her zaman şakşakçı bulamazsınız canlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
her zaman şakşakçı bulamazsınız canlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2011

Bu halk neler konuşuyor, nelere inanıyor?


Bir hafta arayla ilgiç iki olay yaşadım. Her ikisinden çıkarttığım ana fikir, bu halkın bambaşka bir dünyada yaşadığı oldu. Buyurun, okuyun..

Geçen hafta işyerinden çıktım, biraz acelem vardı ve taksiye atladım, DMC binasının hemen önünden.

Taksici: Burada mı çalışıyorsun.
Ben: Evet.
Taksici: Gazeteci misin?
Ben: Eh olmaya çalışıyoruz işte.
Taksici: Aydın Doğan'ın bunların hepsi değil mi?
Ben: Evet.
Taksici: Ya bu Aydın Doğan için Ermeni diyorlar doğru mu?
Ben: Valla hayatımda ilk kez duyuyorum.
Taksici: Yok valla öyle diyorlar.
Ben: Nereden duydun?
Taksici: Ya kahvede konuşuyorlardı.
Ben: Kim konuşuyor peki?
Taksici: Valla siyasi partilerden geliyorlar, sohbet ediyoruz işte.
Ben: Hangi partilerden geliyorlar peki?
Taksici: Akp, Bbp, Saadet, Mhp filan.
Ben: Aydın Doğan Gümüşhaneli.
Taksici: Hadi ya, ben de Gümüşhaneliyim.
Ben: Bak gördün mü, hemşehri çıktınız.
Taksici: Ya bu Cem Uzan için de Ermeni diyorlar doğru mu?

Kahkaha attım ve gereksiz bir muhabbeti daha fazla uzatmak istemedim.

Dün işten çıktım, hemen az ileriden minibüse bindim. Minibüste şoför (A kişisi), yan tarafında (B kişisi) bir eleman ve hemen arkalarında ben varım. Muhabbet ediyorlar.

B kişisi: Bu televizyonlar, gazeteler filan hep Aydın Doğan'ınmış
A kişisi: Heee
B kişisi: Lan bu Aydın Doğan Ermeni'ymiş biliyor musun?

Dayanamadım,

Ben: Hocam siz bu engin bilgileri kimden öğreniyorsunuz?
B kişisi: Valla herkes konuşuyor.

Bu insanlarla birlikte mi yaşıyoruz, hangi ülkede yaşıyoruz bilmiyorum inanın bilmiyorum. Bu halkın gündemi, bildikleri, duydukları bizimkilerden -en azından benimkilerden- bambaşka.

Sanki bir Türkiye var, o Türkiye'nin içinde başka bir ülke var o ülkeyi hiç bilmiyorum. Hayır, ben öyle Nişantaşı, Taksim, Etiler filan dolanan bir adam da değilim. Sıradan ötesi bir yaşantım var, bu insanlarla iç içeyim ama aynı dili konuşmuyoruz.

Sonra Erdoğan'ın "Partimin mensupları olarak yalan yanlış bu haberleri yapan medyaya karşı sizler de kampanyanızı başlatın, sürdürün. Bu gazeteleri evlerinize sokmayın, almayın" sözünü hatırladım.

Neyse az kaldı, artık çağrı yapar "Özellikle bu gazeteleri alın" diye...

15 Ocak 2011

Adnan Polat kimsin lan sen!


Her gittikleri yerde şakşaklanmaya alışıklar. Eğer biri protesto ederse, polis, özel güvenlik ya da korumalar derdest edip götürüyor.

Ama tabii 50 bin kişi olunca öyle ensesine vur, kolunu kıvır, kafasını eğ, polis merkezine çek durumu olmuyor. Benzer bir tepkiye Barmen Minik Egemen U2 konseri sırasında uğramıştı.

Bütün yalakalar hep bir ağızdan "Başbakanımızın emeği büyük. Çok ayıp edildi" edebiyatı yapıyor. Bu stadın da bir seçim rantı olduğu; bu stadın karşılığının başka bir kulübe bedava arsa, bir diğerine örtülü ödenekten para verilmesi gibi hesaplar olduğu unutulmaması gerekir.

TOKİ Başkanı'na söylenecek bir söz yok. Kendisi önce halk için konut yaptırması gereken kurumun, zenginlere villa yapar hale getirilmesinin hesabını vermesi gerekir. Bu çıkışıyla seçimlerde 1. sıradan milletvekilliğini kapmıştır muhtemelen.

Kitlesel toplulukların önünde durmak zordur. Bu bazen bir stadyumda olur, bazen sokaklarda.

Oysa ne güzel olacaktı. İçeriye girdiği anda alkış kıyamet kopacak, "En büyük başbakan" nidaları kopacak ve bir konuşmayla iş bitirilecekti.

Galatasaray taraftarıyla uzun süre sonra gurur duydum. Orada olmayı istedim doğrusu.

Neyse, acısını bir taraftan çıkartırlar, bunu da unutmamak gerekir. Çünkü kendisinin 7 yıllık iktidarı gösterdi ki, kendisiyle uğraşan her grup, her kurum ya da her kişiyle bir biçimde hesap ödemek zorunda kaldı.

Helal lan hepinize...

SONRADAN EKLEMİŞ BULUNUYORUM
Adnan Polat, protestolarla ilgili "Yönetim kurulu toplantısı yapılacak, sorumlular tespit edilip gereken cezalar verilecek" demiş.

Birader burası neresi? İsteyen, istediği kişiyi protesto eder. Sen güvenlik gücü müsün, kolluk kuvveti misin? Ayrıca ne zaman monarşiye geçtik de bizim haberimiz olmadı. Ya da faşist diktatörlük ne ara kuruldu? Madem 'özgür bir ülkede yaşıyoruz', madem ülkede 'ileri demokrasi' var, o zaman isteyen istediği kişiyi protesto eder.

Sen altı üstü bir spor kulübü başkanısın. Ne İçişleri Bakanlığı'nda görev yapıyorsun ne de Emniyet Müdürlüğü'nde çalışıyorsun.

Ulan yalakalık paçalarınızdan akıyordu, şimdi kıçınızdan damlamaya başladı.

Ne lan bu! Osurma, sıçma, hallaççı geçiyor. İsteyen başbakanı da, seni de protesto eder. Ama tabii biat ettiniz, şimdi kulağınız çekildi görev yerine getiriyorsunuz.

Galatasaray Yönetim Kurulu şu olay yüzünden herhangi bir kişiye ceza verirse, topunuzun a.k. Kimsiniz lan siz?