11 Eylül 2009

En iyi 10 frikik ustası (benim listem)

Vizontele'de o meşhur diyalog vardır ya "Aha! Bu benim aklıma gelmişti. Vallahi de billahi de aklıma gelmişti diye". Hakikaten benim de aklıma gelmişti en iyi 10 frikikçiyi ama Independent yapmış, ben de "Aman canım madem öyle kasmayayım, oradan servis edeyim" dedim.

Ancak onların listesine sadık kalmayacağım ve bazılarını çıkartıp yerlerine, kendi belirlediğim isimleri koyacağım. Altta orijinal listeyi de bulabilirsiniz.

EN İYİ 10 FRİKİK USTASI

1- Arthur Zico: Son zamanları olsa da onu izleyebilme şansına erişen insanlardan biriyim. 1982 Dünya Kupası'ndaki o harika takımı ve muhteşem futbolu asla unutacağımı sanmıyorum.



2- Pierre Van Hooijdonk: Seyretme imkânı bulduğumuz hatta çok yakından bulduğumuz bir isim daha. Futboluyla, kişiliğiyle, sahadaki duruşuyla yani her şeyiyle doğru düzgün bir adamdı. Bu listeye girmeyi sonuna kadar hak ediyor.



3- Alessandro Del Piero: Juventus'la Galatasaray bir dönem çok karşılaştığından mıdır nedir bilmiyorum ama ısınmadığım bir oyuncudur kendisi. Hatta bir dönem favorileriyle birçok futbolcuya da esin kaynağı olmuştur. Her ne kadar sevmesem de, dünyanın en iyi frikikçileri listesine girmeyi hak ediyor.



4- Sinisa Mihajlovic: Hiç hazzetmediğim ve sevmediğim, sahada millete tüküren ırkçı davranışlar sergileyen bir isim olsa da, Mihajlovic de, en iyi frikikçiler listesine girmeyi hak ediyor.



5- Ronald Koeman: Independent'in orijinal listesinde bulunmayan ama benim yerleştirdiğim isimlerden biri. Koeman'sız bu liste boynu bükük mahzun olurdu. Galatasaray'ın PSV'yi 2-0 yendiği maçta canlı canlı izlemiştim. Hatta onun için antrenman izlemiştim Florya'da. Antrenmanda vurduğu bir frikik 11 aşında bir çocuğu hastanelik etmişti. Böyle de bir anımız var.



6- Juninho Pernambucano: Bu adam frikikleri bana hepsinden ayrı geliyor. Olmayacak yerden, olmayacak vuruşlar yapıyor. Genelde iyi falsolu vuruş yapan oyuncular uzaktan iyi vuramaz ama bu herif 35 metreden de topu istediği yere yolluyor.



7- Cevat Prekazi: Haliyle orijinal listede Prekazi yok. İzleseler, yüzde yüz koyarlar listeye. Hatta ilk üç sırayı zorlar. Benim görmüş ve görebileceğim tartışmasız en iyi frikikçidir. Hayatımda ilk futbolcu imzamı ondan almıştım, hâlâ da saklarım. Özledim yemin ediyorum.



8- Roberto Carlos: Roberto Carlos'u da listeye ekleyince, listedeki birçok adamın yolunun Türkiye ile kesiştiğini fark etmemek mümkün değil. Her ne kadar Türkiye'de bu frikiklerinden mahrum kalsak da (Bir Galatasaraylı olarak mutlu, futbolsever olarak mutsuzum konudan) dünyanın en iyi frikikçilerinden biri de o. Sanırım kimse unutamaz Fransa'ya attığı golü.



9- Hami Mandıralı: Doğru tahmin ettiniz, listede olmayıp, benim eklediğim isimlerden biri. Kim ne der bilemem ama benim bir Türk futbolcu olarak izlediğim en iyi serbest vuruş ustası oydu. Sert, plase fark etmez. Her yerden her biçimde vururdu toplara.



10- George Hagi: Listeden bir dolu adı eleyip, Hagi'yi de kondurdum listeye. Hami'den sonra kafiyeli de oldu. Faruk Süren'in askerlik arkadaşı diye yutturmaya çalıştı gazeteler, ilk maçında çaktı frikiği, susturdu herkesi. Commandantem, komutanım, Hagim; dinmiyor özlemin.




INDEPENDENT'İN ORİJİNAL LİSTESİ

1- Arthur Zico
2- David Beckham
3- Pierre Van Hooijdonk
4- Roberto Carlos
5- Jose Luis Chilavert
6- Alessandro Del Piero
7- Juninho Pernambucano
8- Sinisa Mihajlovic
9- Matthew Le Tissier
10- Valdir 'Didi' Pereira

6 yorum:

arif dedi ki...

Independent!in listesinde bir şey dikkatimi çekti.Listede bulunan 3 futbolcunun da yolu Türkiye'ye düştü.
Aslında bu futbolumuzun geliştiğinin küçük bir göstergesi olduğunu düşünüyorum.

koala dedi ki...

@Arif; Tabii ki, futbolumuzda bir gelişme var ancak gelen futbolculara bakarsan hepsinin yaşı kemale erdiğinde geldi. Ama yine de kaliteli futbolcuların gelmesi her zaman için iyi.

gayin-sin.net dedi ki...

