
Öyle adamı ezim ezim ezerler. Mesut golü attı daha bir mutlu oldum.
Hele götveren Volkan'ın bacağının arasından geçen topta mest oldum. Ayağınıza sağlık. İstanbul'da da çakmanız dileğiyle.
Yemin ediyorum içimin yağları eridi.
Not: Küfür edecekler yormasın kendini. Edecekseniz içinizden edin.
Maça dair: Bu kadar laf ettim maça dair de birkaç söz söylemek gerekir. Berbat bir kadro seçimi vardı. Sadece sahaya çıkan adamlardan söz etmiyorum, alınmayan oyuncular da dahil bunun içine.
Türk futbolu 30-40 yıl öncesine koşar adımlarla ilerliyor. Hem de hiç hız kesmeden. Berbat futbol, oyuncu seçimleniyle ülkeyi bölmüş bir O.Ç., ne yaptığı belli olmayan simsar bir teknik direktör, sahada futbolla uzaktan yakından ilgisi olmayan futbolcular, hiçbir yeteneği olmayan adamların 90 dakika forma giymesi... Daha uzun uzun yazılır aslında ama sıkıldım burada bırakayım.
Kimse kusura bakmasın da, bu milli takımdan bir bok olmaz. Teknik direktörlerin açıklamalarına bak anlarsın zaten ne halt olduğunu.
Löw'e soruluyor maçtan iki gün önce, "Bastian Schweinsteiger'ın eksikliği sizi nasıl etkiliyecek?", Türkiye'den paket yaptığımız adam yanıt veriyor, "Kimin oynayıp oynamadığı sorun değil. Önemli olan sistem ve bu sistemin işlemesi."
Simsar teknik adam Hiddink'e, "Arda'nın yokluğu takımı nasıl etkileyecek?" diye soruluyor, herif hâlâ, "Oynayıp oynamayacağı ya yarın ya da yarından sonra belli olur" diyor.
İşte aramızdaki fark bu. 8-0'lık İngiltere maçında tribündeydim. Gayet net söyleyebilirim ki, bugün oynadığımız futbolun o günkü futboldan hiçbir farkı yoktu. Yeniden dönüyoruz, bekleyin Türkler fark yemeye geliyor.


