29 Ekim 2009

Anketle milli takım teknik direktörü seçimi


Polonya Milli Takımı'nın yeni teknik direktörü Franciszek Smuda oldu. Smuda'nın teknik direktör olmasında tabii ki ters bir durum yok. Ancak seçilme yöntemi biraz ilginç.

Smuda, Polonya taraftarları arasında yapılan bir anket sonucu teknik direktörlük görevine getirildi.

Şimdi, olayı hemen Türkiye'ye çeviriyorum, 'neler olurdu neler' demekten kendimi alamıyorum. İş sidik yarışı boyutuna getirilir, her takım taraftarı kendine bir teknik direktör belirler ve oy yağmuru başlar.

Akıllı işi değilmiş, Polonya Avrupa Kupası'na da gidemez, Leo Beenhakker'i ararlar, şimdiden söyleyeyim..

Antu-Daum hareketi!


Bu takım televizyonlarının hiçbirini sevmiyorum. Galatasaray, Fenerbahçe filan fark etmiyor. Son derece gereksiz ve son derece anlamsız geliyor bana.

Fenerbahçe teknik direktörü Daum, dün Fenerbahçe TV'ye çıkıp, hafif atıp tutmuş, öncesinde de Rijkaard bir benzerini yapmıştı. Ancak Daum, ipin ucunu kaçırıp, bu Antu şaklabanlığını sözlerine taşımış. Yani Keita'ya atılan su bardağının Galatasaray tribünlerinden atıldığı saçmalığını.

Dün de yazmıştım "Görüntünün başı yok" diye, haklı çıktım ve Lig TV görüntüleri ortaya çıkarttı bu embesilce iddiayı. Ama Daum'un henüz haberi olmamış olacak ki, kendisine sorulan "Derbi maçtan sonra Rijkaard, maç öncesi futbolcular arasında yaşanan gerginlik le ilgili, 'Bu Fenerbahçe'nin bir stratejisiydi' dedi. Keita'nın kırmızı kart görmesiyle ilgili, tribünlerden atılan cisimler olduğunu iddia etti.

Keita'ya isabet eden cismin televizyon görüntülerden Galatasaraylı taraftarlar tarafından atıldığı ortaya çıktı. Sizin böyle bir stratejiniz var mıydı. Rijkaard provakasyondan bahsediyor?"
sorusuna "Hiçbir zaman öyle bir strateji uygulamam, hiçbir zaman futbolculardan böyle bir şey istemem. Tabii yenilgiden sonra büyüklük göstermenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Rijkaard ve Keita yanlış biliyor. Çünkü tespit edilmiş, su bardağı Galatasaray taraftarının olduğu tribünlerinden atılmış." yanıtını vermiş.

Eh, sen gidip, ne idüğü belirsiz bir sitenin iddiasına sahip çıkan, kendisine gazeteci diyen iki gerizekalının iddiasına sahip çıkmaya kalkarsan, böyle mal gibi kalırsın. Delinin biri kuyuya taş attı, ardından deli sürüsü gitmeye başladı.

DEZENFORMASYON

Bu arada Antu'nun dün yaptığı işi ABD ve medyası, Irak savaşı süresince yapmıştı. Adına dezenformasyon diyoruz. Türkçe ile ifade edeyim; yanlış bilgilendirme, yönlendirme.

Spor basınımız Galatasaray aleyhine ve Fenerbahçe lehine olmak üzere sıkça kullanıyor bu metodu. Bu verilen 3 şampiyonluk sözü ile paralel biçimde ilerliyor haberler. Yakındır "16" hareketini başlatmam..

Futbola son bakış


Çok şey anlatıyor, bu gözyaşları....

28 Ekim 2009

Buca maçından aklımda kalanlar


Caner'den sol bek olursa, benden astronot olur.

Emre Güngör, futbolu unutmuş.

Elano'nun oynamaya niyeti var gibi görünmüyor.

Aykut kalede gayet güven verdi.

Kewell tam bir futbol emekçisi.

Barış, bu kadar top kaybederse Galatasaray'da yedek bile olamaz.

Linderoth'u görmek, insanı mutlu ediyor.

Arda moral olarak çöküntü içinde.

Özetle, Fenerbahçe yenilgisi yara vermiş. Yarayı sarmak gerek.

Ve 'Futbol Tanrısı' buyurdu...


