27 Mayıs 2011

Motorlu imama müftülük baskısı


Bu genç arkadaş, 24 yaşında bir imam. İsmi Tarık Balkı.
Dalaman Müftülüğü, kendisini istifaya zorlamış.

Nedenleri şöyle sıralıyor müftü Selahattin Bozkurt: "Balkı’nun motosiklet tutkusu hastalık derecesine ulaşmış. Kendisini çok kez uyardım. Neredeyse evine motosiklet ile girecek durumdaydı. Kullandığı motosiklet sürat motoru olduğu için günlük motosikletlere benzemiyor ve dikkat çekiyor, köyde gürültü yapıyordu.
Bu nedenle gençlerle ve köylülerle arasında sorun çıktı. Bizi dinleseydi geleceği parlak bir imamdı. Ayrıca motosiklet tutkusu Facebook’a da yansımış. Facebook sayfasında garip garip fotoğraflar vardı. Köylüye ayak uyduramadı."


Türkiye'de mahalle baskısı vardı değil mi? Kendi deyimleriyle mütedeyyinlere karşı mahalle baskısı uygulanıyordu.

Mahalle baskısı öyle değil böyle oluyor. "Parlak bir imammış ama motosiklet kullanıyormuş. Üstelik de facebookta fotoğrafları varmış."

Tabii bizler de Heidi ve Peter'iz. Yedik bunları.

Aile kurumunun kutsallığı, gençleri korumak hikâyeleriyle hayatımızın her alanına müdahale ediliyor. Devlet beni ve ailemi korumaya kalkıyor, aklısıra.

Devlet önce kendine sahip çıksın. Kendini bağımsız kılmaya çalışsın. Okyanus ötelerinden emirler almasın, sonra vatandaşını sahiplensin.

Müslümanlığın şartları gibi, imamlığın da şartları olduğunu böylece öğrenmiş olduk. Yüksek sesle motosiklet kullanmak, motosiklet kullanmak, köylüye ayak uyduramamak gibi pek çok şart var.

Ayrıca bu ülkede Diyanet'e verilen para ve bu imamlara verilen paralar da sorgulanmalı. Güya din ve devlet işi ayrı ama devlet, para topluyor bunun için ve bütçeden en fazla nasiplenen kurum oluyor.

Ülkenin; ateisti, Alevisi, Katoliği, Protestanı da bu kuruma para veriyor. Bildiğin haraç aslında, başka bir anlamı yok. Din gönüllülük işiyse, imama ne gerek var? Allah'la arama niye elemanın biri giriyor?

Türkiye'de kurulmuş şu kokuşmuş düzenin en kokuşmuş parçalarından biridir Diyanet denen kurum. Oluk oluk para akıyor ve benim cebimden çıkıyor, bana sorulmadan.

Konudan uzaklaşmadan, eğer imam olacaksan da, sakalın bol olacak, alabildiğine bağnaz olacaksın ve motosiklet kullanmayacaksın. Motosiklet dinen günah ya! Hem de facebook'u varmış elemanın. Günahların en büyüğü lan Facebook. Öyle buyurmadı mı padişahımız?

Aklınızı sikeyim sizin...

6 yorum:

ozdmroz dedi ki...

"The Imam" diye bir film vardı. İmam'da motor tutkusu vardı, uzun saçlı idi. Ama sonu böyle bitmiyordu yanılmıyorsam.

Adsız dedi ki...

"..Köylüye ayak uyduramadı." !!!

köylüden ne anlamak istedikleri yıllardır süre gelen, icraatleri ile tescilli değilmi?

başka ne beklenebilirdi ki bunlardan

Dr. Nihat dedi ki...

"Din gönüllülük işiyse, imama ne gerek var? Allah'la arama niye elemanın biri giriyor?" diyon ya, çok güldüm be kardeş. Elemanın biri öğretmese Allahı nası tanıycan?

koala dedi ki...

@ Dr. Nihat; doğru haklısın, her koyuna çoban lazım...

sago dedi ki...

zihniyetini sikeyim bunların

Cihan dedi ki...

Allah, `elemanin` birinin ogretmesiyle taninacak bir sey midir yani? Allah'in ne oldugu ogrenilmez, herkes kendi icinde, kendi dusuncelerine gore Allah'i ya da kendi koydugu isimle o varligi hisseder. Bu his belli ogretilerle kazanilacak bir sey degildir. Bence...