guus hiddink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
guus hiddink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2010

Olacak oğlak bokundan belli olur


Maç kaç kaç biter bilmiyorum, an itibariyle Azerbaycan 1-0 önde. Rezil mi rezil bir futbol oynuyoruz. Dün Hiddink, "Sanki dünya 1.siymişiz gibi konuşmayın" diye medyayı kalayladı.Kimseden ses çıkmadı.

Türk basını pusuya yatar, yatmayı da sever. Bu maç alınmazsa adama yedirirler o açıklamayı.

Hayır, O.Ç'ye yardımcı hoca getirmek için Hiddink'e ihtiyaç yoktu, o kadar para vermeye hiç gerek yoktu. Özer ve Selçuk sahada anlamsız bir biçimde. Bundesliga'da sezonun en iyilerinden Nuri Şahin oyunda yok.

Rıdvan efendi, her Fenerbahçeli futbolcu için "Aferin" diye yırtınıyor. Özer'i maçın en iyisi ilan etti dakika 20'de.

Umarım Azerbaycan bir-iki tane daha sallar ve maçı kazanır. Almanya'yı yenmek için belki dünya birincisi olmak gerekebilir ama Azerbaycan karşısındaki bu anlamsız kadro seçimi ve futbolla dünya birincisi olmaya ihtiyaç yok.

Hiddink'in Türkiye macerasının neden erken bittiğini şimdi anlamış bulunuyorum. Kimse kusura bakmasın ama Özer Hurmacı milli takımda ilk 11'de oynuyorsa yemin ediyorum herkes az-çok oynayabilir.

Erime süreci ufaktan kendisini çöküş sürecine doğru bırakıyor. Ne Avusturya'yı, ne de Belçika'yı yenebiliriz bu mantıkla.

Bu maçı alırız, almayız, önemli olan bu değil.

Ama Anadolu'da bir laf vardır milli takım için cuk oturuyor; "Olacak oğlak bokundan belli olur."

Bizde bir bok yok. Her maçta biraz daha ortaya çıkıyor.

MAÇ BİTİMİ YORUMU

Kasmayın beni fazla, başlıkta açıklamışım zaten. O.Ç, G.H ve özellikle tüm federasyon ailesi. Bursaspor'a kazandırılan 3 puanlar kadar mesaiyi biraz da Milli Takım için harcayıverin.

Hangi koçyiğit acaba Hiddink'e "Azerbaycan'ı yenmek için dünya birincisi olmaya gerek var mı?" sorusunu soracak?

Favorim Süleyman Rodop'tur, bu soruyu sorsa sorsa ancak o sorar.

Dünya Kupası'ndan sonra Avrupa Şampiyonası'nı da evden izlemeye devam. Almanya maçı sonrası söylemiştim, yineleyeyim; "Bekleyin Türkler fark yemeye geliyor."

Fotoğraf: ntvmsnbc

6 Ekim 2010

O.Ç.'ler basmış dört bir yanı


Ulan takımın en önemli futbolcusu sakatlandı üstelik bir aydan bu yana milli takım kampları ve antrenmanları yüzünden sakatlandı geldiğimiz noktada suçlu bulundu: Galatasaray.

Emre denen ruh hastası katil piç çıkmış Galatasaray'a bindiriyor aklınca. Ulan yavşak, git Hollanda'ya gör, kaç tane takımın altyapısında suni çim kullanılıyor.

Milli Takım'ın teknik direktörü çıkmış, Galatasaray'ı suçluyor. Neymiş, "Arda'nın sakatlığında Milli Takım Sağlık Ekibine yapılan suçlamaları kabul etmiyormuş, Arda haftalar önce sakatlanmış."

Arda sezonun başından beri oynuyordu, nerede sakatlandı? Milli Takım maçında. Peki tam iyileşirken yine nerede sakatlandı? Milli Takım kampında.

