23 Kasım 2009

4. Şenol Güneş devri ne kadar sürer?

Trabzonspor ilginç bir kulüp. Büyük sempatim var ama bir yandan da hiç istemezdim Trabzonsporlu olmayı. Çekilir çile değil. Taraftarı, medyası, halkı.. Her yandan baskı altındasınız futbolcu ve teknik direktör olarak. O yüzden de, giden tez zamanda dönüyor.

Broos'un macerası da kısa sürdü. Şimdi hedefte Şenol Güneş var. Belli ki büyük ihtimalle gelecek Güneş. 1 değil, 2 değil, 3 değil tam 4. kez göreve gelecek Şenol Güneş.

Bu ülkede karizması yok, ciddi takımla oynamadı diye diye yolladılar, Türk futbolunun içindeki en doğru dürüst adamlarından birini. Milli Takımı dünya 3.sü yaptı, söylenmedik laf bırakılmadı.

Ama bizim halkımıza da, medyamıza da böyle akıllı uslu adam yerine astığı astık, kestiği kestik despot biri gerekiyor. Çünkü ne kadar aşağılanırsa o kadar çok değere biniyor.

Neyse, konunun başını kaçırdık. Herkes gayet iyi biliyor ki, Trabzonspor bu yapıyla başarılı olamaz. İspat mı istiyorsunuz, buyrunuz Şenol Güneş'in üç dönemi...

1. DÖNEM: 1988 - 1989 (32 maç), 1989-1990 (sezon başlamadan istifa etti)
2. DÖNEM: 1994 - 1995 (tüm sezon), 1995 - 1996 (tüm sezon), 1996 - 1997 (20 maç)
3. DÖNEM: 2004 - 2005 (17 maç), 2005 - 2006 (7 maç)

Bakalım Şenol Güneş 4. döneminde ne kadar görevde kalacak?

İnönü Stadı'nın doğum günü kutlu olsun


Tam 62 yıl önce bugün İstanbul İnönü Stadı 27 Kasım 1947 tarihinde Beşiktaş ve AIK Solna takımı arasında oynanan maçla hizmete girdi.

Stadyumdaki ilk golü herkesin bildiği üzere Süleyman Seba attı. Maç ise 3-2'lik Beşiktaş mağlubiyetiyle sonuçlandı.

Türkiye'nin konumsal açıdan en güzel stadı. Yapana, yaptırana, yerini akıl edene, herkese teşekkürler.

1 puan iyi sonuç

Galatasaray; liderlik için çıktı, olmadı. Olmasına da imkan yoktu çünkü. Daha ilk dakikadan itibaren Manisaspor niyetini açık açık ortaya koydu. Daha ilk 15 dakikada, Galatasaray'a verdiği mesaj, "Bugün kazanmak istiyorsan benden çok mücadele etmelisin" şeklindeydi. Ancak Galatasaray bunu kavrayamadı.

Kronik hataları var Galatasaray'ın, aslında bazıları hata değil. Misal, Gökhan Zan ya da Servet'in geriden iyi top çıkarmasını beklemenin zaten kendisi hata. Keza Sabri'nin iyi orta yapmasını beklemek. Şimdi bu ikisine Elano'nun top oynamasını beklemek ve Ayhan'ın sahada olumlu iş yapmasını beklemek eklendi. Zaten 5 isim saydım, takımın yarısı.

Elano'dan beklenti büyük. Dün de, maçı izlerken de benzer bir cümle kurdum. Fantastik paslar, mucize ara paslar, inanılmaz ortalar filan beklemiyorum Elano'dan. Sahada kendisini göstermeye de çalışmasın, sadece top oynamaya niyeti olduğunu göstersin. Koskoca 70 dakika boyunca attığı bir diyagonal toptan başka aklımda kendisine ait hiçbir şey yok.

Ayhan acayip bir futbolcu, o iyi oynadığı zaman Galatasaray da bambaşka oynuyor, o çuvallarsa Galatasaray da iyi oynamıyor. Benzer bir görüntü vardı dün. Berbat oynadı, Galatasaray'ın da hiç oynayamamasında etkiliydi.

Aslında şimdi bir düşündüm de, şu yazı bir hata. Sezar'ın hakkını vermek gerekir. Mesut Bakkal ve Manisaspor 1 değil 3 puanı çok daha fazla hakketti. O yüzden de, maçı birlikte izlediğim kuzenime, maç sonrası "1 puan aldık, iyi sonuç" dedim.

'Her takıma beyin sahibi futbolcular gerekli' cümlesini de kurasım geldi, aniden.

21 Kasım 2009

Kazım mesaj atsana Twitter'a


Kazım'ın Twitter'deki mesajıyla Cuma günü, kendisinin ne kadar zeki, akıllı (!) olduğunu ortaya koymuştu. Maçtan sonra kendisinden mesaj bekliyoruz. Gerçi benim Twitter hesabım yok ama yine de bir yerlerden bulurum.

Futbolda; ukalalığa, terbiyesizliğe, ahlaksızlığa ve rakibini küçük görüp aşağılamaya yer yoktur. Ama bin 500 volt elektrik yemiş gibi yürüyen bir adamdan bunu beklemek de, Kazım'ın zekâ seviyesine inmekle eşdeğer bir durum oluşturuyor.

Hadi Kazım koş Twitter'a; amcalara, abilere, kardeşlere mesaj at, tamam mı canım. Hadi paşam, koş bakalım.

