madenci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
madenci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Temmuz 2014
Katilsiniz!
Enerji Bakanı Taner Yıldız: Hiçbir işçi yanarak ölmedi
Enerji Bakanı Taner Yıldız: Soma'da işçilerin cesetleri tanınacak haldeydi
Enerji Bakanı Taner Yıldız: Soma'daki maden ocağı dünya standartlarında
Bu insanları ölüme gönderdiler, hem de bile bile. Bugün kimse hatırlamıyor bile, bir süre geçince, hiçbirimiz hatırlamayacağız. Ölen öldüğüyle kalacak, ateş düştüğü yeri yakmaya devam edecek.
Bu fotoğraflar, ne davanın avukatlarına ne ailelere ne de basına verildi. Sadece savcılığın elinde bulunuyor.
Madenin içinden fotoğraflara bakınca, Taner Yıldız'ın 'örnek' diye övdüğü madende kullanılan teknolojinin ortaçağdan kalma olduğu görülüyor.
Yangından mal kaçırır gibi bu olayın üstü örtüldü. Madenci yakınlarının eline para tutuşturarak, cinayeti kapatmaya çalışacaklar.
Aslında koymak istemiyordum ve çokça çekindim ama herkesin hafızasına kazınmasını istedim. Hangi katillerin baştacı edildiğini, hangi katillerin bugün elini kolunu sallaya sallaya serbest bırakıldığını hatırlamanız için.
Ülkenin başbakanı, Soma'da kendisini protesto eden kişiyi yumrukladı (ya da tokatladı). Bununla yetinmediler, bu insanların yakınlarını sokak ortasında dövdüler, üstelik kendilerine Müslüman diyenler hiç utanıp sıkılmadan, yerlerde tekmelenen kişinin TGB'li olduğu yalanını söyleyip o tekmeyi savundular. Yetmedi
Ülke vicdansızlık çemberi içinde. Kim, daha fazla vicdansız adeta yarışıyorlar. Ortak işledikleri suçlarını bedelini bir cemaat (savunduğum anlaşılmasın ama sakın, sikerim cemaati) üstüne yıkarak, günahlarından arınmışlar gibi davranıyorlar.
Bu iktidarın elinde, ne kadar yıkarlarsa yıkasınlar, kan damlıyor ve bu izler asla silinmeyecek.
Bu katillere destek veren, herkes cinayetlere ortaktır. Hepimiz göreceğiz, tıpkı 5 sene önce cemaate göğüs gerenlerin, bugün cemaat'i ağzına geleni söylediği gibi, gün gelecek ve sonsuz destek veren yavşaklar, yarın Akp'ye, senden-benden daha fazla laf söyleyecek. Onlar da günahlarından öyle sıyrılmaya çalışacak.
Bu ülkeden nefret ediyorum ve tiksiniyorum ama hiçbir yere gitmeyeceğim, ömrümün yettiği süre içinde bu yavşaklarla mücadele etmek için elimden geleni yapacağım.
Yazacak çok şey var fakat, yazdıkça daha da sinirleniyorum. Bu katillerden günü geldiğinde hesap sorulacak elbet, o güne kadar gücünüzü sakın ha sakın yitirmeyin.
Etiketler:
maden faciası,
madenci,
ölüm,
soma,
taner yıldız
10 Temmuz 2010
Yeter demeyi öğrenmeden

Daha kaç maden emekçisi hayatını kaybedecek?
Daha kaç cenaze evlere gönderilecek?
Daha kaç ölüm izleyeceğiz?
Ölümlerde aklımıza düşüp, sonra unutmamayı yine başaracak mıyız?
Bu kez bedeli kaç TL olacak, bir emekçinin hayatı. 5 bin mi? 7 bin mi?
İnsanlar ölmeye devam ederken, hiçbir önlem almayanlar ellerini kollarını sallamaya devam mı edecek?
Bu ölümler sürerken, biz kısır tartışmaların ekseninde dolaşmaya devam mı edeceğiz?
Biri ya da birileri 'yeter' diye haykırmayacak mı?
Ruhum sıkılıyor, içim bunalıyor. Kıvamı tutmamış cinayetler gibi bu ölümler. Aslında cinayet(ler) işleniyor. Bütün bir ülkenin gözüne baka baka, cinayet işliyor, yemeye doymamış yağlı kompradorlar.
'Yeter' demeyi öğrenmeden, tepkilerimizi yüksek sesle haykırmadan bu ölümler sürecek.
Peki biz ne zaman ses çıkartacağız?
Ancak ateşin düştüğü yer, bizim ocağımız olduğunda.
Yani yılan, bize dokunmadığı sürece bin yaşayacak öyle mi?
29 Mayıs 2010
Darısı senin ve en sevdiklerinin başına!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in, Zonguldak'ta ölen madencilerin cesetlerine ilişkin yaptığı konuşma: İlk 19- 20 cesedimizde bahsettiğiniz türden herhangi bir şey yoktu. Güzel öldüler. O konuda ben acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim
Yorum başlıkta, daha fazla bir şey yazmayacağım. Ama alıştık bu söylemlere. Her şeyin en basit mantığa indirgenmesine ve her şeye alıştırılma çabalarına...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




