
Aslında Gana-Sırbistan maçına dair bir şeyler söylemek istiyordum ama maç boyunca beni çileden çıkaran Ömer Üründül'e 'değdirmeden' olmaz.
Ömer Üründül, sonuçsuz kalan her Gana atağı sonrası "Son hareketlerde ne yapacaklarını bilmiyorlar", "Düşünemiyorlar" türünden gerzekçe ifadeler, saha kenarında dans eden seyirciler hakkındaki "Ben hayatımda böyle bir şey ilk kez görüyorum" yorumlarıyla birleşince deliye dönmeme yetti.
Önce adama sorarlar, bıyık altından dalga geçtiğin, düşünme ve karar verme yetileri hakkında aşağılayıcı boyutlara ulaşan Gana Milli Takımı'nın kaç oyuncusu yurtdışında futbol oynuyor, senin Türk Milli Takımı'nın oyuncuları hangi takımlarda oynuyor?
Ben söyleyeyim birkaçını: Asamoah Gyan-Rennes, Kwadwo Asamoah-Udinese, Hans Sarpei-Leverkusen, John Mensah-Lyon (Sunderland'de kiralık geçirdi sezonu), Isaac Vorsah-Hoffenheim, John Paintsil-Fulham, Anthony Annan-Robenborg, Kevin-Prince Boateng-Portsmouth....
Takımın neredeyse tamamı Avrupa'nın kalburüstü liglerinde ve takımlarında futbol oynuyor. Bak bakalım bir de senin Dünya Kupası'na bile göremeyen milli takımındaki oyunculara. Her atak golle mi sonuçlanmak durumunda ya da her futbolcu son hareketlerinde en doğru hamleleri mi yapıyor. Herif ezbere almış 'carcar' konuşuyor.
Dönelim saha kenarında dans edenler meselesine. Hayatında hiç görmemişmiş. Doğru senin ülkende sahaya koltuk fırlatılıyor, tribünlerinde adam öldürülüyor, elektronik ıslıklar çalınıyor, oyuncuların gözüne lazerler tutuluyor, kaleci kulaklarında maytap patlatılıyor, 90 dakika su fıtlatılıyor, tribün koltukları yakılıyor. Bu liste böyle uzayıp gidiyor.
Keşke senin ülkende insanlar, bu saydıklarım yerine saha kenarında dans etse. İnan çok daha 'medeni' bir davranış biçimi. Ulan, herifi duyan İsveç'te, Danimarka'da filan yaşadığını sanacak.
Bu ülkede, kıyas götürmeyecek biçimde daha beterleri yaşanırken, insanların sahanın kenarında dans etmesi seni neden rahatsız ediyor? Neden aşağılama boyutlarına kadar getiriyorsun hadiseyi? Bırak işte, insanlar dans etsinler. Niye batıyor, nerene batıyor, neden batıyor?
Maça gelelim. Çok açık ve net biçimde Gana hak etti. 90 dakika boyunca galibiyet niyeti gösteren takım Gana'ydı. Sırbistan, izlediğimiz diğer maçlarda olduğu gibi uzun toplarla kanatlara inip, sonuca gitmek istedi ama Gana kanatları gayet başarılı biçimde tıkadı.
Yeri gelmişken tekrar belirteyim, dünkü Crouch ve Heskey örneğinde görüldüğü üzere Sırbistan'ın forvetinde oynayan Zigic türü adamlar, dünya üstünde oynanan futbolla karşılaştırıldığında çağ dışı kalıyor. Kaldı ki, Heskey'nin en azından belirli bir fiziki üstünlüğü var, Zigic de bu da yok. Orta yapacaksın da, o orta Zigic'in kafasını bulacak da, Zigic o kafaya vuracak da, o top kaleye gidecek de. Oh anam oh! Orta sahadan şut çekerim, gol olma şansını daha fazla artırmış olurum en azından.
İlginçtir, oyuna yedek giren oyuncular, ard arda iki maçta kader belirledi. Slovenya-Cezayir maçında, oyuna sonradan giren Abdelkader Ghezzal'ın kırmızı kartı sonrası maçın şekli değişti, bu maçta da Kuzmanovic'in ceza alanı içinde topu elle kesmesi maçın dengesini değiştirdi. Bundan sonra oyuna her yedek giren adama bir başka gözle bakmaya başlayacağım.

Sırbistan'i hiç beğenmedim. Zaten oldum olası böyle statik futbol oynayan takımlara illet olmuşumdur. Umuyorum ikinci turu görmezler. Gana ve Avustralya el ele çıksın, benim de içimin yağları erisin.
7. maç oldu izlediğimiz. Gerçekten yazık olmuş gidemememiz. Şu Dünya Kupası'nda heyecan yaratacak, ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir takıma henüz rastlamadım. Türkiye bu boşluğu müthiş doldururdu ve Afrika'nın gözbebeği olurdu ama işte Ömer Üründül zihniyetli, kendinden başka herkesi küçük görme hastalığı yaşayan ülke insanım, bu embesil fikirden sıyrılamadığı sürece, bizden bir bok olmaz.