27 Haziran 2011

Patatesler boy boy götünüze girsin


Ezgi Başaran'ın Bu hamburgeri hazmedebilecek misiniz? haberiyle, Burger King'deki insanlık dışı uygulamayı duyduk.

İşe birkaç dakika geç kalan 41 yaşındaki Gülbahar Bad'a tek ayak üstünde bekletme cezası verilir.

Orospu çocuklarını bu ceza kesmez ki, geç kalan kişiye 'parmak basma' cezası verilir. Geç kalan çalışan bir zamazingoya parmak basıyor ve tutanak tutuluyor. Tutanaktan üç tane olursa, işveren gerekçe göstermeksizin işten atabiliyor işçiyi.

Burger King, bu kez de 4 işçiyi, sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkartmasıyla gündeme geldi. Tez Koop-İş'e üye 4 işçiye kapı gösterilmiş.

İşten çıkartılan işçilerden Pınar Bad'ın söyledikleri ciddi anlamda ibretlik. İnsanlara tuvalete gitmeleri izin verilmiyor, bir saatlik molaları, yarım saat yaptırılıyor. Belirli saatler -12.00-13.00/19.00-20.00- arasında yerlerinden bile kalkmaları yasaklanıyor.

Sendikalaşmanın önünü kesmek için, sendikalı işçileri bir bir işten çıkartıyorlar. Çalışanları, kurulan sorgu odalarına alıp, fişlenecekleri ve bundan sonra iş bulamayacakları yönünde tehditler savuruyorlar.

Bu orospu çocukları, insanları tehdit ediyor, işten çıkartıyor, insanlık dışı muameleler uyguluyor. İşçilere yasal hakları bile kullandırtılmıyor.

Bu tehdit hadisesi, her işverenin kullandığı yöntemdir. Bizzat başıma geldiği için çok iyi biliyorum. Beni tazminatsız işten çıkartacaklardı ve davalık olduğum taktirde "Bu sektörde iş bulamazsın" cümlesi yüzüme açık açık söylendi. Ben de kendilerine, aynı samimiyette (!) açık açık "Başka iş yaparım ama o parayı sike sike alırım" karşılığını verdim.

Sadece sağlık açısından düşündüğümüzde bile bu Burger King ve McDonald's gibi yerler, son derece tehlikeli. Köftesinin yapımında kullanılan kıymaların tamamına yakınında koruyucu özellikli olan sodyum nitrat var. Vücuda aşırı şekilde giren sodyum nitrat, kalp krizine açık bir davetiye. Dondurulmuş patatesler ise aşırı derecede yüksek yağlarda kızartıldığı için yanarak kimyasal değişime uğruyor.

Her şeyi bir kenara bırakın, biraz içselleştirin. Orada çalışan kişi, kardeşiniz, ağabeyiniz, anneniz, babanız, olabilir. Bu kadar şeyden sonra yemeye devam mı edeceksiniz?

O kadar adi bir döngü içindeyiz ki, birilerine işkence yaparken, biz içeri girip "Bana bir yarrak menü" diyebiliyoruz.

Biz orada oturmuş, sağlıksız boktan şeyleri yerken, içeride bir çalışan, tek ayak üstünde tutuluyor. Vicdanınız elveriyorsa, yemeye devam edin a.k. Bir gram vicdan sahibiyseniz, şunların hiçbirisine gitmezsiniz.

Yavşaklar, koskoca insanları tek ayak üstünde tutuyor, azarlıyor, bağırıyor, tazminatsız işten çıkartıyor. Neyin karşılığında? 10-12 saat sürekli ayakta kalıp, eline ay sonunda 679 TL verilmesi karşılığında.

O uzun uzun dilimlenmiş patatesleri bunların götlerine sokacaksın. O tek ayak üstünde tutan pezevengin yani.

Orospunun çıkartması, herifteki özgüvene bak sen, milleti ilkokul öğrencisi gibi tek ayak üstünde tutuyor. Diğeri tehdit ediyor, ötekisi fişlemekle korkutuyor.