Tamam hadi geçtim bunları. Madem Arda haftalar öncesinden sakat neden takıma çağırıyorsun? Rijkaard ve Neeskens'le görüşüp ortak karar vermişler. Pezevenk herif, daha 1 ay önce Rijkaard'ın ağzına sıçmadılar mı, şoven duygularla konuşanlar. "Burası Türkiye, burada manevi değerler yüksek" diye Rijkaard'ı günah keçisi yapmadılar mı?

Galatasaray'ın ağzına sıçtılar, şimdi kalan itibarını yok etmek için ellerinden geleni ardına koymuyorlar. Bu işler böyledir, birkaç gün sonra hele bir de Milli Takım yenildi mi, suç daha ağır basmaya başlar Galatasaray yönünden.

Hâlâ oynatılmasından söz ediliyor. İhtimal dahilinde yani, fırsat bulunursa mutlaka oynatılacak. Ama tabii Galatasaray'dan eşek yüküyle para alan 10 numaradır bunun esas suçlusu. Şu saate kadar çıkıp, "Hayır ben oynayamam" diyemiyor.

Çık, oyna ve futbol hayatın bitsin. Sonra Alper Tezcan gibi dolanırsın ortalıklarda. Bak bakalım yanında, hasta ruhlu katil piçler oluyor mu, bak bakalım yanında O.Ç. abin yer alıyor mu, bak bakalım menajerin Ahmet Abin seni tanıyor mu?

Gündüz Kılıç: Galatasaray bir his takımıdır. Renklerine aşık birbirlerine seven futbolcuların takımıdır. Galatasaray fedakârlıklarla çalışacak futbolcuların takımıdır. Galatasaray şımarıkları, kendini beğenmişleri, yalnız kendini düşünenleri sevmez.

Metin Oktay: Galatasaraylılık bir din gibi bir mezhep gibi yerleşmiş köklü bir inançtır. Bunun için Galatasaray'ı tercih eder, Galatasaraylılığımla övünürüm.

Gheorghe Hagi: Galatasaray'ın adının olduğu her yerde umut vardır.

Birinin bile yakınından geçemezsin be oğlum. Şu isimlerin yakınından geçmeyi bırak, aynı cümle içinde kullandığım için ben kendimden utanıyorum.

Gündüz Kılıç'la başlayıp Hagi ile biten bölüm Suat Kayhan'dan alıntılanmıştır.

Ulan Almanya, her çaktığın golde havalara zıplayacağım.

17 Şubat 2010

Hiddink genelinde Bakırköyspor nostaljisi


Herkes hazırlansın, yarın gazetelerin tozlu raflarından ve arşivlerinden bu sayfalar çıkacaktır muhakkak. Hatta özenle bekletilecektir, Hiddink'in gönderilmesini bekleyen çakallar.

Parası, pulu, aldığı, verdiği, milliyeti yani her şeyini döküp saçacaklardır.

Neyse, aslında aklımdaki başka bir şeydi. Yandaki puan tablosuna bakın, daha ilk hafta lider Bakırköyspor. Ligin ilk haftasında Ankaragücü'nü 7-1 yendiler. Ama tabii, Aydınspor'un gölgesinde kaldılar aldıkları bu skora rağmen.

Bakırköylü'yüm o yüzden ikinci takımımdır. Golleri, Feyzullah Küçük (2), Uğur Kiremitçi, Novak, Büyük Ahmet, Mustafa Arabacıbaşı ve Araskiewicz atmıştı.

Kalede Kraft vardı. Rivayet derler ama doğrudur, Novak ve Araskiewicz transferleri için söylenenler.

Elemanları İstanbul'un şampiyon takımına geliyorsunuz diye getiriyorlar. Ama bir eksik bilgiyle; 2. Lig'in şampiyonu olduğu söylenmez.

Aynı sezon Gaziantepspor'a da benzer bir 7 tarifesi uygulandı ve 7-2 gibi tarihi bir farkla kazandılar.

