6 Ağustos 2009

Netanya maçından çıkarılacak dersler

Galatasaray, sıkletinden çok altta bir rakip olan Netanya ile oynadığı her iki maçta da farklı skorlarla (1-4 / 6-0) kazandı.

Bu tip maçlarda uzun uzadıya analizler yapmak, sistem tartışmalarına girmek gereksiz geliyor. Bu yüzden de iki maçta neler gözümüze çarptı bunu yazma tercihini kullanıyorum..

NETANYA MAÇLARINDA GÖZE ÇARPANLAR

1 - Leo Franco iyi bir transfer ve Galatasaray'ın kalesinde sorun yok.

2 - Defansta Servet-Gökhan Zan ikilisi yerine Servet-Emre Güngör tercihi, gönülleri daha ferah tutar ve güven verir gibi görünüyor.

3 - Galatasaray'ın orta sahasında sağlıklı ve iyi bir Linderoth ilk 11'de ilk yazılacak isimlerden biri olmalı.

4 - Emre Aşık denen 'hiper' profesyonelden öğrenilecek çok ders var. Gençliğinden bugüne dek geçirdiği evrim takdire şayan.

5 - Herkesin Konyaspor maçında attığı golle "Bu adamın ne kredisi varmış, yeter artık kiralık verilsin" dediği adam Aydın Yılmaz, oynadıkça daha da güzelleşecek. Demek ki neymiş; altyapından çıkardığın genç oyunculara, fırsat vermek gerekiyormuş. Ancak Aydın'ın da yedek kalmayı kafasına takmayıp, 'madde 5'teki profesyonel gibi işine odaklanması lazım.

6 - Shabani Nonda, sakatlığından ötürü geçirdiği kötü bir sezon sonrası oynayarak kendine gelecek. Nonda'nın yerine performansı tartışılacak bir isim almaktansa -sadece transfer yapmak adına- bu güzel adama forma vermek yeterli. Ayrıca, Sabri'den başka futbolcuların da, bu takımda frikik atabileceğini gösterdi.

7 - Uğur Uçar-Sabri tercihinde hemen herkes gözü kapalı Uğur Uçar'ı seçer. Ama kimse Rijkaard olmadığı için ne olur bilinmez. Ancak gönüllerdeki isim Uğur Uçar.

8 - Rijkaard bu takımda birçok isme özgüven kazandırdı. Birtakım aklı evvellerin kariyerini tartışmaya çabaladığı Rijkaard'la sezon sonu şampiyonluk gelse de gelmese de, devam edilmeli. Çünkü bu seçim, Galatasaray'ın sadece bir-iki senesini değil bundan sonraki 10 sezonu için tam anlamıyla 'cuk' oturmuştur.

9 - Galatasaray takım olma yolunda çok ama çok iyi ve sağlam adımlarla ilerliyor. Karar merciileri, işler ters gidince panikle kulüp yönetmezlerse, hem iyi futbol hem de sonuç alınabilir.

10 - Galatasaray'ın Avrupa kupalarındai 300. golünü atma şerefine Keita ulaşarak, şimdiden tarihe geçme konusunda bir adım attı. Tribünlerin, Keita'nın ayağına her aldığı top sonrası reaksiyon göstermesi, ondan beklentileri olduğunu gösteriyor. Birkaç hafta sonra Galatasaray'ın sağ kanadı tıkır tıkır işler konuma gelir. Ayrıca iyi de takla attığını görmüş olduk.

11 - Tobol ve Netanya maçlarında gördük ki, Galatasaray da duran toplardan gol atabiliyor. Üzerinde durulunca ve çalışılınca oluyormuş, bunu da öğrenmiş olduk.

12 - Galatasaray ve Türkiye Futbol Federasyonu arasında geçtiğimiz sezon başlayan kavga sona ermiş, Adnan Polat ve Mahmut Özgener, bunu ispat edercesine samimi görüntüler verdi.

13 - Çıkardığım son ders, senelerdir düşünürüm İsrail takımlarının Avrupa Kupaları'nda ne işi vardır. Futbol zaten yeterince kirletiliyor bir de siyasi emellere dahil olmasın mümkünse.

1 yorum:

arif dedi ki...

Yeneceklerini tahmin ediyordum da bu kadar atacaklarını tahmin etmiyordum.
Önceden böyle takımlar karşısında ölüp ölüp dirilirdik.Ama bu sefer Rijkaard işi şansa bıraktırmadı.