uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2009

Haydi rastgele


Galatasaray ve Fenerbahçe'nin rakipleri saat 13.00'ten sonra belli olacak. Ondan önce gönlümden geçen eşleşmelerle, tahmin ettiğim eşleşmeleri yazayım...

Gönlümden geçen: Galatasaray-Twente/Fenerbahçe-Standart Liege

Çıkmasını düşündüğüm: Galatasaray-Lille/Fenerbahçe-Hertha Berlin

Umuyorum her ikisi de finale kadar yoluna devam eder. Rastgele..

18 Eylül 2009

Nasıl bir saplantıdır bu?


UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe-Twente maçı öncesi saha ortasında açılan UEFA Avrupa Ligi logosu, taraftarlarca ıslıklandı, haberini okuduğumda hem çok şaşırdım, hem hiç şaşırmadım. Fenerbahçe taraftarlarındaki bu sarı-kırmızı saplantısı, içinden daha da çıkılmayan ve anlaşılmaz hale dönen bir saplantı olma yolunda ilerliyor.

Bununla ilgili ilk hafızamda kalan şey, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın bir üniversite söyleşi sırasında sarı-lacivertli formaya imza atmamasının nedeninin kırmızı bir kalem olması. İlk anda izlediğimde "Hadi canım kesin şakadır bu" diye düşündüm.

Ancak Aziz Yıldırım ciddi ciddi "O kalemle olmaz" deyince kulaklarım ve gözlerim birbiriyle paralel biçimde görüntülere ve seslere inanamadı.

Kırmızı görmüş boğa misali, Fenerbahçe'nin taraftarından, başkanına kadar 'sarı-kırmızı' rahatsızlığı var. Bu insanların bilinçaltı nasıl çalışıyor, hangi düşünceler içinde böylesi bir tavır geliştirmiş bilmiyorum.

Lacivert ya da sarı-lacivert bir nesneyi yuhalayacağımı düşünüyorum bir an için, cidden gülümsüyorum. Formamın altına lacivert bir t-shirt ya da gömlek giydiğim için maça gittiğimde uyarıldığımı düşünüyorum, "Bir dakika durmam o tribünde, çıkar giderim" diyorum.

Tıp dilinde bunun adı saplantı. Obsesyon (saplantı) irade dışı gelen, bireyi tedirgin eden, benliğe yabancı, bilinçli çaba ile kovulamayan, tekrarlayıcı düşünce yani. Bu insanlar da, ama öyle ama böyle sarı-kırmızı saplantısı içindeler.

Şimdi, UEFA Avrupa Ligi logosunu yuhaladınız sarı-kırmızı diye, neden olduğunu da anladık. Eee, paki o zaman formadaki sarı-kırmızıya bir tepkiniz var mı? Ya da sarı-lacivert formaya kırmızı kalemle imza atmayan Aziz Yıldırım, formalarındaki logoyu gördü mü?

Koca koca insanların böylesi tepkiler vermesi, kendi sağlıkları açısından çok da olumlu bir davranış biçimi değil. Tam tersi, davranış bozukluğu. Yahu oyun işte ve o oyun içindeki kendince kabul ettiğin tek rakibin. Ne bu nefret, ne bu içlerde yer etmiş saplantı.

İki bayrak direğine de, bakamıyordur bu insanlar. Ya da hakem, aynı anda hem sarı hem kırmızı kart gösterdiğinde daha bir çıldırıyorlardır. Hakikaten komik bir durum. Renkleri yuhalayacağınıza, Twente maçından bir gün önce "UEFA'da şampiyonluk zor" diyen teknik direktörünüze yönelin, ya da hedef olarak kendine ligden başkasını seçemeyen başkanınıza.

Son söz olarak, söylemeden edemeyeceğim; formanıza çok yakışmış sarı-kırmızı logo...

17 Eylül 2009

G e l i y o r u z



En başta söylemem gerekir ki, bu sonuç benim açımdan da sürpriz oldu. Bugüne kadar olan bölümde "Galatasaray'ı daha ciddi bir rakip karşısında görmedik" savı her hafta biraz daha güçlü seslendirilmekle birlikte, çok daha güçlü biçimde çürüyor.

