
Kendisi öğrenci eylemlerini 'seviyesiz' buldu ve öğrencileri de 'illegal' ilan etti.
Şimdi seviye çetelesine bir bakalım, neler var, neler yok:
- Ben ülkemi pazarlamakla mükellefim.
- Ananı da al git!
- Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.
- Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim.
- Ata'ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok.
- Dur dinle be. Dur dinle. 9 ay 10 gün bee.
- Maaşım yetmediği için ticaret yapıyorum.
- Lan bana anayasayı öğretme! Terbiyesizlik yapma!
- Anayasayı sarhoşlar hazırladı. Kaptıkaçtı maptıkaçtı.
- Benim ülkemde bu özgürlük yok. O nedenle çocuklarım ABD'de okuyor.
- Gözünüzü toprak doyursun.
Seviye öğreneceğimiz kişileri dikkatle seçmek gerekir. Sonra şiraze kayıyor. İşçisine, çiftçisine, yurttaşına ağzına geleni söyleyen birinden seviye öğrenmeye ihtiyaç yok.
Dikensiz gül bahçesinde dikenler boy vermeye başladı, iktidarı bir telaş aldı. İlk suçlama illegallik. 50 yıldan beri duyuyoruz, demek ki hâlâ tutuyor.
Paçalar tutuşmuş, birileri rahatsız olmuş. Birilerinin tekeri dönüyordu kendi ekseni etrafında ve yakınlarının yakınında ama çomak sokarlar diye panik başladı.
Sonsuz ve mutlak bir iktidar isteği, teslim olmuş bir halkla birleşince bir gün hesap verebilme ihtimalini akıllara bile getirmiyordu.
Artık ağır ağır o duygu su yüzüne çıkmaya başladı. Tüm korku, endişe ve panik bundan kaynaklanıyor.
