
Var mı bu iki ismi bilen?
Muhtemelen ilgilenenler dışında bu iki genç üniversiteliyi hatırlayan yoktur.
Bundan tam tamına 1 yıl önce 14 Mart 2010'da Başbakan Erdoğan'ın katıldığı Roman Çalıştayı’nda "Parasız Eğitim İstiyoruz. Alacağız" yazılı pankart açtıkları gerekçesiyle 1 yıldır tutuklu olarak yargılanıyorlar.
Demokratik ve özgür Türkiye'de sadece ve sadece pankart açtıkları için, üstelik de parasız eğitim talep ettikleri için tutuklu yargılanıyorlar. Geçen 1 yıl içinde 2 kez mahkemeye çıkartıldılar ve her iki duruşmada da tutuksuz yargılanma talepleri reddedildi.
Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğu masalının en net örneklerinden biridir Berna ve Ferhat.
Düzenin cici çocukları gibi Köşk'e jaguarla çıkıp, Cumhurbaşkanı ile birer çay içseler bugün içeride olmazlardı. Ya da "Parasız Eğitim" yerine başka türban (bunu kıçından anlayan olmasın. çünkü hayatım boyunca o insanların üniversiteye girmelerinin gerekliliğini savundum ve savunuyorum da) talebinde bulunsalar sırtları sıvazlanırdı.
İki tane gencecik insanın bir yılı çalındı. Sözümona örgüt üyeliğinden.
Pankart açmak bile bu ülkede suç teşkil ediyor ve biz hâlâ sahtekâr siyasilerin özgürlük masallarını dinliyoruz.
Her sistem elbet kendini korumak için her tür boktan yasayı çıkartır, her tür boktan yasaya dayanır. Bu, her çıkartılan kanunun ya da her yasanın doğru olduğunu göstermez.
Berna Yılmaz ve Ferhat Tüzer'e özgürlük verilene kadar da kimse bu ülkenin özgür olduğundan söz etmesin.
