24 Ağustos 2009

TSL 3. hafta panoraması


3. HAFTANIN SONUÇLARI

Bursaspor 1 - 0 Ankaragücü
İstanbul B.B. 0 - 0 Eskişehirspor
Gençlerbirliği 0 - 0 Beşiktaş
Antalyaspor 2 - 0 Kasımpaşa
Manisaspor 1 - 0 Trabzonspor
Gaziantepspor 1 - 1 Ankaraspor
Galatasaray 4 - 1 Kayserispor
Diyarbakırspor 1 - 3 Fenerbahçe
Denizlispor - Sivasspor 2 Eylül 21:00

GOL KRALLIĞI

Tazemeta-Diyarbakırspor: 3
Arda Turan-Galatasaray: 2
Baros-Galatasaray: 2
Ceyhun-Ankaragücü: 2
Güiza-Fenerbahçe: 2
Isaac-Manisaspor: 2
Kazım-Fenerbahçe: 2

HAFTANIN GOLÜ

Elano Blummer-Galatasaray

HAFTANIN OLAYI

Kayserisporlu Makukula'nın 4 dakika içinde hem Galatasaray'a hem de kendi kalesine gol atması.

Diyarbakırspor-Fenerbahçe maçında çıkan olaylar.

Gençlerbirliği'nin 3 haftada 3 beraberlik alması.

HAFTANIN FUTBOLCUSU

Mustafa Sarp-Galatasaray

TSL'DE 4. HAFTA MAÇLARI

Trabzonspor-Bursaspor
Fenerbahçe-Manisaspor
Beşiktaş-Gaziantepspor
Ankaragücü-İstanbul B.B
Kayserispor-Denizlispor
Sivasspor-Diyarbakırspor
Kasımpaşa-Gençlerbirliği
Eskişehirspor-Antalyaspor
Ankaraspor-Galatasaray

OGBMAYPAv
1 Galatasaray330011497
2 Fenerbahçe33008197
3 Bursaspor32015461
4 İstanbul B.Ş.B.31204252
5 Beşiktaş31203152
6 Ankaraspor31203251
7 Eskişehirspor31203251
8 Manisaspor31202151
9 Diyarbakırspor3111564-1
10 Gençlerbirliği30301130
11 Trabzonspor3102343-1
12 Antalyaspor3102233-1
13 Gaziantepspor3021452-1
14 Ankaragücü3021342-1
15 Kayserispor3021252-3
16 Sivasspor2002150-4
17 Kasımpaşa3003270-5
18 Denizlispor2002160-5

Özledim be.... # 3



Futbol seyirciliği dönemimde izlediğim en muhteşem kaleci Rinat Dasaev...

Avrupa'dan transfer dedikoduları

Manchester United'ın, Real Madrid'in gözden çıkardığı Hollandalı oyuncu Arjen Robben'i transfer etmek istediği haberleri iyiden iyiye yazııp çizilmeye başladı.

MANU'nun bu transfer için 25 milyon sterlin teklif edeceği de söyleniyor. Ronaldo gittikten sonra, takıma patlama gücü olan bir oyuncu almak isteyen Alex Ferguson'un Robben konusunda ısrarlı olduğu da söyleniyor.

JUVE, RAFINHA VE GROSSO'DA SONA GELDİ

Şike iddiaları nedeniyle ligden düşürüldükten sonra ve ancak bu sezon kendisine gelebilen Juventus, Schalke 04'ün Brezilyalı kanat oyuncusu Rafinha transferini bugün noktalamak üzere.

Daha önce bu transfere onay vermeyen Magath'ın da 8 milyon Euro'luk teklif sonrası yumaşadığı ifade edildi.

Öte yandan Juve'nin hedefindeki diğer isimler Fabio Grosso ve Massimo Oddo. Bu iki oyuncudan birinin de takıma dahil edileceği gelen haberler arasında.

Tottenham ve Chelsea ligin zirvesinde

Premier Lig'in pazar günü oynanan üç maçla devam etti. Tottenham ve Chelsea 3'te 3 yaparken, hafta arası Manchester City'i 1-0'la geçen Burnley aynı tarifeyi Everton'a da uyguladı.

