29 Mayıs 2010

Dünya Kupası'ndan efsane fotoğraflar

Benden söylemesi. Kardeş blog sporfotograf'a Dünya Kupası'ndan önce efsane fotoğraflar koyacağım. Tam arşivlik, en azından öyle olduğunu düşünüyorum.

Maradona'nın 1986'da kupayı kaldırmasından tutun da, Neeskens'in Sepp Maier'e attığı penaltı golüne kadar siyah-beyaz ya da renkli fotoğrafları bulabilirsiniz.

Her gün bir adet koyacağım. Kaçırmak istemeyenleri her gün kardeş bloğa bekliyorum...

Transfer dedikodusu -Riquelme Bursa'ya geliyor-


Bursaspor'un Juan Roman Riquelme ile anlaştığı hatta ve hatta Pazartesi günü Bursa'ya gelerek sözleşme imzalayacağı iddiası var ortada.

Farkındayım çok kısa oldu ama böyle...

28 Mayıs 2010

Hasta, yaşlı, sakat


Yazmak istemiyorum çünkü yazdıkça sorgular duruma geliyorum.

Sorguladıkça da soğuyorum. Benden söz, her gün yeni Kewell fotoğrafı koyacağım bir tane..

Kupanın kulbu Platini'ye.....


Michel Platini'nin futbolculuğuna hayrandım. Juventus döneminde izlemiştim kendisini.

Sonra UEFA Başkanlığı süreci başladı. Aldığı kararlar, uygulamak istedikleri, klasik Fransız 'faşizmi' tavırları ile antipatinin özel ismi haline geldi.

1998 Dünya Kupası ardından tam 18 yıl sonra bir başka büyük organizasyona imza atacak ülkesi. Kuşkusuz ki, Platini'nin baskınlığı bu kararda çok etkili olmuştur. Zaten UEFA Başkanlığı titr'ini kullanarak, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'yi son günde, oy kullanacak delegelerle tanıştırması bunun delaleti.

Zaten Fransız basınında gün içinde "Sarkozy. Fransa'nın kazanacağını biliyordu, yoksa Cenevre'ye gitmezdi" başlıklı haberler yer aldı. Bu bile tek başına, Platini'den nefret etmek için yeterli bir argüman.

Sonuç olarak, Platini 2016'yı ülkesine kazandırarak, Fransa'da bir kahraman olabilir ancak bütün Avrupa'da, nefret edilen adam haline gelmeyi başarmıştır.

Öte taraftan da, Aralık ayında şöyle bir yazı yazmıştım. Trabzon ve İnönü'süz 2016 Avrupa Şampiyonası.

O yazıyı şöyle sonlandırmıştım; "Son sözümü söyleyeyim. Avrupa Şampiyonası'nda Trabzon listede yoksa, umarım o organizasyonu alamayız."

Evet bu yüzden 'üzüldüm' desem, yalan olur. Türkiye'nin futbol şehrini listeye almamak, büyük bir hataydı. Federasyonun Haluk Ulusoy döneminden kalan tüm Trabzonluları yolladıklarını düşünürsek, birilerinin iç hesaplaşmalarının kurbanı olmuştu.

Unutmadan ekleyeyim. Türkiye nerede ve ne zaman hangi büyük organizasyona aday olsa, maket gösterme alışkanlığından vazgeçmelidir. Ayrıca tanıtım filmi büyük bir fiyasko. 'We are the World' benzeri bir kliple, ağlak yüzlü çocukların "Yalvarırız bize verin" ifadeleri takınması biraz çiğ ajitasyon oluyor.

27 Mayıs 2010

2010 Dünya Kupası'nın gol kralı kim olur


Performans-talip korelasyonu


Arda ne zaman iyi performans gösteriyor, birdenbire ve çok ani şekilde İngiltere'deki talipleri artıyor.

Çek Cumhuriyei maçından sonra yine istemeyen kalmamış. Tottenham, Arsenal, Liverpool. Premier Lig sıraya girmiş.

Ya arkadaş, hakikaten şu basın ne iğrenç, ne tiksinti verici, ne çiğ bir ortam. Daha dün, "Satmayacağız" dendi, bugün sıraya girdi millet.

Çok önemli duyuru -yardımcı olursanız sevinirim-

Bir duyurumuz var. Galatasaray tribünlerinden bir arkadaşımızın kardeşine Lösemi teshisi konulmuş. sundaysurprise bloğunun sahibiymiş aynı zamanda.

Bu minik kardeşimizin tedavisine acilen başlanması gerekiyormuş. Sevk yapılacak yerler Çapa ve Cerrahpaşa hastanelerinden biri.

Arkadaşlarımız, kendi imkânlarıyla bu konuda başarılı olamamış.

Bloğu okuyan arkadaşlardan ricam. Bu konuda yardımcı olabilirseniz sevinirim. Ya da her kim yardımcı olabilecekse bir biçimde benimle irtibata geçsin.

Yardımcı olabilecek insanlar varsa, aşağıda vereceğim irtibat telefon ve elektronik postalarından ulaşsın lütfen.

YUNUS DİNÇ (Kardeşi ŞÜKRÜ DİNÇ)
yunus_dinc@colpal.com
only_you89@hotmail.com
Telefon: 0 538 891 49 49

26 Mayıs 2010

Jose Mourinho resmen açıklandı


Florentino Perez resmen açıkladı. Pellegrini gitti, Mourinho geldi.

Artık Real Madrid'den daha fazla nefret edebilirim, daha fazla tiksinebilirim ve Barcelona'nın aldığı galibiyetlerde iki kat fazla sevinebilirim.

Hastayım ulan sana

Kademe hatası bloğunun sahibi özür dilemiştir

Sevgili kademehatasi bloğunun sahibi hakkında yazdığım yazıyı yeniden güncelleyerek veriyorum.

Küfürleri yok ettim, çünkü özür dilemiş kendisi. Ama şunu bilsin ki, özür dilerken sadece benden değil aynı zamanda herkesten özür dilemelidir.

Çünkü benden başka her kimden yazı alıntılıyorsa, o alıntının sahibini yazmak durumundadır. Tıpkı Uğur'un yazısını alıntılayıp, herhangi bir alıntı yazısı ya da linki vermediği gibi.