15 Mayıs 2013

İsteyen kızsın, isteyen götüne muz soksun


Bu ülkede inkar edilen çok şey oldu. Soykırımları inkar ettik, karakolda işkenceleri inkar ettik, toplu mezarları inkar ettik, devletin kendi vatandaşına yaptığı zulmü inkar ettik, cezaevlerinde ölümleri inkar ettik, tecridi inkar ettik, köy yakmaları inkar ettik, tecavüzleri inkar ettik, cinayetleri inkar ettik... O kadar çok şeyi inkar ettik ki, inkar ede ede bunların yalan olduğuna kendimizi inandırdık ve mağdurların asıl suçlu olduğuna kanaat getirdik.

Bu kadar inkarın arasına bugün ırkçılığı da ekledik. Komik bile nitelenemeyecek, acizlik sınırlarını aşan, insanın kanını donduran savunmalarla. Üstelik özür dileneceği yerde, suçlamalarda bulunarak.

Herkes şu cümleyi mutlaka duymuştur, "Benim, Kürt arkadaşlarım var." Garip bir savunma halidir bu, Kürt meselesine ilişkin konular tartışılırken. Artık bayatlasa da, bundan 15-20 yıl önce bu cümleyi çokça duydum. Vicdan aklamak ve yaşananları örtbas etmenin en güzel yoluydu bu cümle. Köyler yakılırken, insanların evlerine girip götlerine cop sokulurken, işkencelerden geçirilirken, pek çoğumuz "Benim de Kürt arkadaşlarım var" deyip, işin içinden sıyrılmaya çalışırdık. Çünkü onun, Kürt arkadaşlarının olması aslında Türkiye'de Kürt sorunu diye bir şeyin olmadığını gösteriyordu güya. Yaşananları reddetmenin bundan daha güzel bir yolunu da, senelerce bulamadık.

Fenerbahçe Kulübü'ndaki basın toplantısında sarf edilen, yani "Benim siyahi arkadaşlarım da var" cümlesi, ırkçılığın inkarından başka bir şey değil. Artık üstünde konuşmayabiliriz bu konunun çünkü onun siyahi arkadaşları varmış (!) Artık bu açıklamadan sonra Drogba da, sınırları dahilinde tek bir ırkçılık vakasına rastlanmamasına karşın güzel ülkemizi dünyaya rezil ettiği için siktirsin gitsin (!) Öyle ya, muz sallayanlardan birinin siyah arkadaşları var, diğeri ise midesinden ameliyat olduğu için muzla besleniyor. Haaaa, neden elinde sallıyor, Muslera ısınmak için çıktığında el-kol hareketi yapıyor ve ona sinirleniyor, öteki tam elinde muz varken tezahürata katılıyor. Irkçılıkla uzaktan yakından ilgili değil bu yaşananlar. Ahlaksız Drogba, adi Dany, şerefsiz Eboue!!!

Kulüpte gerçekleştirilen şu basın toplantısından utanan pek çok Fenerbahçeli olduğuna eminim. Bu ırkçı pisliklerin aklanmak için oraya getirilmesinden utanan Fenerbahçeliler olduğunu da. Ama belli ki, Fenerbahçe kurumsal olarak bu pisliğin ortağı konumuna gelmiştir. "Ülkemiz karalanıyor" ile başlayıp, "Tribünlerde ırkçılık yapılmamıştır"la biten bu rezilliğin başka bir açıklaması olamaz çünkü.

Orta oyunu sahnelemek yerine bu kadar zor muydu "Yapılanlardan ötürü özür dileriz. Bu kişilerin kombineleri iptal edilmiştir ve bir daha stada girmelerine izin vermeyeceğiz" diyebilmek. Her pisliği halı altına süpürmek, her yaşanan rezalette bir suçlu aramak daha kolay değil mi?

Biz yaşanan her pisliğe bir kılıf bulduğumuz için bugün bu kadar içimiz kararmış, dibi tutmuş tencere gibi yüreklerimiz. Vicdan duygumuz tozlu raflarda kalmış, unutulmuş gitmiş. Kimse kendisine toz kondurmuyor, kimse yanlış yapmıyor ya da yapsa bile mutlaka tahrik edilmiştir.

