meriç tunca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meriç tunca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2010

+18'e ihtiyaç duydum kusura bakmayın



Valla Ali Sami Yen'deki ilk maçtan sonra uzun uzadıya yazmıştım, bu kez gerek duymadan tıpkı Meriç'e yaptığım gibi yekten lafımı edeceğim.

Ali Sami Yen'deki maçta bu kulübün kurucusuna küfür ettiniz, bu maçta gencecik bir adamın kız arkadaşına küfür ettiniz, maç bitti Metin Oktay'a küfrettiniz. E, o zaman siz bunu hak ettiniz; alayınız ibnesiniz.

Benim küfürüm, o sözleri söyleyenleredir. Boş yere alınganlık yapmaya gerek yok.

Not: Fotoğrafı en büyük haliyle koydum. Birilerinin Beşiktaşlılık duruşuna karşı, Arda'nın duruşunu göstermek için. İsteyen istediği gibi kullansın...

6 Ocak 2010

Meriç'e ithafen (Küfür içerir +18)

Köpeğin birini yazmaktan ben bıktım, o bıkmadı salyalarını akıtarak sağa sola saldırmaktan.

Nasıl bir Galatasaray nefreti varmış bu arkadaşta anlamadım. Yazacağım ayıp olacak, direkt yazmayacağım o yüzden..

Birader, bak sen şimdi sallıyorsun ya Galatasaray'a sürekli olarak, ben de sondan bir önce (sonuncuyu sezon sonuna saklıyorum) senin anlayacağın dilden yazacağım.

Meriç ile normal insan arasındaki farklar

Normal insanlar yaşamlarını emek sarf ederek sürdürüyorlar, sen köpeklik yaparak.

Normal insanlar düşüncelerini aktarıyor; sen, patronunun sana emrettiklerini yazıyorsun.

Normal insanlar düşünebilme yetisine sahipken, sen düşünme eyleminden habersizsin.

Normal insanlar sağduyuyu korumaya çabalarken, sen nasıl olur da çatışma çıkartırım diye düşünürsün.

Normal insanlar bir baltaya sap olmuşken, sen onun bunun paçasına yapışarak asalak gibi yaşarsın.

Normal insanlar yazılanları algılayabilirken, senin gibi geri zekâlılar algılama sorunu çeker.

Normal insanlar eleştirilerinde bel altı vurmazken, senin gibi embesiller bel altı vurmaya çabalar.

Normal insanlardan spor yazarı olabilecekken, senden tribündeki amigo zekâsından bile çıkmayacak yazılar çıkar.

O kadar yazdım, kendime kızdım. Sen normal insan olamazsın ki Meriç. Sen bildiğin yavşaksın. Sana gelip "Hadi Meriç, hitlerimiz düştü. Sert bir yazı yaz" derler, sen de, "Peki efendim, nasıl emredersiniz" dersin.

Küfür edeceğim değmezsin, adam değilsin çünkü. (ama yine de edeceğim) Bildiğin insana benziyorsun, insana benzer tepkiler veriyorsun, sanki insanmış gibi görünüyorsun ama değilsin. Hayvan desem, hayvan değilsin; puşt desem, puşt değilsin; pezevenk desem, pezevenk de değilsin. Ne olduğunu çözemedim ama o UEFA Kupası var ya, o UEFA Kupası. Hah bildin işte. O senin ta götüne girsin.

Not: Eleştiriler karşısında boynum kıldan incedir. Tutamadım kendimi..

11 Aralık 2009

Biri Meriç Tunca'nın tasmasını bırakmış yine

Okumadım, çok sevdiğim bir arkadaşım söyledi. Yine tasmasını bırakmışlar, serbest gezintiye çıkmış.

Fenerbahçe'nin ne zaman kıçı sıkışsa, gündem değiştirme çabasına girilse; bu Meriç tasmasından kurtulup etrafa saldırıyor. Sanıyorum bir benzeri yine meydana gelmiş.