Bu nasıl teknik direktör, biri bana anlatsın! Bugüne kadar Rijkaard hakkında çok itidalli konuşuyordum. "Kendini veremiyor, ciddiye almıyor, dışardan teklif alamadığı için Türkiye'ye geçici geldi" falan filan diyordum. Hayır. Şimdi Rijkaard'ın futboldan anlamadığına inanıyorum.

Editörün notu: Yorum yazamayacağım, ağzım dışındaki uzuvlarımla gülüyorum.

Büyük zaferin fotoğrafları (!)


Fotoğraf www.ultraslan.com'dan alıntı. Büyük bir zaferin görüntüleridir.

Yorum yapan Ati diye bir arkadaş vardı, Baros'un zemin yüzünden sakatlandığını söyleyen. Hâlâ aynı fikirde mi bilmiyorum... Böyle faul olur mu onu da bilmiyorum.

Tık'larsanız büyük halini görürsünüz.

Hezimet sonrası ilk antrenman


4-0'lık hezimetin ardından çıkılan ilk antrenmanda suratlar asık. Haberi ilk duyduğumda derin bir 'oh' çektim. Dünyada iki takım bu kadar mide bulandırıcı çünkü.

Yeni haber ajansımız Antu -AHA-

Gazeteciler, televizyonlar pek çok ajans kullanır, haber için.

Anadolu Ajansı, Cihan Haber Ajansı, Doğan Haber Ajansı, İhlas Haber Ajansı, ANKA, yurt içinde kullanılan ajanslardan bazıları.

Reuters, AP, AFP gibi ajanslar da, yurtdışı haberleri için kullanılar ajanslardan.

Şimdi de, Antu Haber Ajansımız var (AHA-kısaltması da fena olmadı valla). Antu'dan haber alıyoruz, haber yapıyoruz. Keita'nın başına biz atmadık, onlar attı. Aslında hakemin kafasını da yarmadık, yine onlar yaptı. Biz zaten hiçbir şey yapmayız, uslu çocuklarız türünden bir görüntü var.

Görüntünün başı yok ama ne hikmetse, havadaki hali var. Sidik yarıştırmanın anlamı yok, kim attıysa attı. Futbol seyircisi evrim sürecini tamamlayamadı. Halen hayvani tepkiler gösteriyor.

Neyse, konu bu değil zaten. Antu Haber Ajansımız hayırlı ve uğurlu olsun vatana millete.

27 Ekim 2009

PFDK'ya sevkedilenler ve ağzı açık Bünyamin


Fotoğrafa dikkat; Bünyamin'in yardımcısının kafası yarılmış olay sırasında ağzı açık olayı izliyor. Yani kimin ne yaptığını gayet iyi görüyor. Ama herhangi bir biçimde ceza kesebilecek cesareti yok.

Arda, Aydın, Baroni ve Bilica'nın neler yaptığını dakikası dakikasına görüyor ancak hiçbir şey yapmıyor.

Fenerbahçe, Galatasaray ve Bilica PFDK'ya sevkediliyor; olayları başlatan Arda ve Baroni sevkedilmiyor. Herkesi keriz mi sanıyorlar anlamıyorum. Neden; çünkü maçta zaten Galatasaray'ı biçmişsin, Keita minimum 2 maç ceza alacak, Baros'un ayağı kırılmış, üstüne Arda'ya ceza verirsen ortalığı ayağa kaldırırsın. Ne yapıyorsun, faturayı bir kişiye ve iki takıma çıkartıyorsun.

Bu olayları görmesek ve PFDK'ya sevkedilenleri öğrensek, deriz ki "Bilica bütün olayları başlatan adam."

Kazın ayağı öyle değil, Türkiye'de görmeyen, bilmeyen kalmadı ama Federasyon cinlik peşinde. Kimseyi ayağa kaldırmadan, çok fazla can acıtmadan (!) işi bitir sessiz sedasız. Bir siz akıllısınız zaten, herkes aptal..

İLKER MERAL, BÜNYAMİN VE SIRADAKİ

Bünyamin'i dinlendirirler birkaç hafta. Ne hikmetse Galatasaray maçlarına çıkan hakemler bol bol dinleniyor. Önce İlker Meral şimdi Bünyamin, sezon sonuna kadar daha en az 5 Galatasaray maçı sonrası dinlendirilen hakem olacaktır, kimse endişe etmesin

Bu bira nasıl içilmez ki!