Doğrunun tarafı olmaz, siyahı, beyazı, mavisi olmaz. Doğru doğrudur ve onun yanında yer almak, kimseyi incitmemeli. Fenerbahçe Kulübü, bir özürle şu işi rahatlıkla kapatabilirdi ama onlar da, yüzyıllardır bu ülkenin ezberinde olan şeyi yapmayı seçtiler ve inkar ettiler.

Bu inkar politikası ve yapılan basın toplantısı seneye de başka statlarda Drogba'ya muz sallanmasını, Dany'ye muz atılmasını beraberinde getirecektir. Sadece Drogba'ya değil, bütün siyahlara yönelik bu tip ırkçı davranışlar olacaktır. Çünkü biz doğru olan yerine, ülke refleksi olan inkarı seçtik.

Göreceksiniz, bu olayın sonunda bütün suç Drogba'nın üstüne yıkılacak. Yalan söylediği için, ülke imajını karaladığı için, Fenerbahçe'yi zan altında bıraktığı için. Birtakım gerizekalılar çıkıp, dava açacaktır bu bahaneleri ard arda sıralayıp.

3 gündür ırkçılığın tartışıldığı ancak yok sayıldığı bir ülkede, Negro isminde bisküvi çıkartılıyorsa daha bu konu üstünde çokça konuşuruz.

Bu ülke Osmanlı'dan beri iliklerine, kemiklerine kadar ırkçılıkla bezenmiştir. Bunu yok saymaya çalışmak, yaşanmamış gibi davranmaksa ırkçılığın daniskasıdır ve o ırkçılığa ortak olmaktır. Fenerbahçe de, bugünkü basın toplantısıyla kurumsal olarak ırkçılığa ortak olmuştur. İsteyen kızsın, isteyen darılsın. İsteyen de götüne muz soksun. Ama durum tamamen budur.

Kendisine 'büyük' diyen bir kulübün böyle aşağılık açıklamalarla komik duruma düşmesi de, hakikaten insanı üzüyor. Şike, ırkçılık, başka ne kaldı? Sırada ne var? Yazık.

Ülkenin o çok duyarlı köşe yazarlarının şu konu hakkında kelam etmemesi de başka bir çirkinlik. Gözler önünde yaşanan ırkçılık hakkında sözü olmayanın, bundan sonra yazacakları da güvenilir ve objektif olmaktan çıkmıştır. İçine kimi istiyorsanız onu dahil edin. Lig TV'de yorumculuk yapıp, para kazanmak, ahlaklı olmaktan daha yeğ bir durum halini alıyor olmalı.

Not: Düzenlenen basın toplantısındaki saçma video time kod hikayelerine girmeyeceğim. Yapılmamış da, Drogba yokmuş da muhabbeti için sağda solda dolanan fotoğraflara ve videolara bakmanız yeterli.

11 yorum:

KaraKalem Nameler dedi ki...

Resmen rezalet..Ama pardon adamın midesi bozukmuş yazık..!

koala dedi ki...

@ KaraKalem Nameler; evet, çok üzüldüm ben de midesi için. ahlaksız Drogba, hep onun yüzünden

Adsız dedi ki...

sen hala ölen fenerliye üzül.. bak anında insanı nefretle dolduracak bir eylem yapıyorlar. asla geri adım yok. hepsi yok olmalı.

koala dedi ki...

@ Adsız; elbette üzüleceğiz. öyle ya da böyle şartlar ne olursa olsun altı üst bir futbol maçı için ölen bir insana üzülmeyecek miyiz? bu kadar mı insanlık sınırları dışındayız

Cihan dedi ki...

Yakinda Drogba'yi suclu ilan edecekler. Turk milletini Dunyaya irkci tanitttigi icin. Ulan oylesinizi zaten, bu milletin her turlu pisligi yapip, yok abi biz aslinda melek gibi insanlariz, kafasini yasamayi anlamiyorum. Ne tiksinc bir zihniyettir. Turkiye vatandasi olmaktan utaniyorum.

koala dedi ki...

@ Cihan, al benden de o kadar

Selocan dedi ki...

