19 Eylül 2010

Tarlaya ektim soğan


Tatsız tutsuz bir maç izledik. Bunun temel nedeni, patates tarlalarını kıskandıracak İzmir Atatürk Stadı'dır. Bu noktada "Galatasaray iyi değildi", "Misimovic ortalarda görünmedi", "Pino saç baş yoldurttu" diyemeyiz.

Çünkü ortada aslında sahaya benzeyen ama futbolcuların attığı her adımda, sanki Veliefendi'de Gazi Koşusu'nde son düzlüğe girmiş atların nalllarından çıkan çimler gibi koca koca parçalar çıkan futbol sahasına sadece şeklen benzeyen bir yer vardı.

321 milyon dolarlık televizyon ihalesine sahip ligde, böylesi bir zeminde futbol oynanması önce insan ve sporcu sağlığına sonrasında da futbola ihanettir. Nasıl ki, UEFA, Şampiyonlar Ligi'ne katılacak takımların statlarına bazı kriterler getirip, incelemeye alıyor, Türkiye Futbol Federasyonu da böyle bir uygulama içinde bulunmalı. Tabii görünürde var fakat fiili olarak uygulanmıyor.

Senelerdir bu ülkede "İzmir'in neden hiç takımı Süper Lig'de değil?" diye feryat edenlere, "İzmir önce kendisine yakışır bir stadın yollarını arasın" diye seslenmek istiyorum.

Dönelim maça. Böyle devam eder mi etmez mi bilinmez fakat şu var ki, Galatasaray'ın oynadığı futbol taraflı-tarafsız izleyen kimseyi memnun etmiyor.

Galatasaray'ın da orta sahası aslında İzmir Atatürk Stadı'na benziyor. Nasıl dışarıdan bakıldığında Atatürk Stadı çimiyle, tribünüyle, kaleleriyle bir stada benziyor ama futbol oynanmaya başladığı andan itibaren tarla görünümüne kavuşuyorsa, sarı-kırmızılı takımın orta sahası da aslında varmış gibi görünüyor. Bir nevi Kapalıçarşı gibi, gelen gidenin haddi hesabı yok. Rakip ister Bucaspor olsun, ister OFK Belgrad, isterse de Eskişehir, değişmeyen bir gerçek halini almaya başladı.

Oysa herkes gayet iyi biliyor ki, Galatasaray'ın en ciddi sorunu orta sahada. Her rakibin bastığı, sertlikle yıldırabildiği, hatta rakip baskı yapmadan bile rahatça top kaybeden bir takım görüntüne ulaştı.

Galatasaray, geçen yıldan bu yana garip bir refleks göstermeye başladı rakiplerine karşı. Başarılı olduğu her dönemde, sürekli hücumu düşünen yapısı ve gole ulaşma iştahı artık skorun üstüne yatan bir takıma evrilmiş durumda. Evet, kazanana bu ülkede hep haklı gözüyle bakılır fakat papazın pilava iştah kabartmayacağı günleri de görebiliriz.

Hepimiz görüyoruz sahanın içinde olan bitenleri. Bu iş için doktora yapmaya, tez hazırlamaya gerek yok. Bu sezon geride kalan maçları gördükten sonra kim Galatasaray'ın geriye düştüğü bir maçı lehine çevirebileceğini söyleyebilir?

Her izlediğim maçta sıkılmaya başladım. Üstelik aynı senaryolarla kurgulanmış, roman tadında maçlar olmaya başladı. Galatasaray biraz bastırır, bir biçimde öne geçer, golü attığı andan itibaren bütün oyunu sahasında kabul edip, birtaç cılız kontraatak yapar.

Nietzsche'nin dediği gibi, "Umut sadece eziyetin süresini artırır." Bekliyoruz, bu eziyet ne zaman bitecek diye.

Ya dur şimdi aklıma geldi, şu Fatih Terim dublörü vardı Bucaspor'un teknik direktörü olarak. Bülentciğim; dil hareketlerine iyi çalış, onları ihmal etme. Kameranın sana döndüğü her an attığın tripler, çıkarttığın diller filan güzel aynen böyle devam et.

Kilo da almışsın şahane semirmişsin. Takım elbise giyiyorsun, bulabilirsen parlak kumaş, bir de saçları tamamen geriye yatır. Oldu mu Bülentim benim. Hah! Aferin sana. Sen de ileride Fatih Terim hocan gibi olacaksın.

FUTBOLCU GÜNLÜĞÜ

Ufuk: Ben de inanmaya başladım, galiba kaleyi alıyorum.
Serdar Kurtuluş: Bu sağ bekte oynayan sakatlanıyor. Aha ben de sakatlandım.
Neill: Umarım Serdar sakatlanıp beni sağ beke geçirmezler.
Servet: Artık farkındayım, taca yollarım topu alkışı alırım.
Insua: Anfield'dan indim İzmir Atatürk Stadı'na.
Mustafa Sarp: Elano, Cana kim var kim yok hepsini yedekledim.
Ayhan: Golü attım artik herkes susar
Kewell: Bugün sahada var mıydım yok muydum anlamadım?
Misimovic: Asist kralıydım, ırgat oldum.
Pino: Neyse ki takım anladı öyle kolay kolay pas vermeyeceğimi.
Baros: Her maçta tek başıma rakip defansın tamamıyla boğuşuyorum yetti.
Cana: Bütün hafta basının malzemesiydim, 10 dakikada da olsa forma giydim.
Aydın: İlk 11'de oynamayı bekliyordum, yıkıldım.
Gökhan Zan: N'oluyor ya, sarı-kırmızı forma ne alaka? Haa doğru ya transfer oldum ama sakatlıktan forma giyemedim hiç

6 yorum:

brk dedi ki...

abi gökhan zan süper olmuş :D
maçı izlemediğim için bişi diyemicem ama babamın gece tansiyonu düşmüştü takıma bağladı, öldürcek bu takım beni dedi. fazla söze gerek yok herhalde. iyi oynarlar diye umut ediyoruz...

koala dedi ki...

@ brk; aman diyeyim baban dikkat etsin kendine, geçmiş olsun. valla ben sıkıntıdan patlıyorum izlerken. hele 1-0 öne geçtikten sonraki muhkûm oyun beni deli ediyor.

millet pollyana'ya bağlamış, "İki maçtır gol yemiyoruz bu güzel" türünden yorumlar var. geldiğimiz nokta buysa yazıklar olsun

Nihat ONUR dedi ki...

lütfen izleyinn önemli
http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=78467

Lionheart dedi ki...

"İzmir kendisine yakışan bir stad yapmalı" demekle olmaz o işler, stadı devlet yapacak sonuçta. Daha Buca Stadı'nın büyütülmesine idrar zoruyla müsade edenler mi izmir'e yeni stad yapacak?

Zemini ben de eleştiririm. 1.5 sene önceki Altay maçında da aynıydı şimdi de aynı. Burada suç İzmir'in değil GSGM'nindir.

koala dedi ki...

@ Lionheart; İzmir yapmayacak zaten, kastettiğim o değildi.

Saunders82 dedi ki...

http://www.facebook.com/video/video.php?v=441704782490&ref=mf

Şu videoyu izlesene. Bu kadar da olmaz. M. Sarp isimli ayı bu takımdan defolup gitsin bir an önce. Zaten yakışmıyordu artık hiçten yakışmıyor. Kimsin sen de böyle küfür ediyosun yeni gelmiş takım arkadaşına?