18 Kasım 2011

Kedisini kaybeden bir kişiden...


Az sonra öleceğim.
Son bir kez daha bak gözlerime.
Boşluğa diktiğime bakma, görür seni gözlerim.
Az sonra öleceğim.
Son bir kez daha gözgöze gel benle,
Son bir kez bakışlarımızla konuşalım.
Az sonra...
Çok uzaklara bakarmışçasına bir noktada takılıp kalacak yeşil gözlerim.
Sen en çok gözlerimi, bakışımı severdin, biliyorum.
Bir de asilliğimi...
Bir de sakinliğimi...
Şimdi daha da sakinleştim, değil mi?
Zaten üzdüm, bir de yormak istemem seni.
Az kaldı, birazdan öleceğim.
Ne telaşım kalacak ne ortada dolanan ilaçlarım.
Sahi, bu ilaç lekeleri çıkar mı bu bebekli battaniyeden?
Son bir kez gözgöze gel benimle.
Az sonra öleceğim.
Son bir kez kucakla beni,
Sıcaklığını özleyeceğim.
Ama en çok sen özleyeceksin beni okşamayı, biliyorum.
Kadife başımı öpmeyi özleyeceksin, koklamayı...
Patilerimi göğsüne dayayıp oturduğum anları hiç unutma.
Unutma o anki mırıltılarımı, mutluluğumu,
Mutluluğumuzu...

İstersen son bir defa okşa tüylerimi,
Son bir defa tüylerimin rengini kazı aklına.
Bak, başımın üstüyle kulaklarım renkli benim,
Kuyruğum bir de.
Bir de sırtımda tarçın rengi bir leke var.
Diğer yerlerim bembeyaz, unutma.
Unutma tüylerimin rengini.
Karnım ilaçlardan, kandan böyle kırmızı.
Çok kirlendim.
N’olur beni böyle hatırlama, e mi?
Ben hep temizdim biliyorsun.
Titiz kızım derdin bana ya zaten.
Beni hep temiz hatırla.

Az sonra öleceğim.
Son bir defa öp beni.
Ben senin çeneni yalayamam, hiç takatım yok.
Ama ben seni çok sevdim minicik kalbimle, bunu unutma.

Az sonra öleceğim.
Son kez tüylerimin arasına burnunu göm, kokla beni.
Hâlâ mis gibi kokuyorum bak.
Ben senin kokunu hiç unutmam, sakın korkma.
Son kez kavra yumuşacık patilerimi,
Bir de en çok patilerimin altındaki tüyleri severdin sen sahi.

Tut, öp patilerimi istersen, bak üşümüşler.
Sıcacık avuçlarının arasında son kez okşa.
Battaniyelerin içinde bebekler gibiyim.
Biraz küçüldüm mü ne?
Ben eski ben değilim...
Karnımda boydan boya dikiş izleri,
İlaçlar yapış yapış yapmış.
Kanlar bulaşmış o ipek tüylerime.
Gücüm olsa yalar temizlerdim biliyorsun,
Yine de sen beni temiz hatırla.

Az sonra öleceğim.
Beni yıllarca besledin, minnettarım.
Ama ben kısacık hayatımı sana adadım, bunu unutma.
Az sonra öleceğim.
N’olur üzülme, aklım sende kalmasın.
Hayat dediğin kısacık işte.
Ben, benimkini yaşadım, bitti.
Biliyorum, daha erkendi.
Ben de beklemiyordum henüz ölmeyi.
Ama ölümler hep erken gelirdi, değil mi?

Az sonra öleceğim.
İçim rahat gidiyorum, yalnız değilsin.
Tarçın, Mahzun, Beyaz, İpek...
Yalar temizlerdim, koynumda uyuturdum hepsini,
Üzerlerinde kokum kaldı benden hatıra.
Sana bensizliği unutturabilirler mi bilmiyorum,
Ama onları okşarken de beni hatırla...