Beşiktaş-Fenerbahçe maçı öncesi 4 hissi


Hiç yapmadığım bir şeyi yapacağım bu kez. Beşiktaş-Fenerbahçe maçına yaklaşık 25 dakika var. Favori Fenerbahçe durumunda.

İçimden bir his, Beşiktaş'ın bu maçta 4 gol atacağını söylüyor. Neden bilmiyorum, aniden tıpkı şu an İstanbul'un üstüne çöken sis gibi, bir his çöktü üstüme. (Sis gibi his. Harbiden süper oldu)

Neyse, maçtan sonra maymun olma riskini göze alarak yazdım bunu. Haydi bakalım, hayırlı uğurlu olsun.

Maçtan sonra çok üstüme gelmeyin...

De Nigris ve Enke



20 Kasım 2009

Henry: Maç tekrar oynanmalı


Henry'den beklediğim açıklama geldi. Tartışmaların odağındaki adam, hilekâr olmadığını ve hiçbir zaman olmayacağını belirterek, "Top oldukça hızlı geliyordu. Kontrol etmek için içgüdüsel bir harekette bulundum. Hiçbir zaman topu elle kontrol ettiğimi inkar etmedim. Bunu maçtan sonra İrlandalı oyuncular, hakem ve medyaya da söyledim" dedi.

"İRLANDA, 2010'U FAZLASIYLA HAKKETTİ"

"Bu durumdan oldukça utanıyorum" diyen Fransız yıldız, "Tabii ki en adaletli çözüm bu maçın tekrar oynanmasıdır. Ancak durumun kontrolü bende değil. Biz kazandık ama İrlanda için gerçekten çok üzgünüm. Onlar, fazlasıyla Güney Afrika’da olmayı hak ettiler" diye konuştu.

Bakalım daha önce maçın kesinlikle tekrar edilmeyeceğini açıklayan FIFA'nın kararında bir değişiklik olacakmı?

Abidal ve Toure domuz gribi, İbra şüpheli

'El Clasico' yaklaşırken, Barça'dan ard arda kötü haberler geliyor. Barcelona'nın Fransız sol kanat oyuncusu Abidal de, domuz gribine rastlanırken, Toure'nin de aynı şüpheyle müşahade altına alındığı belirtildi.

Her iki futbolcunun da, hafta sonu oynanacak Bilbao maçında oynaması imkansız.

Bu iki futbolcunun dışında Zlatan'ın da, arka adalesindeki sorun nedeniyle Real Madrid maçında oynayıp oynamayacağı şüpheli.

Zlatan'ın El Clasico maçına yetiştirilmesi için kulüp doktorlarının yoğun tedavi programı uyguluyor.

Turkcell Şike Ligi


Almanya'da şike ve bahis skandalına ilişkin soruşturma tamamlandı. Bochum Savcılığı, Avrupa genelinde 200 maçta şike yapıldığını açıkladı.

Bu 200 maçın 29'unun ise Turkcell Süper Lig'de yapıldığı belirtildi. Senelerden bu yana, Türkiye'de kimsenin kılının bile kıpırdamadığı bir konuda Almanya, gerekeni yaptı.

Şimdi sorun şu; bu olay tıpkı Deniz Feneri davasında olduğu gibi (Almanya'daki davada RTÜK Başkanı'ndan pek çok iş adamına kadar isim geçiyordu ancak dosyanın Türçe'ye çevrilmesi bile 3 ay sürmüştü. Ve suçlu olduğu ispat edilenler Türkiye'de elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor hâlâ) üstü örtülecek ve hiç kimse sesini çıkarmayacak mı?

Yoksa Almanya'da maçlar, isimler, takımlar açıklandıktan sonra gereken soruşturma burada da başlatılıp, her kim ya da kimler bu işin içindeyse cezalandırılacak mı?

Açıkçası benim umudum yok. Türkiye'de bu işin üstü, tıpkı kedinin pisliğini örttüğü gibi örtülür. Ancak iddialar yenilir yutulur cinsten değil. Milli Takım forması giyen oyuncuların işin içinde olduğu ve 29 maçta şike yapıldığı söyleniyor. Bunlar geçiştirilecek iddialar değil.

Gün geçtikçe futboldan soğuyorum, gün geçtikçe Türkiye'deki futbol ortamından daha da nefret ediyorum. Üstüne bunlar da eklenince, daha da tiksinmeye başladım.

Şimdi iyi seyredin süreci, herkes pisliği birbirine bulaştırmak için elinden geleni ardına koymayacak.

8taş, 8JK, 6S, F5.....


Hadi çoluk-çocuk ya da en gerizekâlı taraftar tiplemesi 6S, 8taş filan yazar anlarım da, bir takımın formasını giyen bir futbolcunun bunu yazmasına ne demeli bilmiyorum.

Senin en önemli iki rakibinden biri bu takım. Hiçbir şey için olmasa bile, bunun için saygı göstermen gerekir. Ben yönetici olsam bunu herhangi bir yerde dile getiren, yazan adamı takımda bir saniye tutmam.

Rakibini aşağılamak, onunla en bayağı, en pespaye biçimde dalga geçmek nasıl bir his acaba? İnsana, kendisini nasıl rahatlatıyor merak içindeyim.

Niçin Türkiye'ye gelen insanlar, hemen bizim gibi oluyor, bize benziyor ve biz de bununla övünüyoruz.