Bu yılın en beklenmedik çıkışını ilk üç hafta itibariyle Tottenham gerçekleştirdi. Her ne kadar West Ham'ın golcüsü Carlton Cole'un büyük katkısı olsa da, yine de Londra ekibi ligin tepesinde bulunmaktan memnun.



İlk yarısı 0-0 biten karşılaşmanın ikinci 45 dakikasında West Ham United'ın golcüsü Carlton Cole'un golü izlenmeye değerdi. Ancak hemen gol sonrasında Defoe'ya yaptığı asist, belki de maçın ellerinde kayıp gitmesini sağladı. Maçın 79. dakikasında ise Lennon 2-1'i getiren golü attı.

Kuşkusuz ki; Tottenham kendileri açısından rüya gibi bir başlangıç yaptı, hiç hesapta yokken. Modric-Huddleston-Palacios-Lennon'dan oluşan orta sahaları ile hücum gücü yüksek bir profil çiziyorlar. Bir sonraki hafta Birmingham ile oynayacaklar.

Fulham-Chelsea maçında, Londra'nın mavi ekibi terlemedi desek maçı anlatmış oluruz. Maçın başından sonuna üstün oynayan Chelsea karşısında Fulham sadece direnmeye çabaladı. Ancak Drogba ve Anelka'ya teslim oldular.



Chelsea kadro olarak da, oyun anlayışı olarak da geçen yıldan farklılık arzetmiyor. Tek farklılıkları Drogba'nın sezona harika başlangıcı. Oyun şablonlarını hiç bozmadan oynuyorlar. Onlar da 3'te 3 yaparak şampiyonluğun en önemli adayı olduğunu gösteriyorlar.

Ve Burnley. 33 yıl sonra Premier Lig'e yükselen bu mütevazı ekip, herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Önce Manchester United şimdi de Everton 1-0'la Turf Moor'dan boynu bükük ayrıldılar.



Kimsenin beklemediği biçimde evlerinde maç kaybetmeyen haftaya Chelsea'ye konuk oluyor. Ligin 7. sırası şu an için bulunmaz kaftan sayılır.

Barcelona sen ne büyük mutluluksun

5'te 5 geliyor demiştik, unuttuğumuz sanılmasın.

İspanya Kral Kupası, İspanya Ligi ve Şampiyonlar Ligi ve şimdi de İspanya Süper Kupası.



Geriye kaldı tek Süper Kupa. Onda da Shakhtar'ı geçeriz. 5 Ronaldo, 3 Kaka, 4 Benzema da alsalar, bu yılın sonu tıpkı geçen sene olduğu gibi bitecek..

Canın sağolsun paşam


Serie A'nın ilk haftasında Livorno evinde Cagliari ile 0-0 berabere kaldı. Yeniden evine dönen Cristiano Lucarelli, tabii ki bu sonuca göre gol atamadı.

Ama onun canı sağolsun... Endamın yeter..

Bu size yeter mi?



Gaziantep ölçü değil, Denizli zaten hiç değil, Kayseri'nin ahı gitmiş vahı kalmış.

Tobol, Netanya ve Talinn zaten hiç ölçü değildi. Ölçü isteyen arkadaşlara....

23 Ağustos 2009

Yoksa Kayseri takım değil mi (!)



Bugüne kadar oynadığı hiçbir takımın rakip olarak görülmediği Galatasaray, Kayserispor'u da 4-1 yenerek uğurladı Ali Sami Yen'den. Elano'nun golüne kadar ikinci yarının başlarında sıkıntı yaşayan sarı-kırmızılı takım, bu sezon orta alanda en fazla top kaybı yaşadığı maçını oynadı. Ancak şu var ki; Mustafa Sarp gerçekten senelerce görüş dışı kalmış ve çok yazık olmuş.

Denizlispor maçından sonra "Acaba Galatasaray'ın 11'i nasıl olacak?", "Rotasyon nasıl işleyecek?" derken, teknik direktör Rijkaard, rotasyonu rövanştaki Talinn maçına sakladığını Perşembe günkü kadroyla sahaya çıkarak yaptı.