UEFA Kupası'nı aldığımız yıldan, bir Fenerbahçeli dostla aramızda geçen sohbet, sanırım bu yıl bu saçma savı savunanları daha iyi anlatıyor. İlk iki diyalog maç öncesi 3. diyalog ise tur sonrası. Ne demek istediğimi diyaloglar sonunda daha iyi anlayacaksınız..

Naim: Bologna'yı eleyemez Galatasaray. İtalyanlar'ı geçmek zordur. Bu turda elenirsiniz.
Ozan: Bekleyip görmek lazım, bu yıl takıma güveniyorum.
Naim: Bologna iyi bir takım değilmiş. Bundan sonraki turda patlarsınız.

Rakip Borussia Dortmund'dur. Ve şu konuşmalar geçer.

Naim: Oğlum, Dortmund sizi kabak gibi oyar. Her iki maçta da yenilirsiniz. Herifler birkaç sezon önce Şampiyonlar Ligi'ni aldı daha.
Ozan: Naimciğim, bak bir önceki turda da böyle çok emin konuştun, hatırlıyorsan. Oynanmamış maç hakkında yorum yapıyorsun gereksiz yere.
Naim: Ahı gitmiş vahı kalmış lan bunların. Bu muymuş abarttıkları Dortmund.

Rakip Real Mallorca'dır artık. Her Fenerbahçeli gibi Galatasaray'ın bir an önce elenmesini bekleyen Naim'de söz.

Naim: Herifler geçen yıl İspanya Ligi'nin altını üstüne getirdiler. İki maçta da, bırak beraberliği gol atamazsınız.
Ozan: Valla Dortmund'u eledikten sonra kimseden çekinmiyorum Naimciğim. Mallorca'yı da eleyebiliriz.
Naim: Ulan harbiden ballısınız. Geçen yılki takımdan eser kalmamış. Bitmiş bu Mallorca, bir daha İspanya Ligi'nden maç bile izlemem.

'Yusuf yusuf' sesleri eşliğindeki Naim ve benzerleri yarı final maçından büyük ümitler beklemektedir.

Naim: Hahahaha, Leeds geldi, Leeds. Eğer beraberlik alırsanız iki maçtan birinde, bir daha futbol konusunda yorumda bulunmayacağım.
Ozan: Naim bak kupayı almaya doğru ilerliyoruz, farkında değilsin. Mantıksız yorumlar yapıyorsun.
Naim: Var ya, süper şerefsiz bir takımsınız. Adamların taraftarlarını öldürdünüz, beyin olarak bittiler. Yoksa maymun ederlerdi sizi.

En sonunda final maçı gelmiş çatmıştır. Rakip Arsenal tabii ki...

Naim: Acıyorum size biliyor musun? Bir final maçında en fazla fark yiyecek takım olarak tarihe geçeceksiniz. Rezil olacaksınız ve pişman olacaksınız finale çıktığınız için.
Ozan: Biz bu kupayı alırız Naim. Ümitsizce çırpınıyorsunuz, farkında bile değilsiniz.
Naim: Penaltılarla alırsınız ancak. Bu maç 100 kere oynansa 99'unda yenilirdiniz, o biri denk geldi.

Bana biraz bu diyalogları hatırlatıyor, spor yazarlarının bu yılki ümitsiz çığlıkları. İddiam, "UEFA Avrupa Ligi'ni alırız" demek değil.

Ancak, ortada bir realite varken, 15 yaşında çocuklar gibi yorum yapmak da biraz komik kaçmaya başladı. Bugünden sonra ne söylenecek ciddi bir merak içindeyim. Korkunun ecele faydası yok beyler, G E L İ Y O R U Z...

28 Ağustos 2009

UEFA Avrupa Ligi anketi

İmaja tık'layıp grupları görebilirsiniz. Tabii hâlâ öğrenmediyseniz..

Bu gruplardan çıkmamak ayıp olur



Galatasaray ve Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu. Her iki takım da, gruplarından çıkabilecek kadro ve futbol derinliğine fazlasıyla sahip.

