazım'ın oynamadığı maçlar işin içinde. Kaldı ki, oynasa da tek başına hiçbir şeyi değiştirebilecek gücü olmadığı ortada. Bu iş tek kişinin üstüne yıkılarak, "Bu işten tertemiz çıktık" ayağına yatamaz kimse.

Demem o ki, mızrak çuvala sığmaz. Sen sığdırırsın sığdırmasına da, sadece sığdırdığını düşünürek, sığdırdığını sanarsın.

Not: Ben bunları yazdığım sırada Fenerbahçe Kulübü, Kazım'ın hiçbir olaya karışmadığına yönelik bir basın açıklaması yapmıştır. Gelişmeleri takip edeceğiz...

29 Kasım 2009

Geçmiş olsun Coupet ve Kazım


Coupet'ye ve Fenerbahçeli Kazım'a geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Her ikisi de umuyorum ki, bir an önce yeşil sahalara dönüş yapar.

Coupet için zor bir durum yaş kemale erdi çünkü...

21 Kasım 2009

Kazım mesaj atsana Twitter'a


Kazım'ın Twitter'deki mesajıyla Cuma günü, kendisinin ne kadar zeki, akıllı (!) olduğunu ortaya koymuştu. Maçtan sonra kendisinden mesaj bekliyoruz. Gerçi benim Twitter hesabım yok ama yine de bir yerlerden bulurum.

Futbolda; ukalalığa, terbiyesizliğe, ahlaksızlığa ve rakibini küçük görüp aşağılamaya yer yoktur. Ama bin 500 volt elektrik yemiş gibi yürüyen bir adamdan bunu beklemek de, Kazım'ın zekâ seviyesine inmekle eşdeğer bir durum oluşturuyor.

Hadi Kazım koş Twitter'a; amcalara, abilere, kardeşlere mesaj at, tamam mı canım. Hadi paşam, koş bakalım.

20 Kasım 2009

8taş, 8JK, 6S, F5.....


Hadi çoluk-çocuk ya da en gerizekâlı taraftar tiplemesi 6S, 8taş filan yazar anlarım da, bir takımın formasını giyen bir futbolcunun bunu yazmasına ne demeli bilmiyorum.

Senin en önemli iki rakibinden biri bu takım. Hiçbir şey için olmasa bile, bunun için saygı göstermen gerekir. Ben yönetici olsam bunu herhangi bir yerde dile getiren, yazan adamı takımda bir saniye tutmam.

Rakibini aşağılamak, onunla en bayağı, en pespaye biçimde dalga geçmek nasıl bir his acaba? İnsana, kendisini nasıl rahatlatıyor merak içindeyim.

Niçin Türkiye'ye gelen insanlar, hemen bizim gibi oluyor, bize benziyor ve biz de bununla övünüyoruz.