KAYSERİ HÜCUMU DÜŞÜNDÜ

Kayserispor'da ise Tolunay Kafkas, beklenenin dışında Troisi, Makukula, Cangele ve Gökhan Emreciksin gibi hücum gücü yüksek oyuncularla sahaya çıkarak, Galatasaray'a boyun eğmeye değil, kafa tutmaya geldiğini gösterdi.

Galatasaray, formsuz golcü Milan Baros'un karambolde bulduğu golle öne geçerek, rahat bir galibiyet alacağı sinyalini verse de, Makukula kornerden eşitliği sağladı.

Maçı izlemeyenler için şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; Galatasaray bütün bir maç boyunca yan topların hepsinde rakibinden daha zayıf kaldı kendi birinci bölgesinde. Benim saydığım 7 topta Kayserisporlu oyuncular vurdu topa.

Ancak Makukula 4 dakika sonra Galatasaray kalesinde yaptığı işin benzerini kendi kalesinde gerçekleştirerek, takımının soyunma odasına 2-1 mağlup girmesini sağladı. Hemen belirtmek lazım, Makukula Türkiye'de iş yapacak görüntüsü verdi. Fiziği güçlü, uzaktan sert şutlar çekiyor ve mücadeleden yılmıyor.

KEITA-ELANO DEĞİŞİKLİĞİ MAÇI KOPARDI

İkinci yarıya Keite-Elano değişikliğine giden Frank Rijkaard, 63. dakikada gol geldiğinde en çok sevinen isim olmuştur şüphesiz. Çünkü verdiği kararın ne denli doğru olduğunu herkes gördü. -Tabii bir de, Haldun Üstünel çok sevindi.-

45-62 dakikaları arasında, bu sezon izlediğimiz en vasat Galatasaray'ı izledik. Orta alanda fazlaca top kayıpları yapan, hücumda etkinlik gösteremeyen İstanbullu sarı-kırmızılı takım, Elano'nun harikulade golüyle de maçı bitirdi.

Elano oyunda kaldığı 45 dakika boyunca yaptığı tek bir hareketle belki ilerleyen dakikalarda zorlaşabilecek maçın kilidini çözdü. Her halinden belli ki, daha 90 dakikayı kaldırabilecek kapasitede değil.

DAHA ÖNCE NERELERDEYDİN MUSTAFA SARP?

Mustafa Sarp'a ayrı bir parantez açmak gerekir. Gerçekten de, sahanın her bölgesinde vardı. Toplara müdahaleleri, zaman zaman hücuma katkısı, defansla yardımlaşması tek kelimeyle harika. Transfer edildiğinde "Sakatlıklar doğunca işimize yarayabilir" düşüncesi, şimdi yerini çok başka düşüncelere bıraktı.

28 yaşına gelmiş, futbolculuk kariyerinin en iyi dönemi sayılacak bir zamanda Galatasaray'a gelmesi, hem kendisi hem de takımı için büyük kazanç. Yedekte bekleyen Mehmet Topal, Barış Özbek ve Linderoth'un işi O'nun varlığında kolay değil.

Arda Turan maçın ilk dakikasından 90. dakikada Baros'a attırdığı gole kadar, sağda-solda-ortada-geride yani sahayı enlemesine ve boylamasına her biçimde katteti. Türk futbolu için gerçek anlamda bir nimet.

SABRİ ŞAŞIRTIYOR (!)

Ve takımın en antipatik ve en istenmeyen adamı Sabri Sarıoğlu. Bugün son dakikalarda yaptığı iki top kaybı dışında çok iyiydi.

Özellikle maçın daha 1. dakikasında Leo Franco'nun kaybettiği topta doğru yerde, doğru zamanda bulunması Galatasaray'ın maça 1-0 yenik başlamasını engelledi.

Geçtiğimiz yıllardan hatırladığımız o itici, sürekli hakeme itiraz eden, rakipleriyle kavga-dövüş futbol oynayan adam yerine gitmiş, sanki PAF takımdan yeni çıkmış genç edasındaydı. Hep doğru yerlerdeydi ve -her ne kadar ortaları isabetsiz olsa da- hücuma genişlik kattı.

