9 Eylül 2009

Bir dakika itirazım var...


Bugün akşam saatlerinde sayısını tam olarak bilmediğim ama örgütlü bir biçimde bloglarda yer alan "Tarihi Nasıl Kaçırdık? : Adana Demir - Livorno" başlıklı, bir nevi bildiri diyebileceğimiz bir post dikkatimi çekti. Muhtemelen tüm blog takipçilerinin de dikkatini çekmiştir.

Konu başlığından da anlaşılacağı üzere, Adanademirspor ve Livorno maçınının televizyonlarda yayınlanmama eleştirisi üstüne kurulu. Bu bildiriyi okudum, sonra tekrar okudum. Acaba ben mi yanlış anlıyorum diye. Yok, hayır hiç de yanlış anlamamışım.

Kaleme alan kişi ya da kişiler ile destek verenler, maça NTV ve TRT tarafından birkaç ufak girişim dışında ilgi gösterilmediğinden şikâyetçiler. Ancak bu şikâyet yöntemini kullanırken direkt ifadeler yerine -bildiride de yer aldığı üzere- "Bunca bilgiye ulaştıktan sonra üzerine daha fazla yorum yapmak, işin siyasal boyutlarına karışmak pek bizim işimiz değil. Yukarıdaki olaylar çerçevesinde kaçan fırsat konusunda herkes gibi bizim de düşüncelerimiz var fakat bizim aklımız fikrimiz futbol" argümanı ortaya atılarak, eleştirilmiş.

Bu noktada, her ne kadar iyi niyetli ve örgütlü bir tepki olsa da, bütün bu insanlara itiraz ediyorum. Elbette, toplum böylesi tepkiler vermek zorunda, elbette bu tepkiler yerinde ve desteklenmesi gerekir ancak kendi içinde siyasi bir mesaj taşıyan ve maçın ruhunu gözardı ederek, "Biz futbola bakarız, eleştirimiz de o çerçevede" olur anlayışı ile açıklamak biraz safdillik oluyor.

Neden mi? Çünkü bu blog sayfalarını her gün binlerce kişi okuyor, 7'den 77'ye insanlar "Artemio ne yazmış?", "Anadoludan Futbol'da bizden haber var mı?", "PcLion Galatasaray için bu maç ne dedi?" diye bakıyor. Her sabah ilk iş olarak bu insanları okuyor, okuldan geldiğinde üstünü bile değiştirmeden bilgisayar başına geçiyor.

İşte bu yüzden bazı gerçekler, herkesin anlayabileceği dilden olmalı. Bu metni okuyan yüzlerce kişi maçın gösterilmeme nedenini "basit bir ilgisizlik" olarak algılayacak çünkü.

Neden bazı şeyleri söylemek bu kadar güç? Yani bu bildiride geçecek "Adanademirspor-Livorno maçı tamamen Komünizm'le olan ilgisinden ötürü gösterilmemiştir. Her birimizin siyasi fikirleri farklı olsa da, bunu eleştiriyoruz" denemez miydi?

Eleştirmek için mutlaka ve mutlaka aynı siyasi görüşü paylaşmaya gerek yok ki. Eğer ortada baskıcı, yasakçı bir zihniyet varsa herkes için vardır bu ve herkesin tepki göstermesi gerekir.

Evet, istemeyen siyasetle uğraşmaz doğru ama siz istemeseniz de hayatın her yönüne sinmiş siyaseti de yaşamdan bağımsız düşünemezsiniz. Çünkü siyaset yaşamın tam göbeğindedir. Politika değil siyaset...

Edit: Bunu ikinci kez yapıyorum, bir daha yapmamayı umuyorum. Her ne kadar eleştirsem de, örgütlülüğü ve 'söylenecek sözümüz var' türünden bir başkaldırı olması nedeniyle de tebrik ediyorum.

2 yorum:

Hüseyin Ataş dedi ki...

merhabalar değerli arkadaşım,

Anadolu'dan Futbol blogundan Hüseyin ben.

Yazını dikkatle okudum hak verdiğim yerlerde oldu. Ama gerçekten ''safdillik''te olsa belirmek ve arzu ettiğimiz şey maçı izleyebilmekti. Siyasi konulara özellikle girmedik iyiniyetli de olsak, siyasi yönümüzü belirtsek de belirtmesek de elle tutulmaz eleştiriler gelecekti. Kendi adıma kimseyle blog ortamında siyaset tartışmak istemediğim için açıklama bu şekilde yer aldı diyebilirim.

Selamlar

koala dedi ki...

Selamlar Hüseyin, ayrıntısına girmeyeceğim ama Artemio ile bu yazıyı yazdığım gece uzun uzun yazıştık.

Nedenin ne olduğunu biliyorum o yüzden hak vermiyor da değilim. Ama tabii, herkes farklı düşünüyor. Bin kere olsa, bininde de bu maçın sayise nedenlerinin üstüne basarım.