
19 Ekim 2009
Stereotype Ball mutlaka okunmalı

Okuduğum ve takip ettiğim en iyi blog diyebilirim. Mutlaka takip edilmesi gereken, her gün "Bugün ne yazmış" dedirten bir blog yazarı.
Futbolun '4-4-2, sistem, 1. bölge' gibi geyiklerinden uzak; öğretici, hatırlatıcı ve faydası bol olan stereotypeball.blogspot.com
sahibine ya da yazarına teşekkürler.
Kaliteli ve rutinden uzak şeyler yapılabileceğinin kanıtı.
Not: Kendisini tanımam, herhangi bir biçimde iletişimim de olmadı. Sadece içimden geldi.
Kimse Kayserispor'un farkında değil mi?

Galatasaray'a 4-1 yenildikleri maçtan sonra 5 maçı kazandılar, 1 maç ta berabere kaldılar. Kazandıkları maçların hiçbirinde de gol yemediler. Makakula bu 5 maçın 4'ünde gol attı.
Rijkaard'ın B planı, Fenerbahçe'nin serisi, Beşiktaş'ın protestolarını konuşmaktan, kimsenin dikkatini çekmiyor sanırım. Spor basınını eleştirip, onlar gibi hareket eden, blog yazarları da dahildir bu eleştiriye, hatta kendim de. Yatıyoruz, kalkıyoruz, aynı şeylerin üstünden geçiyoruz defaetle. Yani aslında aşağı-yukarı hepimizin kıblesi aynı. Farklı yerlere bakmakta fayda var.
Tolunay Kafkas'ın takımı zaten iki yıldır az gol atmasının yanında minimum düzeyde gol yemeseyle ünlü. Önce Gökhan Ünal, sonra Mehmet Topuz'u kaybettiler ama yollarına devam ediyorlar.
Sistem takımı olmak böyle bir şey olsa gerek. En büyük iki yıldızın gidiyor fakat etkilenmiyorsun bile. Belki başdöndürücü bir tempo ile oynamıyorlar, belki çok zevkli çok heyecanlı geçmiyor maçları, yine de izlemeye değerler.
İki yıldır efsane haline getirilmiş Bülent Uygun'a dizilen methiyelerin yüzde 1'ini bile almıyor Tolunay Kafkas. Çünkü eyvallahı yok kimseyle, çapraşık ilişkilerin adamı değil, mafyayla görüntülenmiyor, gazetelerde yer alayım diye eblehçe açıklamalar yapmıyor. Helal olsun demekten başka bir söz düşmüyor. Adam gibi bir adam, doğru, düzgün ve net.
4-1'LİK GALATASARAY MAÇI SONRASI ERMAN'IN SÖYLEDİKLERİ
Hemen flasback yapıyorum 4-1'lik Galatasaray-Kayserispor maçında büyük futbol bilgini Erman Toroğlu'nun yorumuna dönüyorum, "Bu Kayserispor helva gibi olmuş hocam. Ne basıyorlar, ne koşuyorlar. Öylece Galatasaraylı futbolculara baktılar maç boyunca. Böyle giderse düşmemeye oynarlar. Bu aldıkları Makakula da, Türkiye'de iş yapmaz."
Futbol ulemamızın söyledikleri buydu işte. Eşek yüküyle para verip, maçları izliyoruz fakat yorum yaptırdıkları adam bu. Türk futbolu tabii adam olmaz.
Etiketler:
erman toroğlu,
kayserispor,
tolunay kafkas
Biri bu adamı görevden alsın

Soyunma odasına inip, futbolculara küfür etmekten çekinmeyen biri. Türk futbolunun bugünlere gelmesinde bu adamların katkısı büyük (!)
Başkan olabilmenin tek kıstası, para ya da genel kurulda alınacak oy olmamalı. Bu parametreler olunca, böyle şahıslar başkan olabiliyor, ne yazık ki.
Etiketler:
ali ipek,
erhan altın,
Faruk Hadzıbegic
Tuncay Özilhan der ki...