Az sonra öleceğim.
Ben senle çok mutlu yaşadım.
Ne yatağını ne yastığını yasaklamadın bana, daha ne olsun.
Ne de sevgini...
Ne döktüğüm tüyler battı gözüne, ne saçtığım kumlar.
Beni sevdiğin için seni suçlayanlara hiç aldırmadın.
Beni kimse senin kadar sevemezdi, bunu biliyorum.
Hatırlıyor musun kucağına geldiğimde okuduğun gazeteni bırakırdın,
Ördüğün örgüyü.
Sigaradan nefret ederdim ben,
Sigaranı bile söndürürdün bazen, yeni yaktığın halde.
Ben yatmak için seni beklerdim sabırla,
Sen beni göğsüne alırdın sevgiyle.
Ne zaman sevgini istesem verdin bana, sakınmadın.
O sıcak geceleri hiç unutmam ben,
Sen de unutma.

Az sonra öleceğim.

Sana resimlerden gülümseyeceğim artık.
Belki bakamayacaksın, için kanayacak gözlerime bakarken.
Pişmanlıklar yaşayacaksın benden yana,
Acabalar, keşkeler...
Bunu yapma.
Beni hepten kaybedeceğini bilseydin kıyamazdın, biliyorum.
Doktor amcalara beni teslim ederken korkudan ben titrerken,
Sen ağlıyordun.
Gördüm, en son gözyaşların kaldı aklımda,
Bir de telaşın...

Dışarıda yağmur yağıyordu,
Sen üşüyordun.
Ben korkuyordum.
Yapayalnızdık ikimiz,
Bir sen vardın kocaman hastanede, bir de ben.
Bir de aramızdaki kocaman sevgi...
Bir de hissettiğim o kocaman acılar vardı.

Ameliyatım bitince yağmur dindi,
Ama acım dinmedi.
Bunları üzül diye söylemiyorum,
Kader işte,
Ne olur kendini suçlama...
Sen beni sevdiğinden canımı yaktırttın, biliyorum.
Hiç aklımıza gelmemişti böyle olacağı, artık ağlama.
Yoksa hiç kıyar mıydın bana?
Bir gün kaybolmuştum, hatırlıyorum da,
Delirecek gibi oluşun, perişanlığın...
Beni bulduğunda sarılmandan anladım kalbindeki yerimi.
Ne çok sevildiğimi bir daha anladım.
Yine gidiyorum.
Ama bu sefer döner diye boşuna umutlanma.

Az sonra öleceğim.
Son kez beni balkona çıkar, günbatımını göster bana.
Pötibör bisküviyi çok severdim, biliyorsun.
Çayın yanında her bisküvi yediğinde,
O vanilya kokusunda,
Beni hatırla.

Az sonra öleceğim.
Acı miyavlamalar bırakacağım kulağına son kez, hazır ol.
Belki hatırlamak istemeyeceksin ama;
Sana veda inlemelerim onlar, bil ve korkma.
Kedilerin vedası öyle olur işte.
O zaman minik bedenime son kez sarıl, beni sensiz bırakma.
En son sıcaklığın kalsın üşüyen bedenimde.
Bir de burnumda kokun...
Gittiğim yerde çok ihtiyacım olacak.
Sımsıcak sarıl bedenime, artık canım yanmaz, korkma.

Az sonra öleceğim.
Artık hayâlinde sev beni,
Ben seni orada bekleyeceğim.
Unutma.

Az sonra öleceğim,
Elveda...

Not: Bir arkadaş gönderdi bunu. Kedisini kaybeden biri yazmış. Fena oldum lan, öyle böyle değil. Canım kızlarım, bugün yaş mama alacağım size

3 yorum:

Adsız dedi ki...

yine ağlattınız beni...

silENce dedi ki...

Bazen kelimeler biter.
Çok şey yazmak-söylemek istersin bişey bulamazsın.
İşte bu o anlardan biri.

koala dedi ki...

@ Adsız; kusura bakma kimseyi ağlatmak için koymamıştım.

@ silENce; çok berbat bir şey olmalı. umarım kızlarım benden çok yaşar