Galatasaray'ın grubuna bakacak olursak, Panathinaikos-Dinamo Bükreş ve Sturm Graz takımlarından PANA ve Galatasaray'ın grup liderliğine oynaması mümkün. Türk takımlarının Yunan ekiplerine ekstra bir motivasyonla çıktığını düşünürsek, Galatasaray'ın grup lideri olmaması zor değil.

CISSE CEZALI, D.BÜKREŞ'E 2 MAÇ SAHA KAPATMA

Gilberto Silvas, Djibril Cisse ve Sebastian gibi oyuncuları bulunan Yunan ekibinde Fransız Cisse'nin 2 maç ceza alması muhtemel çünkü son oynadıkları Atletico Madrid maçında direkt kırmızı kart gördü.

Bu eşleşmenin en ilginç yönüyse Ten Cate-Rijkaard kapışması olacak şüphesiz.

BÜKREŞ CEZALI, TAMAS VE PETRE TANIDIKLAR

Dinamo Bükreş ise Liberec ile oynadığı maçta taraftarların çıkardığı olaylar yüzünden 3-0 hükmen mağlup ilan edildi ve deplasmandaki maçta 3-0 kazanarak, maçı penaltılara götürerek UEFA Avrupa Ligi'ne kaldı. Yani D.Bükreş-Galatasaray karşılaşması seyircisiz bir sahada oynanabilir.

Bunun dışında Dinamo Bükreş'in kadrosunda Tamas ve Petre gibi iki tanıdık oyuncu bulunuyor. 2. Terim döneminde takıma kazandırılan ancak hiçbir verim alınamayan iki oyuncu Galatasaray'la hesap kesmek için uğraş verecektir.

Sturm Graz Lucesculu dönemden tanıdık bir ekip. Bütün Galatasaraylıların bıyık altından gülümsediğini tahmin edebiliyorum.

FENERBAHÇE GRUBU LİDER BİTİRİR

Daum'lu Fenerbahçe'nin Avrupa zaafını saymazsak, Steaua Bükreş-Twente ve Sheriff Tiraspol üçlüsünün önünde yer alması gerekli. Hollanda'da seyirci avantajı kullanılırsa -ki kullanılır- deplasmanda ve içeride oynanacak maçlarda iki galibiyet gelir.

Sheriff maçında da aynı sonuçlar alınırsa zaten Steau maçlarını oynamadan bile gruptan çıkma şansı doğar.

4 ROMANYA, 3 AVUSTURYA TAKIMI

Kuralar çekilirken, Türk futbolseverlerin içinin cız ettiğini düşünüyorum. Senelerce harcanan puanlar, garip yenilgiler UEFA'da iki Türk takımına karşı 4 Romanya ve 3 Avusturya takımı görmemize neden oldu.

Alınan galibiyet ve mağlubiyetlerin sadece bugünü değil gelecek 5 seneyi etkilemesi gözönünde bulundurulmalı; daha çok Avusturya ve Romanya takımı görmemek için.


GALATASARAY'IN MAÇ PROGRAMI

17 Eylül: Panathinaikos-Galatasaray
1 Ekim: Galatasaray-Sturm Graz
22 Ekim: Galatasaray-Dinamo Bükreş
5 Kasım: Dinamo Bükreş-Galatasaray
2-3 Aralık: Galatasaray-Panathinaikos
16-17 Aralık: Sturm Graz-Galatasaray

FENERBAHÇE'NİN MAÇ PROGRAMI

17 Eylül: Fenerbahçe-Twente
1 Ekim: Sheriff-Fenerbahçe
22 Ekim: S.Bükreş-Fenerbahçe
5 Kasım: Fenerbahçe-S.Bükreş
25 Kasım: Twente-Fenerbahçe
16 Aralık: Fenerbahçe-Sheriff

27 Ağustos 2009

2010 Şampiyonlar Ligi -benim tahminlerim-



A Grubu'ndan Juventus lider çıkar, Bayern Münih ve Bordeaux grup ikinciliği mücadelesi verir.

B Grubu'nda Manchester United grup lideri çıkar, Wolfsburg grup ikincisi olur, CSKA Avrupa Ligi'ne geçiş yapar, Beşiktaş havlu atar.