"Şunu açık ve net söylüyorum. Efes Pilsen Spor Kulübü kurumsal yapısı ve etik anlayışı ile tanınmış bir kulüptür. Organize işlerin içinde hiçbir zaman olmamıştır. Asla olmayacaktır. Ne olduğunu, nasıl olduğunu araştırıyoruz. Bulduğumuzda da gereğini yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Kaldı ki Aziz Yıldırım önce kulübünün basketbol, voleybol, yüzme ve kürek gibi branşlardaki doping sabıkalarına baksın. Hatırlamakta zorluk çekerse internette yapacağı kısa bir gezinti anılarını tazelemesini sağlayacaktır."
"Salon konusuna gelince... Keşke sadece salon yaparak spora katkı yapılabilseydi. Evet Fenerbahçe kulübü salon yapıyor ama biliyor musunuz ki o salon aslında yapılması planlanan alış-veriş merkezinin yan unsuru.
Yani yapılacak alış-veriş merkezinden jenere edilecek para ile yapılacak bir yatırım ve arsası hediye ve tahsisli. Açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. Aynı şartlarla biz de bir salon yapmaya hazırız. Zaten uzun yılardır merkezi bir yerde arsa arıyoruz. Buyursunlar gelsinler. Konuşalım, görüşelim."
Sabır taşı çatlatmak diye buna deniyor sanırım. En sonuna Tuncay Özilhan patlamış. Açıklama uzun ama nirengi noktaları alıntıladığım yerlerdir.
Geçen gün de yazmıştım, senelerdir bağırıp çağırıyorlar ama yapacakları spor salonunun nasıl hibe ve iane şeklinde olduğu ortada. Konuşmuyorlar, susuyorlar konu hakkında. Her şeye yalanlama geçen Fenerbahçe.org sitesi sanıyorum konu hakkında bilgili değil. Yoksa mutlaka yalanlarlardı değil mi.......?
Kaldı ki Aziz Yıldırım önce kulübünün basketbol, voleybol, yüzme ve kürek gibi branşlardaki doping sabıkalarına baksın. Hatırlamakta zorluk çekerse internette yapacağı kısa bir gezinti anılarını tazelemesini sağlayacaktır."
"Salon konusuna gelince... Keşke sadece salon yaparak spora katkı yapılabilseydi. Evet Fenerbahçe kulübü salon yapıyor ama biliyor musunuz ki o salon aslında yapılması planlanan alış-veriş merkezinin yan unsuru.
Yani yapılacak alış-veriş merkezinden jenere edilecek para ile yapılacak bir yatırım ve arsası hediye ve tahsisli. Açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. Aynı şartlarla biz de bir salon yapmaya hazırız. Zaten uzun yılardır merkezi bir yerde arsa arıyoruz. Buyursunlar gelsinler. Konuşalım, görüşelim."
Sabır taşı çatlatmak diye buna deniyor sanırım. En sonuna Tuncay Özilhan patlamış. Açıklama uzun ama nirengi noktaları alıntıladığım yerlerdir.
Geçen gün de yazmıştım, senelerdir bağırıp çağırıyorlar ama yapacakları spor salonunun nasıl hibe ve iane şeklinde olduğu ortada. Konuşmuyorlar, susuyorlar konu hakkında. Her şeye yalanlama geçen Fenerbahçe.org sitesi sanıyorum konu hakkında bilgili değil. Yoksa mutlaka yalanlarlardı değil mi.......?
TSL 9. hafta panaroması

9. HAFTANIN SONUÇLARI
Ankaraspor 0 - 3 Eskişehirspor (hükmen)
Denizlispor 2 - 3 Bursaspor
Beşiktaş 2 - 1 Kasımpaşa
İstanbul B.B 1 - 0 Manisaspor
Gençlerbirliği 2 - 0 Sivasspor
Kayserispor 3 - 0 Ankaragücü
Gaziantepspor 2 - 1 Fenerbahçe
Antalyaspor 4 - 1 Diyarbakırspor
Galatasaray 4 - 3 Trabzonspor
GOL KRALLIĞI
Nonda-Galatasaray: 6
Souza-Gaziantepspor: 6
Makukula-Kayserispor: 5
Baros-Galatasaray: 5
Kahe-Gençlerbirliği: 5
Colman-Trabzonspor: 5
HAFTANIN GOLÜ
Julio Sezar-Gaziantepspor
Roberts-Denizlispor
Colman-Trabzonspor
Necati Ateş-Antalyaspor
HAFTANIN OLAYI
Fenerbahçe'nin, Gaziantep deplasmanında 2-1 yenilerek, serisinin sona ermesi.