Gazeteciyim diye etrafta geziniyor, önce bir gitsin otellerde 4 erkek futbolcu (Bilica-Santos-Kazım-Vederson) kelepçeler, vibratörlerle ne iş yapar onu araştırsın.

Haftalardır herkesin bildiği ama bir türlü yazamadığı bu haberi gidip kaynağında araştırsın. Olmadı Daum'a sorsun, o biliyor anlatır kendisine.

12 Kasım 2009

'Kaşınan saça Bağdat'tan tarak gelir'


Meriç Tunca diye bir tetikçi var. Arada spekülatif ve sinir harbi yaratacak yazılar yazar.

Bunu daha önce de söyledim, yine söyleyeceğim: İstediğin takımı tutabilirsin, ama takımdaşlığın işinin önüne geçmeye başlıyorsa ve birileri seni gazeteci sanıyorsa orada duracaksın. Bir yazı yazmış okumayanlar boşuna tıklamasın, ben kısa bir pasaj geçip, altına da yorumumu yazacağım.

"Yıllardır bakıyorum, Galatasaray kendi işini kendi göremez, kendi göbeğini kendi kesemez bir hale geldi..

Aslında eskiden de böyleydi ama bu olay son yıllarda gittikçe çevreye rahatsızlık vermeye başladı..

Galatasaray stat yapacak. Sırtını devlete dayamış, TOKİ'den medet umuyor..

Galatasaray Kadıköy'de 10 yıldır maç kazanamıyor. Fenerbahçe'yi yenmek için hakemden, federasyondan yardım bekliyor..

Galatasaray Avrupa'da bir üst tura çıkacak, rakip takım, öbür takımı yensin diye dua ediyor. (Bakınız geçen sene Bordeaux'un Olimpiakos'u Yunanistan'da yenerek Galatasaray'ın grubunda ikinci olması gibi)

Galatasaray vergi borcunu ödemiyor. Maliye bu borcu silsin diye uğraşıyor..

Galatasaray 100 bin dolar veremediği için Ribery'yi elinden kaçırıyor. Sonra UEFA'dan, FIFA'dan falan kıyak bekliyor..

Galatasaray Yönetimi taraftarının ilgi göstermediği telefon kartı ve satılmayan ürünleri için Fenerbahçe'yi örnek gösterip, duygu sömüsü yapıyor..

Galatasaraylı futbolcular ve de Galatasaraylı yazarlar hemen hemen her maçta lehlerine penaltı çalınsın, rakip 8-9 kişi kalsın diye hakemlere baskı yapıyor..

Galatasaray, asronomik paralar ödeyerek kurduğu bayan basketbol takımı şampiyonluğa ulaşsın diye tüm etik değerleri hiçe sayarak ezeli rakibinin kupa canavarı coachını sezonun orta yerinde ayartmaktan rahatsızlık duymuyor."


Sabaha bırakmadan 'sulamak' lazım bu elemanı. Yazdıklarının hepsini kahvedeki adam, sokaktaki simitçi de söylüyor. Ama bu herifin titr'i ne yazık ki gazetecilik.

İşin ilginç yanı, medyada bu minvalde yazı yazan Beşiktaşlı ya da Galatasaraylı 'gazeteci' yoktur. -bu minvalde yazan herkes aynı kefededir benim için- Fakat iş Fenerbahçelilik ekseninde olduğu zaman böyle yazı yazan, küfreden bir ton adam var.

Meriççiğim bak bizde bir söz vardır, ben yumuşatıp yazacağım sana: "Kaşınan saça, Bağdat'tan tarak gelir." Tarak isteme saçına, olur mu?

Bu yıl gerçekten çok garip bir lig bizi bekliyor. Savaşı çok önceden başlattılar ve bunların hepsinin nedeni; şu meşhur "3 yıl şampiyon olacağız" sözü.
Yine birileri Passat'lanacak...


Özel not: Bu nasıl bir düşünce biçimidir bilmiyorum, kulübün asbaşkanı çıkıp "Çocuklarım başka takımı tutsa onlar hakkındaki fikrim değişir" diyor. Bu ciddi bir psikolojik rahatsızlık, gerçekten.