sel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2009

Yönetimsel katliam


Erdoğan: Derelerin intikamı ağır olur
Topbaş: Çevreyi hoyratça kullanmanın faturası

Yukarıdaki isimlerden biri, ülkenin başbakanı ve sel götüren, 31 kişiye mezar olan, Türkiye'nin en büyük ili İstanbul'un eski belediye başkanı.

İsimlerden ikincisi, İstanbul'u ikinci kez yönetme başarısı gösteren ilk ve tek belediye başkanı.

Bugün Milliyet Gazetesi, eskileri karıştırmış ve İstanbul'un 14 yıl önce de benzer bir 'felaketten' geçtiğini, şimdinin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın döneminde verilen sözlerin tutulmadığını hatırlatmış. Akıl sır erdiremiyorum bu yaşananlara. Bu ülkenin sağını solunu bilmem ama şerefli, onurlu politikacılara ve yöneticilere ihtiyacı var. Söylediği sözü tutan, sağa sola çamur atmadan işini yapan adamlara yeni.

Ülkenin Başbakanı 14 yıl önce benzer bir olayda yaşananları sanki hiç yaşanmamışcasına yok sayıp "Derelerin intikamı ağır olur" diyebiliyor, gayet rahat bir biçimde.

İstanbul'u ikinci kez yönetmeyi başaran muhallebi ustası Kadir Topbaş ise adeta dalga geçer gibi doğanın intikamından, küresel ısınmadan dem vuruyor.

Ulan, küfür edeceğim, kendimi zor tutuyorum. Bu kadar aymazlık, bu kadar yüzsüzlük, bu kadar terbiyesizliğe karşın söylenenleri okudukça çıldırasım geliyor. Her yıl, şehrin her tarafını 20 günlük zevk uğruna lalelerle kaplayacaksın, 3. köprüyü yapmak için İstanbul'un ciğerlerine tecavüz edeceksin, sonra çevreyi hoyratça kullanmaktan söz edeceksin.

Ülkenin başında olacaksın, 14 yıl önce bu şehri yöneteceksin ve benzer işler meydana gelecek, derenin intikamından söz edeceksin. Bu aymazlığa, bu pişkinliğe, bu terbiyesizliğe isim bulmakta zorlanıyorum.

Şu yukarıdaki fotoğraf var ya, hepsinin katili sizlersiniz. Katil olmak için eline silah ya da bıçak alıp insan öldürmek gerekmiyor.

9 Eylül 2009

Yatacak yeriniz yok!


Nasıl iğrenç bir toplumdur bu. Onlarca insan öldü hem de İstanbul'un göbeğinde insanlar yağma peşinde, yardım eli uzatacağına.

Dün Silivri ve Selimpaşa'da yaşananları "Sorumlu CHP'dir" diyerek, bu durumdan bile partizan tavırla ve aklı sıra şark kurnazlığı ile sıyırmaya çalışan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş bugün ölen 23 kişinin sorumluluğunu kime yollayacak bakalım.

Bir şehri iki dönemdir yöneteceksin, şehrin göbeğinde onlarca insan ölecek ve sen o koltukta oturmaya devam edeceksin. Ya bırakın bu partizanlığı artık, bırakın bu makyevelist tavırları. Adam olun biraz adam. Londra'da yağmur yağacak 23 kişi ölecek. Şerefi olan her insan koltuktan kalkar ama koltuğun altında her ne varsa kalkamıyor bunlar.

Devletin resmi ajansı Silivri ve Selimpaşa'dan 180 kare fotoğraf çekerken, bugün İstanbul'un göbeğinde olanlar için daha tek bir kare bile fotoğraf geçmedi. Akşam herkes günah çıkartır "Böyle felaketlerde yapılacak çok şey olmuyor" diye. İşine gelince felaket, işine gelince birilerini hedef göster. Ulan hiçbirinizin yatacak yeri yok öte tarafta.

Yardımsever, misafirperver toplumuz değil mi? Kenetleniriz zor günlerde değil mi? Ahlak ahlak diye ortalığı inletenler, bu toplumun ahlakının katilidir. Yarattığınız toplum en basit deyimiyle mide bulandırıcı.