
Keita'nın futbolculuk yeteneklerine kimse söz edemez ancak eğer kendisi bu yaşta Katar'a gitmeyi seçiyorsa artık futbol oynamayı en azından bir süre askıya aldığı kesin. Öte taraftan, Galatasaray'ın futbolcu satmadan, yeni transfer yapamayacağı da ortadaydı.
Taraftarın memnun olmayacağı muhakkak ama benim baktığım pencereden Keita'nın satışı gayet anlamlıdır. Ne kadar yetenekli olursa olsun, istediği kadar yıldız olsun sahada daimi olarak antipatik hareketler sergileyen futbolcuların, Galatasaray'da forma giymesini hiçbir zaman içime sindiremedim.
Galatasaray'ın böyle bir kulüp olması, kendi adıma beni hep mutlu etmiştir. Kosecki formasını yere fırlattığı zaman ne kadar doğru bir karar alınmışsa, Keita'nın gönderilmesi de aynı doğrultudadır.
Karşı çıkanlar bir de şunu düşünmeli. Daha istenilen ve beklenen bölgelere transfer yapılmadan; Rijkaard, Keita'nın gönderilmesini ister miydi? Pek olanaklı görünmüyor. Muhtemelen Rijkaard'ın da oluru alınmıştır bu transferde.
Evet belki, bizi hop oturtan hop kaldıran bir adamı kaybettik ama ahlaki yönden sahada sürekli olarak zaaf gösteren, sinirlerine hakim olamayan bir futbolcuyu da bünyemizde barındırmamış olduk.
Sahanın ortasında sondaj yapanları gönderemeyenlerle aramızda bir fark olmalı. Benim için bu fark, hiçbir şampiyonlukla ölçülmez. Bazı değerler, şampiyonluklardan daha önemli yoksa "Asaletin bize yeter" diyemeyiz.
Keita'nın yolu açık olur umarım. Bu yaşta Katar'da oynayacak bir adam değil çünkü. Böyle adamlara fazlasıyla ihtiyaç var futbol dünyasında.
Haldun Üstünel'in pasifize edilmesinde, geçen yılki transferlerin payı büyükmüş bunu da görmüş olduk. Doğrusu Elano'nun da gönderileceğini düşünüyorum. Galatasaray'ı önümüzdeki günlerde yönetimsel açıdan büyük krizler bekliyor gibi.
Unutmadan, Keita'nın gidişi Kewell'ın kalmasının da habercisidir. Adnan Polat, taraftarı karşısına almayı sevmez.