Selam.

Bu tip toparlamalar çekici oluyor kuşkusuz.

Bence Independent'in listesi oldukça afaki ve taraflı olmuş. Mesela vazgeçtim Gheorghe Hagi ve Cevad Prekazi'yi, bir Michel Platini'nin yer alması gerekirdi o listede. Her ne kadar ölü yaprak vuruşunu Didi'den emanet alsa da.

Bir de Zico'yu futbolculuğunda oldukça sık izledim. Ve bu büre içinde frikik listesine birinci sıradan girecek bir vuruşunu görmedim. Hatta galiba ulusal forma altında frikik golünü bile hatırlıyor değilim.

(Bu arada Zico'nun sadece yerel bir efsane olduğunun, uluslararası futbolda hiçbir başarısı ve ciddi bir unvanı bulunmadığının altı çizilmeli. Efsane olmasını Brezilya'nın açık ara en popüler takımı olan Flamengo'da oynamasına borçludur. Üç dünya kupasına katılmış ancak kupayı TV'den görebilmiştir. Karşılaştırıldığı Pele ise Jules Rimet Kupası'nı tam üç kez ellerinin üzerinde havaya kaldırmıştı.)

Sonra. Roberto Carlos ve Hami Mandıralı gibi sert vuranların frikikçi ilan edilmemesi lazım kanımca. Çünkü bu iki futbolcunun da temel özelliği uzaktan sert ve isabetli vurmalarıydı topa.

18 çizgisi civarında, topu doğrudan falso vererek barajdan aşırtmalarına ve gol yapmalarına şahit olmadım bu iki futbolcunun. Onların frikik golü atması için yaklaşık 20 metrelik bir mesafe olması gerekiyor ve gerekiyordu. Bu anlamda mesela bir Rainer Bonhof'un da listede olması şarttır. Çünkü benim bildiğim topa en sert futbolcu oydu. Hele bir Moenchengladbach-Liverpool maçında Liverpool kalecisi Clemence'in onun frikiğini görüp kollarının kırılmaması için yere eğilmesi aklımdadır. Galıba 130 kilometreden fazla sürati vardı topun.

Şimdilik diyeceklerim bu kadar.

Sevgilerimle.

Melih Şabanoğlu

koala dedi ki...

Melih Abi, bloğa girdiğini görmek inan beni çok ama çok mutlu etti, hem de fazlasıyla. Bu listeyi ilk gördüğümde bir ay olmuştu sanırım "Birileri görür yapar" diye düşündüm ama sağda solda olmadığını görünce el atmak farz oldu.

Bir ay önce baktığımda Michel Platini cidden aklımdan geçmişti ama akşam yaparken hiç aklıma gelmedi.

Rainer Bonhof'u babamdan duymuşluğum vardır ama hiç izlemedim. İlk iş olarak araştırmaya başlayacağım, sana söz.

Kişisel olarak ben de frikik gollerinin kavisli ve falsolu olanını severim. O yüzden Roberto Carlos konusunda sana katılamayacağım :) Çok hoş kavisli frikiklerini gördüm çünkü.

Zico benim hafızamda hep 1982 Dünya Kupası'ndaki o meşhur kadroyla vardır ve en unutamadığım isimdir Dr. Socrates'le birlikte.

Tekrar, seni burada kelimelerin ve yorumunla görmekten ötürü teşekkür ederim.

Saygılar..

gayin-sin.net dedi ki...

Selam.

Roberto Carlos topa şiddetli vurduğu için mesafe varsa kavis veren bir futbolcu. Yoksa mesela Prekazi'nin eline su bile dökemez.

(Bir Kocaelispor deplasmanında rakip kalenin tam arkasındaydım. Prekazi'nin frikik golünü kaleciyle aynı açıdan izlemiştim. Ve o zaman anlamıştım ki Cevad'ın vurduğu hiçbir frikik tutulamazdır. Çünkü bir gezegen gibi hem kendi etrafında fıldır fıldır dönerek gelirdi top kaleye doğru, hem de kalecinin yörüngesinde dönermiş gibi en uzağa giderdi kaleciden.)

Zico. Yazdıktan sonra bir daha baktım Zico'nun hayatına. Sadece Udinese'de oynamış birkaç yıl, sonra yeniden Brezilya'ya dönmüş.

Halbuki Dr. Socrates, ki Ernestosu'dur futbol aleminin, Fiorentina gibi kalburüstü bir takımda oynamıştı. Bu vesileyle Fenerbahçe'yle bir UEFA Kupası elemesinde karşılaşmışlardı, yine yanılmıyorsam bir tane yazmıştı doktor.

1982 Brezilyası'nı unutulmaz kılanlar Zico'dan daha çok Falcao ve Doktor'du. Tabi bence. Aslında bu vesileyle iyi oldu. Bir Doktor yazısı yazayım. Futbol aleminin Che'si başlıklı.

Sevgiler.

Melih

koala dedi ki...

Evet bak abi Falcao, gerçekten de harika bir adamdı.

Sabırsızlıkla bekliyorum Dr. Socrotes yazını.