20 Kasım 2009

Henry: Maç tekrar oynanmalı


Henry'den beklediğim açıklama geldi. Tartışmaların odağındaki adam, hilekâr olmadığını ve hiçbir zaman olmayacağını belirterek, "Top oldukça hızlı geliyordu. Kontrol etmek için içgüdüsel bir harekette bulundum. Hiçbir zaman topu elle kontrol ettiğimi inkar etmedim. Bunu maçtan sonra İrlandalı oyuncular, hakem ve medyaya da söyledim" dedi.

"İRLANDA, 2010'U FAZLASIYLA HAKKETTİ"

"Bu durumdan oldukça utanıyorum" diyen Fransız yıldız, "Tabii ki en adaletli çözüm bu maçın tekrar oynanmasıdır. Ancak durumun kontrolü bende değil. Biz kazandık ama İrlanda için gerçekten çok üzgünüm. Onlar, fazlasıyla Güney Afrika’da olmayı hak ettiler" diye konuştu.

Bakalım daha önce maçın kesinlikle tekrar edilmeyeceğini açıklayan FIFA'nın kararında bir değişiklik olacakmı?

Abidal ve Toure domuz gribi, İbra şüpheli

'El Clasico' yaklaşırken, Barça'dan ard arda kötü haberler geliyor. Barcelona'nın Fransız sol kanat oyuncusu Abidal de, domuz gribine rastlanırken, Toure'nin de aynı şüpheyle müşahade altına alındığı belirtildi.

Her iki futbolcunun da, hafta sonu oynanacak Bilbao maçında oynaması imkansız.

Bu iki futbolcunun dışında Zlatan'ın da, arka adalesindeki sorun nedeniyle Real Madrid maçında oynayıp oynamayacağı şüpheli.

Zlatan'ın El Clasico maçına yetiştirilmesi için kulüp doktorlarının yoğun tedavi programı uyguluyor.

Turkcell Şike Ligi


Almanya'da şike ve bahis skandalına ilişkin soruşturma tamamlandı. Bochum Savcılığı, Avrupa genelinde 200 maçta şike yapıldığını açıkladı.

Bu 200 maçın 29'unun ise Turkcell Süper Lig'de yapıldığı belirtildi. Senelerden bu yana, Türkiye'de kimsenin kılının bile kıpırdamadığı bir konuda Almanya, gerekeni yaptı.

Şimdi sorun şu; bu olay tıpkı Deniz Feneri davasında olduğu gibi (Almanya'daki davada RTÜK Başkanı'ndan pek çok iş adamına kadar isim geçiyordu ancak dosyanın Türçe'ye çevrilmesi bile 3 ay sürmüştü. Ve suçlu olduğu ispat edilenler Türkiye'de elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor hâlâ) üstü örtülecek ve hiç kimse sesini çıkarmayacak mı?

Yoksa Almanya'da maçlar, isimler, takımlar açıklandıktan sonra gereken soruşturma burada da başlatılıp, her kim ya da kimler bu işin içindeyse cezalandırılacak mı?

Açıkçası benim umudum yok. Türkiye'de bu işin üstü, tıpkı kedinin pisliğini örttüğü gibi örtülür. Ancak iddialar yenilir yutulur cinsten değil. Milli Takım forması giyen oyuncuların işin içinde olduğu ve 29 maçta şike yapıldığı söyleniyor. Bunlar geçiştirilecek iddialar değil.

Gün geçtikçe futboldan soğuyorum, gün geçtikçe Türkiye'deki futbol ortamından daha da nefret ediyorum. Üstüne bunlar da eklenince, daha da tiksinmeye başladım.

Şimdi iyi seyredin süreci, herkes pisliği birbirine bulaştırmak için elinden geleni ardına koymayacak.

8taş, 8JK, 6S, F5.....


Hadi çoluk-çocuk ya da en gerizekâlı taraftar tiplemesi 6S, 8taş filan yazar anlarım da, bir takımın formasını giyen bir futbolcunun bunu yazmasına ne demeli bilmiyorum.

Senin en önemli iki rakibinden biri bu takım. Hiçbir şey için olmasa bile, bunun için saygı göstermen gerekir. Ben yönetici olsam bunu herhangi bir yerde dile getiren, yazan adamı takımda bir saniye tutmam.

Rakibini aşağılamak, onunla en bayağı, en pespaye biçimde dalga geçmek nasıl bir his acaba? İnsana, kendisini nasıl rahatlatıyor merak içindeyim.

Niçin Türkiye'ye gelen insanlar, hemen bizim gibi oluyor, bize benziyor ve biz de bununla övünüyoruz.

19 Kasım 2009

2010 yolcusu kalmasın































































Darbe isteyen Gine'ye gitsin



Bu ülkede, kendisinin sol düşünceyi benimsediğini öne süren bir grubun, darbe hevesiyle yanıp tutuşması anlaşılabilir bir durum değil. Anılarda, hafızalarda 1960, 1971 ve 1980 darbeleri hâlâ sımsıcak bir biçimde dururken, bu insanların darbeyi açık açık istemesi, tek kelimeyle aptallık.

Neresinden baksan, neresinden tutsan elinde kalır cinsten. Kendisine, aydınım diyen insanlar Genelkurmay Başkanı'ndan medet umuyor, daha da ötesi, göreve çağırıyor. Önüne geleni asacağını ilan eden, açık ve net biçimde Kürt düşmanlığı yapan, buram buram faşizan çizgide milliyetçilik kokan bu dergi ve bu dergi ertafında toplananlar, sanıyorum 'sol'un ne demek olduğu hakkında bir fikri yok.