Beşiktaş tribünlerinin protestosu.
Sivasspor'un önlenemez düşüşü.
PUAN DURUMU
O | G | B | M | A | Y | P | Av | ||
1 | ![]() ![]() | 9 | 8 | 0 | 1 | 18 | 5 | 24 | 13 |
2 | ![]() ![]() | 9 | 7 | 1 | 1 | 25 | 12 | 22 | 13 |
3 | ![]() ![]() | 9 | 6 | 1 | 2 | 18 | 9 | 19 | 9 |
4 | ![]() ![]() | 9 | 5 | 3 | 1 | 13 | 5 | 18 | 8 |
5 | ![]() ![]() | 9 | 4 | 4 | 1 | 15 | 8 | 16 | 7 |
6 | ![]() ![]() | 9 | 4 | 4 | 1 | 14 | 9 | 16 | 5 |
7 | ![]() ![]() | 9 | 4 | 3 | 2 | 9 | 6 | 15 | 3 |
8 | ![]() ![]() | 9 | 4 | 3 | 2 | 13 | 13 | 15 | 0 |
9 | ![]() ![]() | 9 | 3 | 3 | 3 | 18 | 13 | 12 | 5 |
10 | ![]() ![]() | 9 | 4 | 0 | 5 | 13 | 12 | 12 | 1 |
11 | ![]() ![]() | 9 | 3 | 3 | 3 | 12 | 11 | 12 | 1 |
12 | ![]() ![]() | 9 | 2 | 4 | 3 | 8 | 9 | 10 | -1 |
13 | ![]() ![]() | 9 | 2 | 3 | 4 | 12 | 13 | 9 | -1 |
14 | ![]() ![]() | 9 | 2 | 3 | 4 | 9 | 17 | 9 | -8 |
15 | ![]() ![]() | 9 | 1 | 3 | 5 | 8 | 15 | 6 | -7 |
16 | ![]() ![]() | 9 | 1 | 1 | 7 | 7 | 17 | 4 | -10 |
17 | ![]() ![]() | 9 | 1 | 1 | 7 | 6 | 17 | 4 | -11 |
18 | ![]() ![]() | 9 | 0 | 0 | 9 | 0 | 27 | 0 | -27 |
18 Ekim 2009
Bu futbolla Kadıköy'de dağılır Galatasaray
Ne yazık ki, yazacak mecalim bile yok.
Galatasaray-Trabzonspor maçına ilişkin söyleyeceğim tek şey var; Galatasaray iyi futbol oynamıyor, elini kolunu sallayan orta sahayı rahatça geçiyor.
Daha zengin hücum mu, yoksa kaliteden ödün verip daha mücadeleci bir takım mı? Bunun arasında gidip geliyor olmalı Rijkaard.
Bir de, dakika 93 olmuş Sabri deli gibi pres yaparken, daha 10 dakika önce oyuna girmiş olan Aydın yanından geçen topa sadece bakıyor. "Olacak oğlak bokundan belli olur" diye bir söz vardır. Bu Aydın'dan hiçbir şey olmaz, yedek de olmaz. Oynayabileceği en iyi takım İ.B.B'dir.
Arda el freni, Ayhan çok top kaybetti, Servet-Gökhan Zan ikilisi uyumsuzdu, Hakan Balta bir aydır çok kötü, Leo Franco'nun yumrukladığı toplar yakına düşüyor. Tüm bunlara bakınca 4-3 iyi skor ama haftaya Kadıköy'de pek sevimli bir sonuç çıkmaz Galatasaray adına, bu futbol devam ederse.
Eskişehir maçından bu yana benzer bir görüntü sergiliyor Galatasaray; gol yediği an, bütün bir takım un kurabiyesi gibi dağılıyor. Yenilebilirdi, kazandı ama her zaman böyle olmaz.
Galatasaray-Trabzonspor maçına ilişkin söyleyeceğim tek şey var; Galatasaray iyi futbol oynamıyor, elini kolunu sallayan orta sahayı rahatça geçiyor.