Bakırköyspor o sezonu 6. kapatmıştı. Ne ilginçtir ki, daha ilk maçta 7 attıkları Ankaragücü, bir puan farkla 7. sırada kapatmıştı sezonu.

Hakikaten bir garip oldum. Ne takımdı o takım anlatamam. Şenlikköy'e giderdik maçları izlemeye. Gerçekten de, 2. ligden çıkmış bir takımın öylesi bir performans gösterdiğini eşine az rastlanır.

Nostalji oldu be. Bugün çok yazdık, yeter bu kadar...

Kısa... kısa... kısa....


Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner tutuklandı. Yine aynı suçlama: Ergenekon. Yine garip bir zamanlamada. Başbakan Erdoğan, daha geçen hafta medyaya "TEKEL işçilerinin eylemini siz gündemde tutuyorsunuz" diyerek, bu işin sumenaltı edilmesi geriktiğini açıkça söylemişti. Şubat'ın 28'inde eylem yerlerine polis müdahalesi olacak. Bir komplo teorisyeni olarak şunu söyleyebilirim ki, ayın 24'ü ile 28'i arasında çok önemli bir isim, yine benzer bir suçlamayla gözaltına alınacak. Tahminim Sabih Kanadoğlu yönünde ama daha başka bir isimde olabilir.

Medya Oskarları gecesinde Kamer Genç rüzgârı esmiş. Bülent Arınç'ın ödül verdiği anda, "Bülent Arınç'ı dinlemeye gelmedim, ağlayan adam" diyerek, Arınç'ın geceden ayrılmasını sağlamış. Vallahi bayılıyorum kendisine, takipçisiyim her vakit. Bu arada, Arınç'a suikast düzenleniyordu. O iş ne oldu bir haber çıktı mı acaba?

Hiddink'in geleceğini gösteren işaretler diye bir post yazmışım 3 Şubat tarihinde. 'Ben söylemiştim' demek için değil ancak anlaşma çok öncesinden belli olmuştu. Bu kadar kasmanın anlamı yoktu.

Öte taraftan, aylardan bu yana kafatası avcılığı yapıp "Yerli antrenör" çığlıkları atanlara yeni av malzemesi geldi. Eski defterler açılır yakında. Yılmaz Hoca'ya yeniden geçmiş olsun. Alman pasaportundan sonra Hollanda pasaportu da alacağını düşünüyorum.

Yarın Lille ve Atletico Madrid maçları var. Her iki maçta da garip skorlar alınacağı hissi var içimde. Yine inceden '4' hissi var içimde ama hangi maçta daha tam çözemedim.

3 Şubat 2010

Hiddink'in geleceğini gösteren işaretler

14 Ekim 2009 tarihinden bu yana Milli Takım herhangi bir futbol organizasyonu içinde görülmedi.

Bir dönem papatya falları açıldı; "yerli mi, yabancı mı?" diye, birkaç gün sonra 2012 Avrupa Şampiyonası gurup eleme maçlarının kuraları çekilecek ama teknik direktörümüz yok.

Türkiye Futbol Federasyonu, 3 Mart 2010 tarihinde Honduras ile hazırlık maçı yapılacağını açıkladı. Karşılaşmanın hangi ilde, hangi saatte oynanacağı ileri bir tarihte açıklanacakmış.

Rusya Futbol Federasyonu'na Sergei Fursenko'nun seçilmesiyle Hiddink'in Rusya Milli Takımı ile bağlarını kopartacağı kesin durumda. Fursenko daha önce "Eğer seçilirsem, Hiddink ile çalışmayı düşünmüyorum" demişti.

Kuvvetli ihtimal Guus Hiddink, milli takımın yeni teknik direktörü olacak ve 3 Mart tarihindeki Honduras hazırlık maçında da takımın başında olacaktır. Bakmayın TFF'nin, Hiddink'in geleceğine yönelik haberleri yalanladığına. Birkaç gün içinde açıklanır diye düşünüyorum.