Jakobenizm kokan bu grubun, bilmediği şeyse, temellerini işçi sınıfından almayan hiçbir sol grubun dünyada barınamadığıdır. Yazık ki, bu ülkede kendilerine 'sol' ibaresi yapıştıranlar, kendisini alenen faşist ilan edenlerden bile daha faşist çizgidedirler.

Ve en kötüsü de, bu ülkede birilerinin halen darbeden medet umması, darbe özlemi içinde bulunması ve darbeyi basbas çağırması.

Bu güruh eğer çok fazla darbe özlemi içindeyse, kendilerine önerim, bir Afrika ülkesine gidip (Mesela Gine olabilir. Taze darbe yaşandı) orada yaşamaları.

Maradona'yı farklı kılan neydi?


Her yerde Henry'ye nefret kusulmuş. İyi de, bu hareketin, -ben de dahil- herkesin hayran olduğu ve taptığı Maradona'nın yaptığından farkı neydi? Henry, İrlanda'yı 2010 kapısından döndürürken, Maradona İngiltere'nin 20 yıl sonra bir Dünya Kupası almasını engelledi belki de.

İki hareket arasındaki fark ne? Bu kadar eleştirip, nefret kusan biri mantıklı bir açıklama getirirse sevinirim.

Kimse yanlış anlamasın, emek hırsızlığı renk, isim gözetmez, herkes için aynıdır. Ama Maradona'yı farklı kılan neydi? İsmi mi, yoksa 'Tanrı'nın eli' diyerek, olayı sempatikleştirmesi mi?

18 Kasım 2009

104 yıllık tarihin en büyük utancı


Galatasaraylı olmaktan hayatımın her bölümünde gurur duydum. Başarıları, kazandığı kupalar filan değildi, Galatasaraylılığımla gurur duymamı sağlayan. Galatasaraylı olmakla gurur duymamı sağlayan şeyler; bu kulübün duruşu, vizyonu, ülke için önemidir.

Başkalarının anladığı üzere, bir onur-gurur kıstasım yok. 6-0 yenildiğimizde hiç gururum kırılmadı, çünkü bunun bir 'oyun' olduğunun ayırdındayım. Bu oyunda, 6-0, 7-0 ya da 8-0 gibi skorlarla yenilmek var ve bu durum bir taraftarın gururunu kırmamalı -en azından benimkisi kırılmıyor.-

Aklı çalışan her insan, sporun nasıl ve neden kirlendiği ve kirletildiğini biliyor. Tıpkı hayatın her alanında olduğu gibi, para işin içine girdiğinde ve lanet olası biçimde endüstriyelliştiği zaman spor kirlendi ve kirletildi. Pastadan daha büyük dilim isteyenler, o dilim için her türlü yola başvurur.

Bu akşam meydana gelen olay, yani Cemal Nalga'nın Tufan Ersöz forması giydirilerek oynatılması durumu. Öncelikle net olarak söylemek gerekir ki, çok aşağılık bir durum. Aşağılık durum olmasının yanı sıra, dünyanın aptal insanının bile yapmayacağı türden büyük bir gerizekâlılık örneği.

Şimdi, öncelikle olarak Ahmet Dedehayır ve Yiğit Şardan'ın istifaları gerekmektedir. Bu iş sadece teknik ekiple kesip atılacak türden bir hadise değil çünkü. Türkiye'ye basketbolu getiren, sevdiren kulüp olan Galatasaray'da yaşanan bu olay, 104 yılını geride bırakmış bir kulübün tarihindeki en büyük utanç olarak geçmiştir.

Bu yüzden, kol kırılır yen içinde kalır mantığıyla hareket etmek, Galatasaray'ın geçmişine yapılacak ihanet olmakla birlikte, yarınlarına da ipotek koymaktır. Galatasaray yönetimi eğer bu işi, kendince en az kayıpla kapatmaya çalışırsa, bugüne dek yaptıkları tüm saygı ve alkışa değer hamleleri çöpe atmış olur.

Gereken ceza verilmeli, hatta kişisel olarak Galatasaray'ın küme düşürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Ne yazık ki, bu aşağılık davranışla koskoca bir maziyi lekelediler. Bu leke Okan Çevik ve ekibi ile temizlenemez, temizlemeyi düşünenler o lekenin kendilerine de bulaşmasını sağlamaktan başka bir şey yapmış olamazlar.

1986'dan bu yana uzun zaman geçti


Rabah Madjer'li Cezayir'i ve 18986 Dünya Kupası'nı hiç unutmam. Daha önce de söylemiştim, futbol açısından izlediğim en iyi Dünya Kupası'ydı.

O Cezayir, bu akşam 1986'dan bu yana ilk kez Dünya Kupası'na katıldı. Mısır'ı 1-0 yenerek, kaptığı 2010 biletini kesinlikle genç kalecisi Fawzi Chaouchi'ye borçlu.

Mısır'ın özellikle ikinci yarı tek kale oynadığı maçta kalesine gole kapattı ve ülkesini 24 yıl sonra Dünya Kupası'na taşıdı.

Bir not da, El Saka'ya. Golde kesinlikle hatası vardı.

Dua edin Japon değilsiniz

Ahmet Dedehayır denen yöneticinin biraz onuru, gururu ve şerefi varsa, işgal ettiği koltuktan derhal kalkmalı.

Ahmet Dedehayır'la birlikte, Cemal Nalga vakasında vebali olan herkes bir saniye bile düşünmeden istifa etmeli.

Dua edin Japon değilsiniz, sadece istifa ile yetineceksiniz. Tabii şeref, gurur, haysiyet gibi kavramlardan haberiniz varsa