fabio bilica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fabio bilica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2010

O an


Gülsem mi, gülmesem mi, bilemedim ben onu şimdi. Ama bu an maçın tam bitimi.

Kadıköy'de petrol çalışması yapan Bilica, yanındaki insan kopyasına sarılmış.

Offf, diyorum. İçimde yağlar vardı, hafiften eriyor.

Not: Adsız yorum yazan sevgili embesil arkadaşım, ben Fenerbahçe şampiyon olamadı diye mutlu filan değilim. Beni zerre ilgilendirmiyor kimin şampiyon olduğu. Benim mutluluğum Bilica, Volkan gibi haysiyetsizlerin, rakibiyle alay eden şerefsizlerin, emek hırsızlığı yapan onursuzların düştüğü durumdur.

İstersen şu gerzekçe yorumlarından vazgeç olur mu? Bu arada bana yolladığın blogda yazanlara yorum bile yapmam, kendisi sene boyunca bol bol nefret kusmuş, önüne gelenle alay etmiş bir tiptir. Layığını bulmuştur.



Bunlar da benden bonus olsun, madem öyle...

18 Nisan 2010

Sizi gidi Makyevel çocukları


Çok şey gördüm 25 yıldan bu yana futbol sahalarında ama bu denli rezil bir şeye tanık olmamıştım, bu gözler bunu da gördü.

Bütün sezon "Hakem, hakem" diye ağlayanlar, birkaç haftadan bu yana neden bülbülün dut yemiş haline bürünmüşlerdir merak konusu.

Şimdi bu pozisyonun, Kadıköy'de değil de, Ali Sami Yen'de olduğunu düşünelim, yapanı da Bilica değil de, Emre Güngör olarak hayal edelim. Ettiniz mi? İyi.

Kimbilir nasıl kıç yırtarcasına feryat figan edecek kitleler, nasıl kendini paralayarak televizyonlarda suratları maymun götü kırmızısı almış bir biçimde konuşacaklar.

Şimdi ne oluyor? Tabii ki, hiçbir şey.

Şampiyonluk gider, kupa gider, o gider, bu gider v.s. Hiçbiri önemli değil. Önemli olan kazanmak için her yolu mübah sayan zihniyettir. Sorsan kendilerine, bu olayı anımsamayacaklar bile, Lugano'nun elini anımsamayacaklar bile. Hafızalarından silecekler, her kötü anıyı alt belleğe attıkları gibi.

Kim şampiyon olursa uğurlar ola ama böyle şampiyon olmayı içine sindirecek zihniyetteki insanlar olsa olsa Makyevel çocuğu olur. Ne demek istediğimi de anlayan anladı.

Bilica'ya da önerim, herhangi bir belediyede yol çalışma ekibinde hayatını sürdürmesi. Bu yetenekte, bu zihniyette, bu aşağılık tavırlarda biri futbol oynamasın.

İçine sindiren varsa, sözüm yok. eyvallah!

27 Ekim 2009

PFDK'ya sevkedilenler ve ağzı açık Bünyamin


Fotoğrafa dikkat; Bünyamin'in yardımcısının kafası yarılmış olay sırasında ağzı açık olayı izliyor. Yani kimin ne yaptığını gayet iyi görüyor. Ama herhangi bir biçimde ceza kesebilecek cesareti yok.

Arda, Aydın, Baroni ve Bilica'nın neler yaptığını dakikası dakikasına görüyor ancak hiçbir şey yapmıyor.

Fenerbahçe, Galatasaray ve Bilica PFDK'ya sevkediliyor; olayları başlatan Arda ve Baroni sevkedilmiyor. Herkesi keriz mi sanıyorlar anlamıyorum. Neden; çünkü maçta zaten Galatasaray'ı biçmişsin, Keita minimum 2 maç ceza alacak, Baros'un ayağı kırılmış, üstüne Arda'ya ceza verirsen ortalığı ayağa kaldırırsın. Ne yapıyorsun, faturayı bir kişiye ve iki takıma çıkartıyorsun.

Bu olayları görmesek ve PFDK'ya sevkedilenleri öğrensek, deriz ki "Bilica bütün olayları başlatan adam."