C Grubu'nda Real Madrid ve Milan çıkar, Marsilya grup üçüncüsü olur.

D Grubu'nda Chelsea ve Atletico Madrid gruptan çıkar, Porto üçüncü olarak yön değiştirir.

E Grubu'nda Liverpool ve Lyon üst tura çıkar, Fiorentina UEFA Avrupa Ligi'ne, Debrecen ise şiddette evine döner.

F Grubu'nda Barça-Inter çıkar, Zlatan Inter'e minimum 2 gol atar, Eto'o'da Nou Camp'ta gözyaşlarına boğulur, gösterilen sevgiden ötürü. Dinamo Kiev, Kazan'a karşı tecrübesini konuşturur ve 3. bitirir.

G Grubu'nda Sevilla ve Stuttgart grubu ilk ikide bitirir, Rangers 3. sırayı yer alır.

H Grubu'nda Arsenal grubun tozunu atar Olympiacos grubu ikinci bitirir; AZ Alkmaar ise üçüncü olup yoluna devam eder.

7 Ağustos 2009

Galatasaray'ın rakibi Tallinn

UEFA Avrupa Ligi'nde Galatasaray'ın rakibi Estonya temsilcisi FC Levadia Tallinn oldu.

Kadrosunda 3 Rus bir de Finlandiyalı bulunan Tallinn'in kadrosunda şu futbolcular bulunuyor.

Kert Kütt, Andrei Kalimullin, Igor Morozov, Vitali Leitan, Tihhon Šišov, Konstantin Nahk, Vitali Gussev, Vladislav Ivanov, Indrek Zelinski, Sergei Lepmets, Kristian Marmor, Deniss Malov, Tomi Saarelma, Nikita Andreev, Sander Puri, Yaroslav Dmitriev, Eino Puri, Taijo Teniste, Igor Subbotin, Martin Kaalma, Tarmo Neemelo, Tõnis Starkopf.

Maçlarını 5 bin kişilik Kadrioru Stadı'nda oynayan Tallinn, 6 lig ve kupa şampiyonluğu ile 3 de süper kupa kazandı.

UEFA Kupası'nda 3. tura çıkan ilk ve tek Estonya takımı olan Tallinn'in en tehlikeli oyuncuları Finlandiyalı orta saha oyuncusu Tomi Saarelma ve Rus forvet Nikita Andreev.

Kuralar öncesi içimden geçenler

Avrupa Ligi'nde Türk takımlarının olası rakipleri belli olurken, kura çekimine çok az bir süre kaldı. Hangi takımımıza, kimler çıksın istiyorum, gönlümden geçenler..

Galatasaray: Lech Poznan'ı istemem. Oldum olası Polonya, Rus, Çek Cumhuriyeti takımları ters gelir futbolumuza. Ama içimden Amkar geçiyor.

Fenerbahçe: 4 takım içinde en iyi takımlar Fenerbahçe'ye denk gelmiş. Hangisi gelse eler diye düşünüyorum. Gönlümden geçen ekip Sion.

Trabzonspor: Kim gelse Trabzon için kolay değil. Keşke Basel gelse diye düşünsem de Lazio'nun çıkacağını düşünüyorum. (Eğer çıkarsa medyadan olası "Lazlara 'Laz-io'lar geldi", "Trabzon'a Laz ekip düştü" gibi süper zeki başlıklar bekliyorum)

Sivasspor: İçimdeki Sivasspor sevgisinden (!) ötürü biraz gaddar davranmış olabilirim. Umuyorum Shakhtar çıkar. Ancak hangisi çıksa, Sivasspor havlu atar.

MUHTEMEL RAKİPLER

Galatasaray: Lech Poznan, Amkar, NAC Breda, Levadia Talinn, Teplice.
Fenerbahçe: Slovan Liberec, Sion, Guingamp, Sturm Graz.
Trabzonspor: PSV, Lazio, Partizan, Basel, Toulouse
Sivasspor: Shakthar Donetsk, Ajax, Atlethic Bibao, Hertha Berlin, CFR Cluj.