Bu ülkede yoksulluk böyle idare ediliyor. Ülke yönetiminden, hamburgerci dükkânına kadar her yerde aynı şey.

Bu aşağılık, iğrenç, kokuşmuz düzene kol kanat geriyorsanız, gidin yiyin amına koyayım. Bir değil, üç-beş menü yiyin hatta. Ama içinde insanlık kırıntısı kalan kimse bu puştların lokantalarına gitmez.

Unutmadan, 12 Eylül referandumu öncesi miting alanlarında ne söyleniyordu; "Artık birden fazla sendikaya üye olabileceksiniz, özgürlük geldi."

Peh amınıza koyayım sizin...

5 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Normal bir ülkede böyle uygulamaları yapan şirketlerden kan getirirler ama bizde ancak "burada namaz kıldırılmıyormuş" gerekçesiyle veya yandaş değilsen "vergi denetimi" bahanesiyle teftiş edilir şirketler.

Kendi adıma uzun süredir McDonalds da Burger King de yemiyorum, zaten tatları da rezalet.

Adsız dedi ki...

sipariş yok destek var

outlaw dedi ki...

@ata ismet özçelik,

"normal ülke" nedir, nasıldır, nerede bulunur, bilmiyorum, ama burger king, mcdonald's benzeri fast food zincirleri ve daha birçok ulusötesi çalışan şirket dünyanın her yerinde benzer şekillerde çalışıyor. özellikle sendikanın sokulmaması, sendika üyelerinin işe alınmaması ya da işten çıkarılması bu tür düşük maaşlı işçi çalıştıran şirketler (özellikle hizmet sektöründe) dünya çapında geçerli olan bir durum, zaten merkezi olarak "union busting" stratejilerini belirliyorlar.

fabrizio dedi ki...

Aslında bu Burger King'de çalışan orospu çocuğu maalesef yalnız değil.

Konuyla ilgili kısa bir araştırma yaparsanız; bu işi yapan bir iki kişiyle konuşabilirseniz neler döndüğünü öğrenebilirsiniz. Misal X firmasının call center'ında da benzeri uygulamalar mevcut. Elbet tek ayak üstünde bekletmek nadir ve her picin aklına gelecek bir şey değil ama çoğu zor şartlarda çalışıyorlar. Misal yemek firmalarına ait call center'lar sadece o firmanın menüsünden yemek yemek mecburiyetinde. Sonra; sigara içen bilir... İçmediğin hatırı sayılır bir müddet sonra kendini işe veya meşgul olduğun konuya veremezsin. Her an "şuradan bir çıksam da sigaramı yaksam" diye düşünürsün. Bu yavşaklar çalışanlarına ara izinlerin çoğunu kısıtlamış vaziyette! Sigara içen adamların yerinde olmak istemem. Düşünsenize sizi bir ofise tıkıyorlar, dibine kadar katı kurallar, yüksek sesle gerçekleştirilen konuşmalar ve alabildiğine kargaşa... Tam da bunların ortasında sigara içemediği için kafasını toplayamayan bir adam! İşi bırakmak gibi bir lüksü de yok! Öyle ya sokakta sayısız işçi var. Hazır işi varken ailesini veya kendini geçindirmek için çalıştığı bu işten nasıl olurda çıkabilir ki?

Sözün özü; Bu erk meraklısı götlere bir had bildirmek lazım! Sipariş yok destek var bir yere kadar! Özellikle Burger King ile su yüzüne çıkan ancak neredeyse her call center'da uygulanan bu işkencevari çalışma düzenine karşı nasıl bir tepki gösterilebilir bilemiyorum. Bildiğim tek şey; şu piçlere hadlerini bildirmek... Ah ulan şu erk denen olgu nasıl da değiştiriyor insanoğlunu... Üç gün önce iyi diyebileceğin bir adam müdür unvanını alır almaz nasıl da bir orospu çocuğuna dönüşebiliyor? GÜzel yurdumun insanı; senin bir eşin daha yoktur dünyada... Ben henüz görmedim en azından...

Adsız dedi ki...

artik demokrasi falan yok; sirketokrasi var.