Ben açıkçası üzülen veya takımına bu sebepler yüzünden kızan Fenerbahçeli pek fazla taraftar olduğunu da düşünmüyorum. Bu inancımı 2 sene önce yitirmiştim, bu son olayda Fenerbahçeliler'in yorumu üzerine mum dikmiş oldu.

Büyük kitlelere hitap eden böyle yapılar, kendilerini takip eden insanları da kendilerine benzetir zamanla. Benim adam akıllı dediğim Fenerbahçeli tanıdıklarım da dahil, bu pisliğin temiz olduğuna inandırıldılar, inanıyorlar.

Şurada yapılan yarım saaatlik fotoğraf ve video gösterisinden sonra, kimse olayın özünü, aslını araştırmaya bile yeltenmeyecek. Çünkü kulüpleri çıktı konuştu, dedkleri her şeye itaat edilmesi şart onlar için.

Bu aslında ülkenin şuanki durumu ile çok paralel de, konu dışına çıkmak istemiyorum.

Dorgba tabi ki suçlu ilan edilecek, o konuda şüphe yok zaten.

koala dedi ki...

@ Selocan; çıkıp bir özür dileseler,üstüne bunları yapanların kombinelerini iptal etseler ve bunlara bir daha kombine satılmayacağını söyleseler, mis gibi işin içinden çıkarlardı ve yaptıkları büyüklük olurdu. hep aynı muhabbet, sürekli pisliği örtme çabası. sıkıldım iyice. bakma bizde de benzer durumlar olmuyor değil.

Tanita Tikaram dedi ki...

Sen ne kadar yazarsan yaz, ulkede boylesi arsizlik almis basini gitmisken belirttigin sorunlarin hicbiri cozulmez. Asagiya copy yaptigim paragraf, Fenerbahce'nin bugunku resmi sitesinden alinti. Aciklama FB asbaskani tarafindan yapiliyor, yaziyi katiksiz kopyeliyorum, sadece bir sozcugu kucuk harflerden buyuk harflere ben cevirdim. Onu da yaziyi okuyunca anlarsiniz neden yaptigimi:

"Kulübümüz, Fenerbahçe-Galatasaray maçının ardından gündemi meşgul eden olaylar ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’ndaki toplantıya Asbaşkanlarımız Deniz Tolga Aytöre ve Ömer Temelli ile suçlamalara neden olan olayın kahramanları taraftarlarımız ve iddialara neden olan o fotoğrafı çeken foto muhabiri Doğan Çil katıldı. Toplantıda ırkçılık olayı olarak gösterilen söz konusu fotoğrafın henüz Didier Drogba ve Emmanuel Eboue de dahil Galatasaray Futbol Takımı sahaya çıkmadan, Galatasaray Kaleci Antrenörü Claudio Taffarel’in Galatasaray kalecileri Fernando Muslera ve Eray İşcan’ı sahada ısındırırken çekildiği, stat güvenlik kameraları ve fotoğrafın dijital kayıtlarıyla ispatlandı. Olayın "KAHRAMANI" taraftarlarımız ırkçılıkla yakından uzaktan alakaları olmadığını, kendilerinin de siyahi arkadaşlarının bulunduğunu, muzu yemek için yanlarında getirdiklerini ve Muslera’nın ısınırken tribünlere yaptığı bir harekete tepki amacıyla o anda ellerinde bulunan muzu salladıklarını söylediler."

koala dedi ki...

@ Tanita Tikaram; olayın 'kahramanı' demek. aslında haklılar, bu adamlar kahraman. bu kulübün ne kadar iğrenç olduğunu bir kez daha gösterdikleri için.

KaraKalem Nameler dedi ki...

Bu ülkede şike halı altı yapıldı..Şike basite indirilcek şey mi..?O zaman neden juventus düştü onlarda yapsaydı öle ama pardon biz sütten çıkma ak kaşığız..

Bu ülkede emre ırkçılık yaptığında Yobo adam olsaydı zamanında Emre'nin ona yaptığını unutmaz Zokoro'yu yalancı çıkarmazdı..
Ama Emre pardon çok efendi bir adam..

Kusura bakmayın ama Türkiye'de son iki senedr futbol adına hiç bişey yok tek var olan nefret,şiddet,holiganlık ve KABADAYI Yöneticiler ve Futbolcular..