Daha zengin hücum mu, yoksa kaliteden ödün verip daha mücadeleci bir takım mı? Bunun arasında gidip geliyor olmalı Rijkaard.
Bir de, dakika 93 olmuş Sabri deli gibi pres yaparken, daha 10 dakika önce oyuna girmiş olan Aydın yanından geçen topa sadece bakıyor. "Olacak oğlak bokundan belli olur" diye bir söz vardır. Bu Aydın'dan hiçbir şey olmaz, yedek de olmaz. Oynayabileceği en iyi takım İ.B.B'dir.
Arda el freni, Ayhan çok top kaybetti, Servet-Gökhan Zan ikilisi uyumsuzdu, Hakan Balta bir aydır çok kötü, Leo Franco'nun yumrukladığı toplar yakına düşüyor. Tüm bunlara bakınca 4-3 iyi skor ama haftaya Kadıköy'de pek sevimli bir sonuç çıkmaz Galatasaray adına, bu futbol devam ederse.
Eskişehir maçından bu yana benzer bir görüntü sergiliyor Galatasaray; gol yediği an, bütün bir takım un kurabiyesi gibi dağılıyor. Yenilebilirdi, kazandı ama her zaman böyle olmaz.
Etiketler:
aydın yılmaz,
galatasaray,
trabzonspor
Ve balon patladı

Haftalardır şişirilen balon Antep'te patladı. Manisa ya da Antalya'da olması gerekiyordu Gaziantepspor deplasmanında patladı.
Yanlış maçları mı seyrediyorum diye kendimi sorgulamaya başlamıştım, medyadaki yorumlardan sonra. Yok, bende bir yanlışlık yok. İyi hakem, doğru futbol ve booom.
Kimse kendini kandırmasın, alınan sonuçların rüzgârına bırakmasın, Fenerbahçe futbol filan oynamıyor. İyi koşuyorlar, mücadele ediyorlar o kadar.
Büyük bir heyecanla Rıdvan'ı ve yorumlarını bekliyorum. Hani, Galatasaray yenildiğinde heyecandan yerinde duramayan, kıpır kıpır olan Rıdvan'ı bekliyorum. Muhtemelen "Galatasaray maçı öncesi iyi bir uyarı oldu" teranesini anlatacaktır.
Şişirmeyi pek seviyoruz, sonra patlatmaya bayılıyoruz. Sadece Fenerbahçe'ye özel bir durum değil bu. Bu haftadan itibaren Bursa şişirilir, sonra oda patlatılır. Durmak yok, şişirmeye devam...
Bu sevinç yasaklansın mümkünse

Dünyanın en itici gol sevinci bu olmalı. 'Hepinizi susturdum, maymuna döndürdüm mü' demek isteniyor acaba. Hele Arshavin'in ki..
Zaten kendi sahanda oynuyorsun, kime ve niye yaparsın bu aptalca hareketi. Bunun bir benzerini (aptalca anlamında benzerini) Tuncay Şanlı Manchester'dan 6 yedikleri maçta yapmıştı.
Skor 6 olmuş, sen rakip taraftara sus yapıyorsun. Adamın IQ'sunu ölçerler önce. Kaldı ki, rakip taraftara nasıl el-kol hareketi yapınca madem sarı kart alınıyor, bunda da bir benzeri olmalı. Çünkü aleni olarak, taraftarı galeyana getiren ve sinirlendiren bir hareket. Mutlaka kolunu göstermene gerek yok, insanları hiddetlendirmek için.
Diyeceksiniz ki, "Zaten hareketin esası, taraftarı ve rakibi sinirlendirmek." İşte tam da bu yüzden, FIFA bir karar alsın ve yasaklasın bunu. İlk işim FIFA'ya konuyla ilgili bir mail atmak olacak.
Mümkünse yasaklansın, yapanlar futboldan uzak dursun. Bedduaya kadar gider bu söyleyeyim. Gerek yok, Arsenal'i de Arshavin'i de severim, kırmayalım birbirimizi.
İtiraf: Evet kabul ediyorum; Tuncay Şanlı, Gökhan Gönül, genç Semih sürekli bu hareketi yaptığından antipatiyi buradan kapmış olabilirim.
Ne kalleşsin be ölüm...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)