Baros formsuz başladığı sezonda halen hazır olmamasına karşın 2 gol bularak, üstündeki kara bulutları dağıttı. Bundan sonra daha iyi bir Baros izleyeceğimizi düşünüyorum.

ALDATMACA SONA ERDİ

Sonuç itibariyle, haftalardır söylenegelen "Galatasaray, daha ciddi rakiple karşılaşmadı" aldatmacası Kayserispor maçıyla sona ermiştir. Kimse çıkıp "Kayseri eski Kayseri değil" demesin. Galatasaray ciddi bir rakip karşısında da 4 golü bulabileceğini hatta daha fazla pozisyonu da bulabileceğini açık ve net biçimde gösterdi.

Galatasaray'ın, Kayserispor maçında en büyük zaafı yan toplar ve gereksiz top kayıpları oldu. Ama Neeskens ve Rijkaard bu işi çözecektir, buna inancım tam.

KÜFÜRSÜZ ALİ SAMİ YEN MASALI

Galatasaray taraftar gruplarından UltrAslan'ın sezon başlamadan önce yaptığı "Küfürsüz Ali Sami Yen" açıklamasının içinin ne denli boş olduğunu da görmüş olduk bu maçta. 80. dakikadan sonra Beşiktaş aleyhinde yapılan tezahürat bu ülkede küfürün statlardan silinemeyeceğnin açık bir göstergesi.

Zaten böyle olacağını biliyorduk da, bari boş ve anlamsız açıklamalar yapılmasa.

Aaaa bronz madalya aldık!



Berlin'de düzenlenen 12. Dünya Atletizm Şampiyonası'nda ilk madalya bayanlar uzun atlamada Karin Melis Mey'in 6.80'lik atlayışıyla geldi.

Güney Afrika vatandaşı olarak doğup büyüyen ancak daha sonra Türk vatandaşlığına geçen Melis, Fenerbahçe Spor Kulübü sporcusu.

"Bu akılla gidersen askere, nah alırsın tezkere" misali herhangi bir Türk atleti çıkartamayan güzel ülkemde, beden eğitimleri derslerinde rahat-hazır ol yapmak dışında bir varyete yapılmadığı sürece Dünya Atletism Şampiyonaları ve Olimpiyatlarda aldığımız bronz madalyalarını gazetelerin ön sayfalarına taşımaya devam ederiz.

Gürcan Bilgiç'in, Keita sevgisi



Gürcan Bilgiç yine Keita'yı yazmış, arada Elano'ya çakmış. Bir 'siyah adam' korkusu var bu tiplerde, Madida'yla başlayan ve Nonda'da son bulan. Gaziantep maçında tek adam geçememiş Keita ama Estonyalı turistler karşısında coşmuş.

Cahilliğe, bilgisizliğe hâlâ devam ediyor, 'tükürdüğümü yalamam' durumunda. Yahu birader, niye anlamıyorsun ki, Keita 19 yaşında futbol arenasına yeni çıkmış bir adam değil ki. Senin işin ne? Gazetecilik. Otur o zaman Lille maçlarını izle, Fildişi Sahilleri milli maçlarını bul izle. İyi performans gösteremediği Lyon maçlarını izle. Araştır, bul, izle. Bir söz vardır; "Bilmediğin boku, git mektebinde oku" diye, onu hatırladım aniden.

Arkadaşın iddiası "Bu takımın yıldızı Arda'dır"mış. Ee bunu sokaktaki simitçi de biliyor. Bana bilmediğim bir şey yaz ki, aldığın paranın hakkını ver.

Karambolde Elano'ya da geçirmiş aklınca. Duran top ve top yeteneğine bir şey diyemezmiş ama temposuzluğuna seyirci ve Rijkaard katlanabilir miymiş. 62 Premier Lig maçı, 42 kez de Brezilya Milli Takımı'nda oynayan bir oyuncudan söz ediyoruz. Nasıl oluyor da temposuz oluyor anlamıyorum, anlamak da istemiyorum.

Gürcan biz sana katlanıyoruz, merak etme Elano'nun 'temposuzluğu'na da katlanabiliriz.