Kazın ayağı öyle değil, Türkiye'de görmeyen, bilmeyen kalmadı ama Federasyon cinlik peşinde. Kimseyi ayağa kaldırmadan, çok fazla can acıtmadan (!) işi bitir sessiz sedasız. Bir siz akıllısınız zaten, herkes aptal..

İLKER MERAL, BÜNYAMİN VE SIRADAKİ

Bünyamin'i dinlendirirler birkaç hafta. Ne hikmetse Galatasaray maçlarına çıkan hakemler bol bol dinleniyor. Önce İlker Meral şimdi Bünyamin, sezon sonuna kadar daha en az 5 Galatasaray maçı sonrası dinlendirilen hakem olacaktır, kimse endişe etmesin

2 Ağustos 2009

Reklam arası Süper Kupa keyfi!

Beşiktaş ve Fenerbahçe'yi karşı karşıya getiren Süper Kupa finalinde Alex'in iki golü, kupayı sarı-lacivertli takıma getirdi.

Her iki takıma bakıldığında hazır olduklarını söylemek güç. Fenerbahçe'nin geçen yıla oranla artıları; Emre ve Güiza'nın diri ve daha istekli oluşları ile yeni transfer Dos Santos. Ancak aynı şeyleri defans bloğu için söyleyebilmek mümkün değil.

BİLİCA YETERLİ OLMAZ

Lugano'nun ayrılması defans dengelerini değiştirmiş gibi görünüyor. 2008-2009 sezonunun en değerli oyuncusu seçilen (kim seçti, neye göre seçildi bir muamma) Bilica, Uruguaylı oyuncu ile kıyas götürmeyecek derecede vasat. Kuvvetle muhtemeldir ki, defansa bir takviye yapılacaktır.

Yeni transferlerden Dos Santos, her ne kadar maçın başındaki hareketliliğini kaybetse de, iyi ve olumlu bir transfer olduğunu gösterdi. Baroni'ye gelince, pek çok yerde söylendiği üzere bir 'bonus' uygulaması gibi göründü sahada. Varlığı ile yokluğu aynı derecedeydi.

YUSUF'LU BEŞİKTAŞ FARKLI

Geçen yılı iki kupayla kapatan Beşiktaş'ın ise sonuca rağmen, sarı-lacivertlilerden daha iyi bir görüntü çizdiğini söylemek mümkün. Acemice bir penaltıyla teslim olan Beşiktaş'ta tıpkı renkleri gibi siyah-beyaz bir görüntü vardı. Yusuf'lu ve Yusuf'suz Beşiktaş çok farklıydı.

ŞAMPİYONLAR LİGİ SONUCU ŞİMDİDEN BELLİ

Beşiktaş'taki yeni transferlere gelince, Ferrari 'Dandun'spor stoperi gibiydi. Etrafında baskı olmadığı zamanlarda bile topu oyuna sokmak yerine, en yakın taç çizgisinden dışarıya yolladı. Gaziantepspor'dan alınan İsmail Köybaşı, ileri çıkışları hücum anlamında olumlu olsa da, geriye dönüşlerinde sıkıntılar yaşadı. Erhan Güven de, benzer bir profil çizdi. Bu iki kanat bekiyle Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde değil başarılı olması, puanlar alması bile çok çok güç.

Fink, tam bir vasat Alman. Ne çok çok harika oynadığı bir maçı izleriz ne de çok çok kötü bir maçını izleriz. Ancak ve ancak kapasitesinin elverdiği ölçüde oynar.

Nihat'la ilgili çok şöy seylemek istemiyorum. Çünkü her zaman Nihat'ın bir yıldız olmadığını, iyi bir takımın dişlilerinden biri kabul ediyorum. Fakat daha sezonun başı ve Türkiye ligi için isabetli bir transfer.

NAKLEN YAYIN TECAVÜZÜ

Maçın yayıncı kuruluşuna değinmeden geçmeyeceğim. Neredeyse tüm kanat akınlarında ekranın 4/1'ini kapsayacak şekilde aldıkları reklamlar maçı izlenilmez kıldı. Pozisyonların tekrarlarında ise üstten gelen ve alt köşeye yerleşen karemsi reklam ayrı bir tat kattı (!) yayına.

İsmi Süper Kupa olan bir organizasyonda bir maçın naklen yayınına tecavüz etmek böyle oluyor demek ki....